Son Yazılar

Yolculuklar düştü payımıza

Ahmet Bakır kullanıcısının resmi

 

Durdu yüzüne kederli kederli baktı adamın, yaşlı bilge ve devam etti:

"Evet, yeni dünyalar keşfetmek kolay değildir, içinde hüzünler, acılar ve kanayan iklimlerin olacak. Ancak keşfetme duygusu insanın tek yaşama nedenidir, keşfetmek insan için, henüz tarifi yapılmamış tek mutluluk nedenidir."

Adamın kafası karışmıştı, içinden hızlıca trene koşmak geliyordu ancak korkuları vardı. Bilgeye sordu:

"Peki, sen neden yeni dünyaları keşfetmeye gitmiyorsun?" dedi.

Karşımızda Başka Bir Yüz

Yusuf Değirmenci kullanıcısının resmi

Kar yağıyordu Gabbar’a. Şimdiye kadar görülmemiş bir soğuk, Gabbar’lıları çıldırtmaya yemin etmişti adeta. Üşümek zavallı kılıyordu herkesi. Çavuş hazır komutta, Sülolar arkasında donuyordu. Kar, hırçın hırçın yağarak yolları kapatıyordu. Bu az tanınmış diyarlar, ezik bakışların ardından, umutlarını okşayacak elleri bekliyordu. “Bu anasını sattığım kar ne zaman duracak.” diye mırıldanıyordu Süleyman. Çavuş’un sessinde kaba bir dalgalanma:

Ne Mutlu İnsanım

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Ne mutlu ben insanım, mutluluğu severim
Üstünlüğü hiç bilmem, hep hadimi bilirim
Ben bitkiye, hayvana, canlılara kıyamam
Emeğe saygılıyım; güzel yolu seçerim
 
Küçüklere sevgim var, büyüklere hürmetim
İşte huyum böyledir, budur benim servetim
Hem eker hem biçerim, kendime çok yeterim
Dokunmayın dünyama, siz olmayın cellâttım      
 
İnsanım, üretenim! Halkları çok severim
Siyah, beyaz ayırmam, hepinizi beklerim
En büyük emektir! Dünyamızda çok güzel
Doğu, batı fark etmez, hep el ele verelim
 

deyimler

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Açık ara
açık oturum
açık öğretim
Açık saçık
Açık seçik
açıkgöz
açıortay
Adale
adamakıllı
Adile Hala (tarihî ise)
Aerobik
Affetmek
Afra tafra
Aforoz
Afyonkarahisar
AGİK’in
agresif
ağababa
ağabey
Ağaçkakan
ağırbaşlı
Ağrı Dağı’na
ağrı kesici
Ağır sıklet
Ağustos böceği
Ahududu
aidat
Akademi
akciğer
akıl almaz
aksesuar
akşamüstü

Kış Denizleri/ Işık Okçu

Mehmet Söğüt kullanıcısının resmi

 Bir roman okudum. Kuyumcu inceliğiyle işlenmiş bir roman. İncelikli, derin ve insanı alıp ta gerilere götüren. Ağlatan. Aşık ettiren bir roman. Sayfalar ilerledikçe bir insanın her zaman nasıl kendi doğal çevresini aradığını ve doğal çevresinin içinde nasıl rahat ettiklerini görüyoruz. Ermeni Katliamından sonra yaşanan trajedileri okudukça roman sizi alıp götürüyor. Romanın yarattığı atmosferin içinde yaşadıklarınız da aklımıza geliyor. Başkası olmanın acısını yaşayanlar olarak, onların duygularıyla bütünleşiyorsunuz.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...