Son Yazılar

Kantaşı

Mustafa Güçlü kullanıcısının resmi

I/
Boynuma asılan tılsım, kantaşı
taşır gök ırmaklarından kül
lav ve tüfle yüklü yangınını
sahraya açılan derin kanyonda
gözyaşı şişesidir düşürdüğüm
şıngırtısı var bulutların içinde
derininde kadınların güz sancısı
lanetlenmiş kavimlerin göç yolu
ortası kan, doğusu kan, batısı kan
seste kan taşta kan kanda kan taşı
 
Ufacık kırmızı kuştu sabah yeli
korkarak kondu penceresine kentin
çığlıklı zamanlarında kum saati
canhıraş düştü evlerden içeriye

Öykü yazarı Yalçınkaya'nın ilk romanı: Elma Çiçeği/ Ganime Gülmez

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Her şeyi, bir başka yaşarız bu diyarlarda.
Belki sürekli kaçanızdır, yaşadıklarımızın altını çizmekten. Geçmişimize, kendimize, neden burada olduğumuza uzaklaştıkça uzaklaşanızdır. Yabancılaştıkça yabancılaşanızdır...
Gelinen yere adapte olmak, gelinen yerdekilerle aynılaşmayı gerektirir belki. Yabancı bir ülkede, bir avuç tanıdık olmak; eski tanıdıklarımızla dahi tanınmazlaştırır belki bizi ve hayatı. Belki!
Kaçanızdır tüm bunlardan belki, koşanızdır yeni edineceklerimizin peşinden. Kaybolanlarızdır! Belki...

Hatıra Değil, Hafızadır Çeliğe Su Veren(ler)[*]

Sibel Özbudun Temel Demirer kullanıcısının resmi

Ve serüvenciler düşer bu yollara ancak
Onlar ki dünyanın son umudu
Soyları tükenen birer çılgındırlar
Ne bir adresleri vardı onların yeryüzünde
Ne de aşktan başka bir sığınakları
Ama yaşarlar dünyanın dört bir yanında
Ölümle alay ederler sanki
Derler ki,
Son büyük serüvenci yaralıdır hâlâ”[1]
 

Sınır Taşı

Mustafa Güçlü kullanıcısının resmi

Unutmadım hikayesini sandık altı
kanaviçenin mor söylemindeki gül
Derinliğine açılan yaşanmışlıkların
döküp gittiği çakıl taşlarını suskuda
gözlerime inen kurtların ulumasını
 
İncelen sular duruyordu sahrada
kanadı koparılmış yusufçuklar gibi
ışık kümesiyle gökyüzüne doğru
koşar adım düşeyazdı kalbim sisle
kalbim sağanaklar kaçağı, uğrağı
Usturasını dayamış hüzün sesine
alnıma koşuyor alnı ak taylarım
Serhat’ta uzaklığın kuyularında ol
akşam kızıl pelerinli bir matador

Dersim\ Ozan Garip Şahin/ Ganime Gülmez

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Duyduğumuz ilk sözcük
Adımızı bilmeden önce...
Binlerce yıla\ Binlerce mevsime yayılmışsa acımız...\ Ve hâlâ\ Ecelsiz ölüyorsa\ mazlum canlarımız...\ Ve hâlâ\ Mezarlarından çıkarılıp\ Yakılıyorsa ölülerimizin kemikleri...\ Ve parçalanıyorsa mezar taşlarımız...\ Ve hâlâ kanatılıyorsa\ Kabuk bağlamamış yaralarımız...\ Hiç kimse beklemesin bizden susmamızı\ Ve yapılan zulmü unutmamızı...”
~~~~

Ey Mümin Kardeşim! Nedir Senin Çektiğin?!

Kadir Can Aydemir kullanıcısının resmi

Annenle baban çok korktular cehenneme gitmekten, ya öğretemezlerse diye sana Müslümanlığı. Somut dönemler çağına bile girmeden, yani duyusal-motor dönemde bir bebekken, başladı, dini/soyut bilgileri öğrenme maceran.
 
Çevrende ne kadar vardı örnek insan, bilemem! Emin, sevgili, saygılı, gerçek Müslüman! Bilemem! Ama verilmeye çalışıldı bilgiler, ezberler, bir bir…
 

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...