Son Yazılar

Dilleri Yitirmemek İçin…[*]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

Oysa yüreklerimizin kapıları bir bir kapanıyor ne yazık ki… Kadın cinayetleri ya da işçi cinayetleri gibi istatistiklere geçmiyor, ya da pek sayanı da yok galiba, ama iki haftada bir yeryüzünden bir dil yok olup gidiyor. “Dil katliamı” (abartılı mı geldi? Dilin aslî unsurlarından birini, hatta temelini oluşturduğu kültürlerin yok olmasına/yok edilmesine biz “ethnocide” diyoruz: kültürün katli…) yeryüzünde Kristof Kolomb’dan beri sürüyor. Bilinen dünya dillerinin yarısına yakını bu süre içinde yitip gitti.

Dünyaya Kazık Çakmak

Göksu kullanıcısının resmi
Pa, 25/07/2021 - 17:57 -- Göksu

 
Ramazanlarda, tenekeden dört beş kollu kandiller yapılır, etrafı renkli krapon kâğıtlarla süslenir, cami dönüşü içindeki mumlar yakılırdı. Camiye gidemeyenler, pencere önlerinde ya da dışarı çıkarak, karanlığın içinde, önce minik ateş böceği gibi sonra gitgide büyüyen mumların yaydığı pırıltılı yolu seyreder. 
 
Rüzgârlı havalarda sık sık mumlar sönerdi. Babam Hamdullah Dede türbesinin önüne geldiğimizde mumların artık sönmeyeceğini söylerdi. Gerçekten de türbenin önünden geçerken yakılan mumlar eve gidinceye kadar sönmezdi.  
 

Fatoş Güney’den Camları Kırın Kuşlar Kurtulsun/Ganime Gülmez

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 
Yılmaz Güney ölüm döşeğindeyken, yaşananların ve bunların yaşandığı yılları yazamayacak olmanın da acısındadır: “Yılmaz kemikten ibaret kalmış parmaklarıyla elimi tuttu. "Senden bir şey isteyeceğim mavi kuş. Söz ver bana, eğer ben yapamazsam mutlaka sen yapmalısın!"
"Neyi ben yapmalıyım Yılmaz'ım?"
"Yazmalısın, mutlaka yazmalısın! Yazacaksın değil mi? Anlatacaksın beni, kendini,  yaşadıklarımızı, direncimizi, zor günleri..."

“Pop Müzik” Faslı[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

 
Hep dedim; tekrar pahasına bir kez daha yineleyeceğim: “Sakinleştirir, heyecanlandırır, hüzünlendirir ve hatta motive edebilir”[3] veya “İnsan melodilerde mutluluğu,… hüznü bulur,”[4] notu düşülen müzik çok önemlidir.
Beğenelim (kabullenelim) ya da beğenmeyelim (reddedelim) “Pop Müzik” de bunlardan birisidir.
Çok eskiden “Aranjman”; sonrasında ise “Türk Hafif Müzik” diye adlandırılırdı...
“Türk Pop Müzik”i diye yazılır, Onno Tunç, Sezen Aksu ve Nilüfer diye okunurdu…

Tarihsel Gerçeklerden Uzak Siyasi Düşüncelerin Geldiği Nokta

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Sağcı, dinci, solcu, liberal tüm düşünceden olanlar, Türkiye tarihiyle ilgili şu gerçekleri kabul etmeden, asla geleceği demokratik şekilde biçimlendiremezler. Bugüne kadar ifade edildiği gibi cumhuriyet, Anadolu halklarının kendi öz bilgi ve gücüne dayanan örgütlü mücadele sonucunda var olmuş bir devlet değildir. Eskiden beri Anadolu’da yerleşik olarak yaşayan halkların varlığı ve kültürü inkâr edilerek, Türklerin gerçekliğine dahi uymayan İslami suni bir devlet ve toplum oluşturuldu. Bu da yine emperyalistlerin teorilerine dayanan bir kurmacaydı.
 

Bir Başınayızdır

Mustafa Güçlü kullanıcısının resmi

Başlangıcında
ulu yolların,
ya da
yol ayrımlarında
bir başınayızdır
çoğu zaman
bir başına,
teke tek
karşı koymak
dövüşmek düşer payımıza.

Bir başınayızdır
çoğu zaman,
dağlar,
sahip çıkar hüznümüze,
geceleri
yırtıp gelen
ışığın gürültüsündedir
damarlarımızı patlatan,
öfkemizi
hüzne kaçıran
büyük hırs…

Asi Yakılsın Dağlara / 1992

Tuhaf Buluşmalar Metrosu... Oyun İki Perde

Adil Okay kullanıcısının resmi

‘Tuhaf Buluşmalar Metrosu’ adını verdiğim bu oyuna, metinde aşk ve insan ilişkileri de sorgulandığından ‘Sıra dışı bir aşkın doğuşu’ gibi daha iddialı bir isim de verebilirdim. Ancak yarattığım oyun karakterleri içinde bulunduğumuz toplumdan çok da bağımsız olamayacağından, aşk da her halükârda sorgulanacaktı. Paradoks gibi gelebilir ama kapitalizmin toplumsallığı, yalnızlık duygusunu arttıran bir toplumsallıktır. 21. yüzyıl insanı, kalabalıklarda yalnız yaşamaya başlamıştır. Bu koşullarda, aşk da yara almıştır.

Soru(N)Ları ile 15 Temmuz[*]

Sibel Özbudun Temel Demirer kullanıcısının resmi

tüm gerçekler zehirlenir.”[1]
 
Tarih, kurgular değil, sınıf mücadeleleri ekseninde olgular üzerinden yazılır. Ancak coğrafyamız Türkiye’de tarihi egemen manipülasyonun kurguları üzerinden çarpıtmak bir alışkanlık hâline geldi. Tıpkı 15 Temmuz’a ilişkin yapıldığı gibi…
İş bu nedenle darbe girişimini anlamak, anlatmak için öncelikle 15 Temmuz’a dair yalanları deşifre etmek “olmazsa olmaz”dır…

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...