Eski Dünya Uygarlıklarında İnsan
Bilim insanlarının bu adlandırmayı yapmalarındaki mantık, şu gerçeklere dayanıyor.
Bilim insanlarının bu adlandırmayı yapmalarındaki mantık, şu gerçeklere dayanıyor.
Adını sevmedim senin sürgün
Zalimin elinde silahtın
Talancının cebinde tutanaktın
Hırsızın, arsızın mabedi gibisin
Düşünmeden, düşündürmeden
Koparırsın gönül toprağından insanları
Ondandır sevmedim seni sürgün.
Sebahattin Ali
Sürgüne mecbur edilip
Sınırda öldürülmedi mi,
Zekeriya Serteller
Gönderilmedi mi yaban ellere,
Ne suçları vardı?
Kardeşçe bir arada
Bütün farklılıklarla el ele
Yaşamak değil miydi?
her türlü insanlık dışı vahşiliğe sahip insanı, Âdem Havva masalıyla her şeyi bilen, düşünen üstün insan gösterdiler. Ve modern insan buna inanarak yaşam kültürünü şekillendirdi. Halbuki insanların anaatası Homo Sapienler, Neolitik Çağ’a kadar hayvanlar gibi tamamen içgüdüsel egoyla yaşadı. Neolitikle biraz insanileşme gerçekleşirken fazla uzun sürmeden, Sümerlerle yeniden yarı düşünen süperegoist hayvanlık, tüm dünyaya hâkim kılındı. İşte modern insanların büyük çoğunluğu, bu iğrenç tarihleriyle yüzleşmekten hep korktuğundan okuyup örenmek istemiyor.
Oldum diyenler başta tanrısını, kendisini, ailesini ve toplumu aldatan en büyük ahlaksızdır.
İnsan düşüncesini egolarını tatmin için kullandığı sürece ki kullanıyor, yarı ve sakat düşünen süperegoist hayvan demektir. Bunun kanıtları, insanlık tarihi boyunca kan ve gözyaşının henüz dinmemiş olmasıdır. Daha çarpıcı örnekse, sekiz milyar insandan en az 7,5 milyarı, hayvani güdü doğrultusunda düşünüp hareket etmesidir. Tüm bu gerçekler insanın ruhsal ve duygu açısından, henüz hayvanlardan ayrışmadığını gösteriyor.
Çoğu makalede belirttiğim gibi insanın henüz insan olamadığını, insani nitelik taşıyanlarınsa tanrıcı, yalancı, dinci, ideolojik vb. siyasi yapılar tarafından önemsenmeyip ya pasifize ya da yok edilmişlerdir. Bu yüzdendir ki her sınıf, düşünce, ideoloji ve inancın ileri sürdüğü teoriler, insani yönde bir işe yapmayıp çökmüştür. Bundan sonra insanların nasıl bir sosyal ve siyasal yapıyla, yaşama devam edeceklerini öngörmek çok önemlidir. Ancak bu görünenden daha zor bir konu olup, doğruya yakın bir öngörü mümkün olabilir.
Her alanda yalnızca egoist güdülerimizi tatmin için yarım düşünmeye devam ettiğimizden, bizler süper hayvanlarız. İnsan doğası gereği sahip olduğu sorgulama ve düşünme yeteneğini bilinçli, bilinçsiz eksik ya da yanlış kullandığı sürece, hayvandan daha tehlikeli bir varlıktır. Bunu Bilgi, Teknolojik Çağ’a ulaşan insanın doğayı, insani özellikleri öldürmeden başaramadığını hepimiz biliyoruz.
Bilince Yerleşen Karakter:
Bizi insanlaşmaya götüren ilk yapı 1,4 kilo ağırlığında olan beyin içerisindeki 100 milyar hücredir. İkinci aşamaysa bu hücrelerin bilinç merkezindeki Frontal ve Parietal Lopların sınırsız şekilde deneyim ve bilgileri kaydedip, sorgulama (Reaksiyon) yeteneğini yükseltmesidir.
İnsanı geri, ukala veya kısmi gelişmiş düşünceyle yaşamasının tek nedeni, dünya devletlerinin tek tanrılı dincilikle birlikte, kapitalist doyumsuz egoyu, temel eğitim ve kültür olarak öğretmeleridir. Ve bunun dışındaki farklı düşünce veya kültürleri önemsiz, geçersiz saymak, adeta insanı anasının karnındayken ukalalaştırmaktır. Üstelik ukala düşünceyi devamlı kılmak için maddi, askeri güç kullanılması, insanlığın namus ve şerefiyle oynamaktır. İnsanlık yaşamında bu gerçeklik varken adalet, ahlak, onur, şeref sahibi olunduğunu düşünmek, en büyük düşüncesizlik ve kişiliksizliktir.