Mehmet Çobanoğlu ağ günlüğü

MEHMET CANPOLAT YAŞAMINI YİTİRDİ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

"Kandıra F Tipi Cezaevi’nde bulunan Komünist Parti İnşa Örgütü"nü 1996 yılında kurduğu gerekçesiyle tutuklanarak müebbet hapis cezası alan ve 19 Aralık 2000 tarihindeki cezaevi operasyonu sırasında gaz bombalarından birinin göğsüne isabet etmesi sonucu KOAH hastalığına yakalanan Mehmet Canpolat, yaklaşık 38 gündür kaldırıldığı Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yatmaktaydı.

GURBET ÖMÜR BİTİRİR

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Karanlık gecelerde ışıldayan yıldızlar
Yüzlere süzüldükçe
Gönüllere rehavet akar
Eğer yıldızlar yoksa
Zifiri karanlık
İnsana endişe verir
Ah çektirir
Gurbette giden tren
Sıladan uzaklaştıkça
Yüreklere acı dolu bir arsız hüzün iner

Ayrılık yolu zulümdür
Zehirdir
Kahırdır
Her an büyüdükçe daha da büyür
Gurbet ömür bitirir
Acısı mutluluğu yok eder, acısı ölüm getirir

ARTIK UMUT ÖRÜYORUZ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Çok bedel verdik
Çok acılar çektik
Zindanlarda tutsak kaldık
Sevinç nedir yaşayamadık
Uğrunda öldüğümüz
Kendi topraklarımızda yılarca esir kaldık

Çok yakılan-yıkılan yerler gördük
Çok katliamlara şahit olduk
Kanayan yüreklere, dertlere, çığlıklara alıştık

Ağıtlara, hüzne rağmen
Özlediğimiz özgürlük
Yüreğimizde ki sevda boy verdi
Artık umut örüyoruz
Gelecek şafakla doğacak güneşi bekliyoruz

ŞİMDİ ÇOCUK OLMAK VARDI

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Şimdi çocuk olmak vardı
Devlet kurşunlarıyla
Elini, gözünü
Uzuvlarını kaybetmeden
Savaşsız bir dünyada
Refah düzeyi yüksek
Umudun boy verdiği
Kız-erkek çocuğu ayrımı yapılmayan
Duyguların yitirilmediği yaşanabilir güzel bir ülkede

Şimdi çocuk olmak vardı
Çöp toplayarak
Mendil satarak
Sokaklarda dilenerek
Hayallerle içinde
Yaşayarak değil de
Özgür bir vatanda
Açlık ve yokluk çekmeden
Çocukça
Emsalleriyle güle, oynayarak
Ağız dolusu kahkahalarla büyümek ne de güzel olurdu

TÜRKİYE’NİN İNCİSİ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Yiğit yoldaş Demirtaş
Kucakladın herkesi
Güneş bekliyor seni
İşçi- Köylünün sesi

Gönül dostu Demirtaş
Bir sevdasın bin umut
Sünni, Alevi dostu
Çok gerçeksin pek somut

Ne malın var ne mülkün
Mazlumlara kinin yok
Devrimdir idealin
Onur, şerefin pek çok

Selahattin Demirtaş
Ne köşkün, ne şaton var
Barış, devrim şiarın
Tüm halklara sevgin var

Kürdistanlı Demirtaş
Türkiye’nin incisi
HDP’nın aslanı
Seçimin birincisi

KAR YAĞINCA

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Kar yağınca tufan yapar
Rüzgâr yapar boran yapar
Evsiz, barksız yoksulların
Her anını zindan yapar

Kar yağınca şiddetlenir
Tüm gücüyle kibirlenir
Yoksullara hiç acımaz
Düzen gibi böbürlenir

Kar yağınca kar üstüne
Her yer döner kar büstüne
Dışarıdaki tüm yoksullar
Dert çekerler dert üstüne

Kar yağınca yere iner
Yüreklere korku siner
Yoksulların çilesine
Gam üstüne kaygı biner

BÜLBÜLÜN ÇİLESİ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Yaralı yüreğimde kan akıyor
Canlar ne olacağım belli değil
Kimse de benim halini sormuyor
Ah gece mi gündüz mü belli değil

Hazan geldi yapraklar dökülüyor
Yaralı yüreğin derdi bilinmez
Şimdi o al gülün dalları bomboş
Bülbülün ne yapacağı bilinmez

Oy benim dertli divane yüreğim
Ne bağ ne gül ne gülistanım kaldı
Baş kaldırmış bir kara kış geliyor
Dertten, kederden başka nem kaldı

MÜFREZELER SARDI BİZİ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Allı turna uçar gider
Kahpe felek vurur gider
Dert sararsa bir yiğidi
Gözyaşları akar gider

Bitmiyor yoldaş bitmiyor
Fakirin derdi bitmiyor
Karanlık günler çoğaldı
Zalimin zulmü bitmiyor

Başımızda bir bela var
Bizi ezen bir sistem var
Köhneleşmiş şu düzende
Tamtakır bir soframız var

Haşereler sardı bizi
Müfrezeler sardı bizi
Bizim ne çok çilemiz var
Kara günler sardı bizi

Koçyiğitler çıkın yola
Güvenmeyin kötü yola
Meydanlara sahip olun
Selam olsun kızıl yola

ROBOSKİ YARASI

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Acılar acılarımı geçtikçe
Kaygılarım çoğalıyor
Her yol ağzında bekletilen
Ölüm kusan tanklar
Durmaksızın
Üzerime geliyor
Kan damladıkça içime
Kürdistanlı
Ağlayan anneler
Hiç çıkmıyorlar aklımdan
Her Aralığın yirmi sekizinde
Heronlar üşüşüyor başıma
Roboskili kocaman acılar boğazımda aşağı inerken

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - Mehmet Çobanoğlu ağ günlüğü beslemesine abone olun.