Adnan Yücel 3. Edebiyat ve Sanat Festivali Şiir ve Öykü Yarışması başvuruları başladı.
B- Katılım Koşulları
B- Katılım Koşulları
Erdem, birini birilerine yamalayarak karalamak değil kesinlikle, hele hile yaparak ereğine varmak hiç değil, ama bir müsabakayı kaybedeceğini bile bile yola hendek kazan yüz yıllık tek tipçi iflas etmiş, çarkı düzeni bozulmuşların yapacağı veya harcı olmadığını bile bile bu müsabakayı kazanmak için kendine kamuoyu yaratmak da olmamalı, cesur yürekli aktif elini masaya vurabilecek insanlara yol açabilecek biri olmalıdır! Ismarlama damat gibi koltuk sevdasıyla, kelle sayısı matematiksel bileşkeleri teorik olarak hesaplamakla değil, bu işin eri ve erbabı olanlara yer açmak olmalıdır!
O kadının yönetimindeki komünal toplumda bir özgürlüğü ancak bir başka özgürlük kesebilirdi.
Mahkeme yoktu.
Hapishaneler yoktu.
Devlet yoktu.
Miras hukuku yoktu.
Dinler yoktu.
Doğal olarak sömürü yoktu, herkes herkesin kimsesi, sesi ve eliydi.
Acıları bir nesne üzerinden tarif etmezlerdi.
Her şey hakikatti, duruydu, insandı.
Sonra düzen ağır ağır değişti, hayat erkeğin gücüne teslim oldu; yenebilecek ne kadar meyve varsa, onların etrafına çitler çevrildi.
Erkek;
Ağaçların sahibi oldu.
Dağların.
Futbolu severlerdi kuşkusuz…
Edip AKBAYRAM'dan DENİZ GEZMİŞ AŞK OLSUN şarkısını dinlemek için bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
Onun mizahçı yönü bilenmeden Deniz Gezmiş portresi yazılabilir mi? Beyaz at üstünde ODTÜ yurdunda kız arkadaşına serenat yapan bir romantikti o. İdam edildiğinde henüz 25 yaşındaydı.
Yapıtlarındaki hümanist söylemle tanınan Mario Levi, duyduğu üzüntüyü, “Gazze’deki bu acıklı savaşın ve masum çocukların ölümünün içimi nasıl dağladığını anlatmaya kelimeler yetmiyor. İliklerime kadar sevdiğim ülkemde bunları yaşamak da varmış" dedi, ''bu ölümlerin ‘edebiyatı’ yok” .
Yanı başınızda olduğunu bildiğinizde, o yaşından çok genç yüreğiyle düşmana çatan uzlaşmaz sesini duyduğunuzda, sınırsız bir gücün sizi sarmaladığını anlarsınız. Hüznün o garip ve sizi alt üst eden duygulanımıyla dolar taşarsınız.
Her cumartesi, bel ağrısını ve daha bir dizi hastalığına rağmen hiçbirini bahane etmeden İstanbul'un en uç semtinden şikâyetsiz biçimde gelip Cumartesi Anneleri Meydanında (Galatasaray Meydanı) bulunmayı bir yaşama nedeni sayan Güzel Ana'dır bahsettiğim.
O vakur ve biz çocuklarına, gözlerine yüreğini oturtarak bakandır Güzel anam.