Güncel
Babalara gelmek!
Aydınlık, insan gözlerini dünyaya açtıktan sonra başlar. Bu nedenle gerçekte karanlık olması gereken insanoğlunun geçmişi değil, onu bekleyen gelecektir. Tabii öyle değil, esiri olduğumuz mülkiyet ve ideolojik paradigmalar geçmişi karanlıklara gömdüğü yetmezmiş gibi geleceği de tehlikeli haline getirmiştir.
Mücevher Hanım
“Önce şunu bilmeni isterim, benim hayatım hiçbir kadının hayatına benzemez. Gül dalında avaz çeken bülbül neyse, ben oyum. Çok şey yaşadım, hiç kendimde kalamadım. Eğer hayatımı iyi kaydeder de romanlaştırırsanız bütün kadersiz kadınlar okur, ibret alırlar. Bu arada senin hayatın da kolaylaşır. Eğer karar verirsen, bugünden anlatmaya başlarım.”
Besbelli ki kadın, varlığını gösterebileceği bir araç arıyordu. “Hayatını dinlemeden karar veremem,” dedim. “Roman yazmak kolay değil.”
Kadın
Bana şarap sunma meyhaneci esrarengiz olmama gerek yok. Sarhoşluğuma sayıp heba edecek zamanım da yok. An bir daha yakalanmayacak kadar uzak ve an yaşanmazsa, zehir olan bir tuzak ve her tuzak, kendi ellerimizle hapsettiğimiz mutluluklardan oluşur.
Kriz
Yarım saatlik bir yürüyüşten sonra alış veriş merkezindeyim. Her biri diğeri tarafından kurulan ve yadsınan insancıkların içinde; alış veriş arzusunun cezalandırdığı kadınların ve kadınsı davranışlara ve meziyetlere sahip erkeklerin içinde; sürekli suç işleyen ve sürekli vicdan azabı çeken işsizlerin içinde. Şişmanlar, sıskalar, çocuklar, yaşlılar, kıçı açıklar, tıpalılar. Kum gibi kaynıyorlar. Ciddi, gülünç, garip insanlar. Kendilerinden yana yürüyen bu insanların mutluluğu araması, bulması diye bir şey yok, mutluluk bunları buluyor, tabi bin kişiden birini.
BİZE HER GÜN YAS-I MATEM...
Annem ramazanın başı-ortası-sonu tabir edebileceğimiz üç gününü tansiyonunun fırlıyor olmasına, biz dört kardeşin "Sana mı kaldı oruç?" avazlarına rağmen sadık bir tebaa olarak oruç tutarak geçirirdi. Muharrem oruçlarının tutabildiği kadarını tutup, aşuresini eve sokmayı başardığı o koca kazanında, komşuların "Ay Yıldız Hanım en güzel aşureyi sen yapıyorsun" gazıyla cümle ahaliyi doyururdu. Ama ne annem ne de Ramazan’da bir tek günü es geçmeyen kimseler bu ülkede her ay, her hafta ve neredeyse her gün öldürülmüş- öldürülen insanlar için tutmadı ne yas, ne oruç.






