İzmir Fuarı
Çoğu da bunda başarılı oldu. Bu son derece doğal karşılanıyor, kimse böyle yapanları ayıplamıyor.
Çoğu da bunda başarılı oldu. Bu son derece doğal karşılanıyor, kimse böyle yapanları ayıplamıyor.
Yüksel Kurtul; 1938’de mübadele ile Bulgaristan’dan gelen ve mecburi iskân sebebi ile Diyarbakır’a yerleşen bir ailenin 1959 Bismil doğumlu çocuğu.
Eğer, sana ütopya geleni mucizeye çevirmek istiyorsan, öncelikle savunduklarının arkasında duracaksın.
Mücadelen eşitlik ve özgürlükse, işe tarih öncekilerin bile hesabını sormakla başlayacaksın.
İnsanım, bireyim, kadınım, anneyim diyorsan seni yok sayan o bağnaz ziyniyeti hiç düşünmeden sen de yok sayacaksın,
Unutma! Uygarlık sandığın o çağ dışı yaşamın bile hemcinslerinin kirletilmiş cesetlerinden oluşmaktadır; onun için geçmişini iyi bilecek, geleceğinden ödün vermeyeceksin.
Hüseyin Torun’un Ceylan Yayınları’ndan çıkan, ‘’Özgürlüğe Kaçış’’ adlı kitabını okuyorum. Bir değil, birkaç firarın öyküsünü içeriyor.
Devrimci mücadelesini anlatmış. Gözaltına alınışlarını ve her seferinde kaçışını, cezaevine düşüşünü vs...
Kayseri’de gözaltındayken kaçışı çok ilginçtir. Namlı kabadayı Kürt Kazım’ın hışımla karakola gelmesi ve kurtarmaya çalışırken tongaya düşmesi. Olay trajik olduğu kadar da ironiyi içeriyor.
Halkın, özellikle de kadınların faşistlere karşı koyuşunu görüyoruz. Olaylar tüm detaylarıyla anlatılmış.
Bazen de dünyaya gelmeden veda eder halkımın çocukları. Geride hiçbir şey bırakmadan çekip gitmek hazin bir durumdur. Kürt olmanın dayanılmaz ağırlığındandır tüm bunlar. Daha parmak kadarken, on üç kurşun yemektir bazen. Bazen de yetmiş yaşındayken sokak ortasında vurulmak…
Hayatın dışına itilmeye, ötelenmeye, yok sayılmaya çalışanların öykülerine, dünyalarına sızmaya, onların hayatı yaratanlar olduğunu göstermeye, anlatmaya devam ediyor Zeren.
Kitaptan