
lavanta bahçeli esprileri çınladı beynimde,
gülümsedim,
ulvi maviliklere ağdı içim
kırık bir bankta oturmuştum,
karşımdaki göl bitiminde dağ papatyaları mihmanıydı yüreğimin.
sevince büründü martıların çığlıkları
bakışlarındaki zirve esintisi efilderken hâlâ,
karşımda onu gördüm
yurdumdu benim,
zarif, gülümsedikçe ayça yüzüne vurdu sevginin şavkı
ve sevinç çığlıkları attım…
mahzende çürüyen gayrimeşru bir cesettim,
terk edilmiş,
yapayalnız ve bir çiçek gibi belirdin,
öylesine derindi ki gözlerin dedim,
gözlerine otağ kurdum.
yoğur,
sev beni,
dağ güllerinin aşkına yor,
ölürsem aşktan,
zirvelerinin maviliğine göm.
Kategori: