Son Yazılar

Suzan Samancı bir ekoldür

Mehmet Söğüt kullanıcısının resmi

Öykü ve romanları inceleme konusu olmuş, Kürt realitesini, Kürdistan gerçekliğini gerek estetik, gerekse kurgusallığının yanı sıra, şiirsel diliyle de haklı olarak edebiyat tarihinde yer edinmiştir.
  Suzan Samancı’nın "Reçine Kokuyordu Hêlin" adlı öykü kitabındaki Berçem adlı öyküsü incelenmeye değer bir öykü, daha ilk satırda bir yazarın güçlü duyarlılığını, ustalığını ve gözlem gücünü görüyoruz. Doksanlı yılların her türlü yıkımı canlanıyor gözlerimizin önünde. Edebiyatta metinler kısaldıkça zorlaşır, iki sayfaya koskoca bir dünyayı sığdırmak, herkesin harcı değil.

Nihat Tuna ve Tarık Akan'a,

Haydar Karataş kullanıcısının resmi

Öğle yemeğindeydi, "Kanserim Haydar'ım, yeni romanını gönder de okuyayım..."  Çok duygulandım.
Nihat Tuna ordudan atılma eski bir subaydı. Özel hayatını pek bilmezdim, ama her daim güzel şeyler yazarak beni destekledi. Hep yalnızlığımın yanında oldu. Gurbet kültür çölüdür, Edward Said'in deyimiyle nefret yüklüdür. Bu çölde hayal kurarak yurt edinmemde Nihat Tuna'nın büyük katkısı oldu.
İletişim Yayınlarından çıkan Dersim ile ilgili neredeyse bütün dosyalarda emeği oldu.
Ona,

Karar Verin: “Sizin Muhammed Ali’niz Hangisi?”[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

bir abartıydı.”[1]
 
Eski dünya ağırsıklet boks şampiyonunu 3 Haziran’da 74 yaşında kaybettik. Epeydir Parkinson’dan mustaripti. Konuşma dahil pek çok yeteneğini yitirmişti. Eşi Lonnie’nin deyişiyle “İnsanlarla gözleriyle, kalbiyle konuşmaktaydı”...

Ön Ren kaynağı

İsmail Güner kullanıcısının resmi

Erkenden kalkıp sırt çantamı hazırlamış, yağmur ihtimaline karşı şemsiyemi de yanıma almıştım. Telefonumun şarjı biter diye şarj aletini de almayı unutmuyorum bu arada. “Zamanında varabilir miyim?” endişeyle yola koyuluyorum.
      Tren hareket etti. İsviçre'nin güzel bir yanı da en çetin yerlerine bile yol yapılmış, her tarafa ulaşım sağlanıyor.

Giden(lerin) İki(sin)den Kalanlar)[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

hatırlanması o insanı ölümsüz kılar.”[1]
 
13 Nisan 2015 günü, dünyanın iki ayrı köşesinden iki yazarı aldı götürdü. İki çok yönlü entelektüel, Uruguaylı Eduardo Galeano ile Almanyalı Günter Grass, artık yoklar. Onlar art arda hayatlarını kaybederken; John Berger’ın Galeano için dediği gibi, Onlar yalanların, kayıtsızlığın, unutkanlığın düşmanlarıydılar.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...