Son Yazılar

SAFRAN ÇİÇEĞİMİZ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Bakışında yıldızlar parıldayan, dilinde ezgiler dökülen
Yüreğinde güneş saklı
Gözleri
Su damlacıkları kadar berrak
Çocuksumu gülümsemelerle
Baharlara koşan
Gül endamlı
Ağaçlara
Çocuklara
Özgürlüğe sevdalı
Dilek Doğan bacımız
Armutluda bir kuşluk vakti
Devletin silahında çıkan
Mermi
Yalnız seni değil
Halkları da yaraladı
Şimdi sokaklar kan pınarı
Suskunluk değil, düzeni boğacak isyanımız sardı her yanı

Sahile Vuran kelebek

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

 
Baba, Aylan’ı (Alan) anne de diğer çocuğu Galip’i kucağına almış, izdihamdan yıkılmış tel örgüleri geçerek Suruç’a ulaştılar. Ortalık mahşer yeri gibiydi. Galip dört, Alan iki yaşındaydı; güleç yüzlerinin yerinde ne olup bittiğini anlamadıkları bir korku vardı. Suruç’ta bir mülteci kampına yerleştirildiler. Günler sonra çocuklarının gülen yüzleri anne ve babanın çektiği tüm acıları bir nebze de olsa unuturuyordu.

7 HAZİRAN’DAN 1 KASIM’A HDP NOTLARI

Temel Demirer kullanıcısının resmi

“Kendini tanı.”[1]
1 Kasım 2015 seçimlerine ramak kala kaleme alınan bu yazı, bir hayli gecikti. Ekim ayı başında tamamlanması gereken yazımız, -öncesi ve sonrasıyla- Ankara Garı Katliamı’yla devreye giren alt üst oluştan nasibini aldı. Ancak “hiçbir zaman” geç değilse -ki değildir-, diyeceklerimizi, “Gerçek; anlamda altüst edilmiş bir dünyada doğru, bir yanlışlık, bir kaza anıdır,”[2] vurgusu eşliğinde aktaralım.

SEVDASI BÜYÜK YAVRUM

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Sevdası büyük yolu güzel olan
Yüreği de acıyla yoğrulan
Teni gül kokan benim yiğit yavrum
Bir ahtır senden bana arda kalan

Yoksulluk, zulüm, savaş tükenmiyor
İçimizde yanan ateş sönmüyor
Kızım Ankara’da sana kıydılar
Yavrum gözyaşlarım, acım dinmiyor

Kan gövdeyi feryat gökleri sardı
Tüm Türkiye Ankara’da karardı
Yaralılar, ölüler paramparça
Anneler çocuklarını aradı

Tüm barış yollarını kapattılar
Halkın ortasına bomba attılar
Sıhhiye’den kan sel gibi akıyor
Yine ne çok yürekler yaktılar

Barışa Yol Vermediler

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Bugün bana bir acı haber geldi
Sanki toprağı sürükleyen seldi
Diyorlar barışa pusu kurulmuş
Aldığım haber yüreğimi deldi

Ankara tren garı kanla dolmuş
Sıhhiye’yi bir alev, ateş bürümüş
Her şehrin gülleri sararıp solmuş
Acep oğluma, kocama ne olmuş

Kocamla, oğlum kol kola girdiler
Ülkemize barış gelsin dediler
On binlerle Ankara’ya ulaşınca
Biz halklara kötü haber verdiler

Size insan olmayı da öğreteceğiz, tabii öğrenebilirseniz!

Erdal Yıldırım kullanıcısının resmi

Diğer yandan 10 Ekim 2015 Cumartesi günü Ankara’daki vahşi, insanlık dışı katliamda yitirdiğimiz 100’den fazla insanımız için 13 Aralık 2015 Salı günü Konya’da oynanan Türkiye – İzlanda maçı öncesindeki saygı duruşu sırasında tribünlerden “ıslıklama” ve “tekbir

YÜREKLERİMİZ VERDİK HALKLARA

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Burası Ankara kanlı Ankara
Dört bir yandan geldik girdik saflara
Barış için yürüyoruz el ele
Yüreklerimizi verdik halklara

Sancıyor yüreklerimiz sancıyor
Kanayan yaralarımız acıyor
Çığlıklarımız Türkiye’yi sardı
Üzerimize bombalar yağıyor

Sanmasınlar biz öldük biz ölmeyiz
Barıştan, özgürlükten vazgeçmeyiz
Sıhhiye olsa da dert, keder meydanı
Yemin olsun yolumuzdan dönmeyiz

KAN KESİLEN ANKARA

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Sloganlarımızla umutlarımızı harmanladık biz
Devrimci duygularımızla barış, eşitlik için
Faşizme, cehalete, diktatörlüğe karşı
“Savaşa inat barış hemen şimdi”
Pankartlarıyla el ele kol kola
Sıhhiye Meydanına yürüdük biz
Burası Ankara bu şehir kanlı şehir
Emir gelmiş kaçak saraydan
Katilleri, cihatçıları sızdırmışlar içimize
İtler peş peşe iki bomba patlattılar aramızda
Tüm devrimci gülümsemelerimiz dona kaldı yüzümüzde

Boyun Eğmeyecek, Teslim olmayacağız!

Erdal Yıldırım kullanıcısının resmi

Bu katil sürüleri bilmelidir ki, bizler daha önce bu topraklarda yaşadığımız acıları asla unutmadık, bu son katliamı da unutmayacağız. Bu kez de acılarımızla, yaralarımızla, tek kolumuz, tek bacağımız kalsa da asla susmayacağız, unutmayacağız. Acılara direneceğiz, tuz basacağız yaralarımıza. Dostluk, yoldaşlık duygularımızı acılarımıza merhem edip saracağız kanayan yerlerimizi. Tarihe ve yitirdiklerimize söz veriyoruz. Tüm zulümlere karşın sizin harami saltanatınızı, sarayınızı en yakın zamanda başına yıkacağız!
 

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...