Geniş Zaman
Geniş Zaman Olumlu:
Geniş Zaman Olumlu:
Kim bilir belki de kitap okumanın yasak olduğu o yetmişli yıllarda, okumak ona daha cazip geliyor da olabilirdi. Haksızlık etmemek lazım, dayısının evinde yaşayan Küçük kız, dayısının da gece geç saatlere kadar gazetelerini okumayı bitirmeden uyumamasından etkilenmiş de olabilirdi.
Bu ülke çok partili sisteme geçtiği 1946 yılından bugüne kadar ilki 27 Mayıs 1960’da olmak üzere, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 yıllarında, yani nerdeyse her 10 yılda bir askeri ve sayısız sivil darbeler yaşadı. Askeri darbeler özünde ülkede gelişen sol, sosyalist muhalefete, hak alma mücadelesine, ezilenlerin ve farklı kimliklerin daha fazla demokrasi, daha sosyal bir devlet ve daha fazla özgürlük mücadelelerini ve seslerini bastırmak için emperyalizmin işbirlikçisi kapitalistler, feodalitenin ve gericiliğin temsilcileriyle kolkola gerçekleştirildi.
Ancak, her birinin dünya görüşü ve sosyal içeriği, yani toplumsal anlamda insanların ne olduğu ve nasıl olması gerektiğine ilişkin söyledikleri, yalnızca birçok açıdan benzerlikler taşımakla kalmamakta, esas olarak aynı türden sömürü ve esaret sistemlerine de hizmet etmektedir.
Ama poğaçaların hepsi ayrı telden çalıyordu. Sanki her bir poğaça başka birinin elinden çıkmıştı.
Masmavi göğün altında
Bitmeyen ölüm-kalım
Girdabında
İnançları uğruna
Mazlumları hırpalayıp
İnsanları
İnsanlığı katlediliyorlar
Karnı yırtık çığlıklar da
Bir volkan gibi
Dinmeyen acılar yalım yalım
Çoğaldıkça çoğalıyor
Artık
Mezopotamya toprakları cehennem gibi
O özlenen gülümsemeler çoktan tükendi
Gömüldüm hıçkırıklara
Haykırışlara
Senden kalan
Gökleri titreten çığlıklara
Nice acılar saplandı
Yüreğimin ta orta yerine
Müslümanlarca katledilen
Kundakta ki bebeklere
Kucakta ki çocuklara
Kadın, erkek
Genç, yaşlılara
Ne çok ağlıyorum tüm mazlumlara
Zalimlerin zulmüne uğrayan
Her ayrı inançtaki tüm insanlara
Kitaba adını veren Mendil Sen Kokuyordu öyküsü zaten bir harika. Diğer öyküler de birbirinden güzel ve akıcı... Yazarın dili çok sade. Okurken anlamak da hiç zorlanmıyorsunuz. Öykülerin konusu da çevremizde gördüğümüz, her gün yaşadığımız olaylar. Okurken hiç yabancılık çekmiyorsunuz. Her konu var. Töre cinayetlerinden ve namus cinayetlerinden tutun da, aşk, sevgi, dostluk, hasret, özlem...
Necmettin Yalçınkaya sizi öyküye doyuruyor.
St. Gallen’den Friburg’a kadar 175 sayfa okudum. Kitap; roman desem değil, öykü desem o da değil. Rengârenk bir gül bahçesi…
Yeni Demokrasi, Komün, Ogni, Karadeniz Güneşi, Halkın Günlüğü gibi devrimci siyasi dergi ve gazeteler makaleler yazan Kırım, Komplo Tarlaları adındaki ilk kitabıyla da okuyucularıyla buluştu.
Ahmet Hulusi Kırım, sunuş yazısında kitabı şöyle anlatıyor: