Son Yazılar

ACILARA AKTIM

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Yüreğime dert üstüne dert katım
Hep boynu bükük ardım sıra baktım
Bağrım acıdı gözlerim ağlıyor
Hep çağlayarak acılara aktım

İçime hep çile, keder bıraktım
Ab-ı revan oldum derelere aktım
Deli miyim, mecnun muyum bilemem
Ben kafama bacı, kardeşi taktım

Kahır dolu acılarla küllendim
Esen azgın yellerle sürüklendim
Alaz, alev oldum volkana döndüm
Ben yandıkça hep içten parelendim

Bir akşam leylak

Mehmet Kazım Ablak kullanıcısının resmi

İlkyaz akşamları
Bıraktığım yerde
Yani
Rıhtımda bekleyeceğim
Eylülden sakladığım
Denizyıldızını vereceğim
Bir de
Soğuk kış geceleri
Mahpuslukta
Sarındığım hasretliğimi
Bir akşam leylak 
Bir akşam papatya 
Bir akşam gül olacak elimde
Gelmezsen eğer
Yüreğimi de içine koyup
Denize atacağım 
Bozkırdan getirdiğim
Hırçınlığımla
Yürüyüp üstüne kentin
Seni geri isteyeceğim
Bir Yasaklı Sevdayım'dan

KİM GÂVUR!

Ali Rıza Aksın kullanıcısının resmi

''Kemal Ağa, babam anlatırdı. Fransız çekilip de ellik gâvuru kaçıncık, bizimkiler bunlardan birini yakalayıp sorguya alırlar. Adam bakar ki iş ciddi, gölüklerin üstündeki horantasına, 'Siz varın ben geliyorum' demiş.''
-Çıkar altınları!
-Ne altını, ne çıkarması?..
-Çıkar da kurtul!
Adam, şimdi bırakılacak olsa, avcunun içi gibi bildiği Ahır Dağı'ndan, Bazarcığa bakan dağlık yöreplerden, bilemedim Gökçayır'ın oralarda kafileye yetişeceğini düşünmüş. Bir umut, bir sevinç kaplamış içini. Kanını tükürürken sormadan edememiş,

Selo

Gülefer Cambaz Savran kullanıcısının resmi

Kampın dışına birlikte çıktık. Denizle ormanın iç içe geçtiği bu saklı koyda bir süre ağaçların arasından yürüdük. Sahile yaklaştığımızda Lili Marlen Türküsü karşıladı bizi. Ardından Ahmet Kaya’nın sesini duymak hüzünlendirdi beni. ”Hoşça kal iki gözüm” diyordu melodide. Ağaçların dallarını denize dokundurduğu o küçük koyda oldukça eskimiş olan beyaz bir karavan ilk dikkatimi çeken şey oldu. Biz yaklaştıkça o aracın uzun yıllardır yerinden kıpırdamadığını fark ettim. Lastikleri yarıya kadar toprağın içine gömülü ve etrafında ağaç dalları boy vermiş. Yüksek sesle türküye eşlik ediyordu.

GÜNAYDIN HAYAT!

Sibel Karakız kullanıcısının resmi

Gözlerimde yaşlar sızıyor istemesem de. Yavaşça kalktım yataktan, kapıyı açtım. Sabah olmak üzere... Çıktım dışarıya.

Koştuum… koştuum… Durmadan koştuum! Önüme bakmadan, karşıma bakmadan, nereye gittiğimi bilmeden koştum. Çıplak ayakla koştum. Ayak tabanlarımı acıtan çakıl taşlarına ve nefesimin tükendiğine aldırış etmeden koştum. Acılarım arkamdan koşuyor, sanki beni kovalıyordu. Birazcık yavaşlasam yine omuzlarıma çullanacak beni yavaşlatacaklardı sanıyordum. Kaçıyordum her şeyden. Tek başıma savaşmaktan bıkmış usanmıştım.

Toprak Dam Evden Dünyaya Bakmak

İsmail Güner kullanıcısının resmi

Kartal Dağı’nın yel değirmeni, yaylalardaki mantar lezzeti, Nurhakların karlı zirveleri, Tahtalı Ovası’nda buğday karacası, kayısı tadı, sarmalık tütün kokusu, Elma Deresi mevkiinde kenger ışkını, oradan geceleri yüksek yerlerden Elbistan Ovası’nın renkli kent merkezini seyre durmak, çocukluğumun unutulmaz anıları bir film şeridi gibi gözlerimin önünde gelip geçer yaban ellerde…

' ÖLMEZ AĞAÇ' ın Katli... Yırca, Yırcalılar...

Vildan Sevil kullanıcısının resmi

8 Kasım 2014 Cumartesi günü, Greenpeace'in çağrısına uyarak Soma'nın Yırca Köyüne gittik.

Aylardır, kamulaştırılıp termik santral yapımı için Kolin Şirketine peşkeş çekilen zeytinliklerini kurtarmaya çalışan Yırcalıların yanına.

Şirketin özel güvenlik güçlerince kadın erkek, yaşlı demeden yerlerde sürüklenen, demir çubuklarla dövülen, gençleri dağa kaldırılan, danıştay kararı gelmeden birkaç saat önce, gecenin karanlığında 6000 zeytin ağacı kesilen Yırcalıların yanına.

ŞİİR İSYAN VE DİRENİŞİN DİLİDİR

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Ağır hasta tutsaklar defalarca yaptıkları açıklamada kimseye minnet etmeyeceklerini, gerekirse zindanda ölümü kucaklayacaklarını belirtmişlerdir. Hastalık, edebi eser üretmeye engel değildir. Daha önce “Caney” adlı şiir kitabı ile şiir severlerin karşısına çıkan ve İHD’nin ağır hasta tutsaklar listesinde olan Halil Güneş yeni şiir kitabı “AŞKAOS” ile şiir severlerin karşısına çıktı. Şu anda Diyarbakır D Tipi Cezaevinde kalan Halil Güneş'le mektup aracılığıyla kitabı üzerine kısa bir röportaj gerçekleştirdik.

Heykeller

Muzaffer Oruçoğlu kullanıcısının resmi

Kurtarıcı İsa Heykeli'nin dibindeki güvercine yem vereyim derken, heykel üzerime yıkıldı. Kollarını iki yana açan, otuz metrelik o dev düşüşten kafamı kıl payı kurtardım, soluk soluğa koştum. Yönü ve tiyneti bulanık, serkeş bir uğultunun içinde buldum kendimi. Kalemlerini pazara ve kargaşaya kaptıran bir yığın türedi yazarla binlerce Volgogratlı insan, 27 metrelik Lenin heykelinin boynuna geçirdiği zinciri çekiyordu. Ne olduysa zincir koptu birden, boynuma dolandı. Soluğum kesildi, kalbim daraldı.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...