Son Yazılar

YILLARIN KANAYAN YARASI

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Öyle bakmayın
Dış görünüşüme
Dipsiz gecelerde
Çok kere yüreğim yandı
Bağrımda
Yılların kanayan yarası var
Her soluk alış verişimde
Şu yıkılası düzene ahım var
Ne gecem gece
Ne de gündüzüm gündüz
Yalnız bana bir nebze umut kaldı
Onu da harcamak niyetinde değilim
Kim bilir
Zaman gelir
Belki bana bir şafağın gelişini müjdeler

PEMBE ERGUVAN

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Güneşi sağayım o ellerine
Ballar dökeyim diline
Hayranım şafak gibi yüzüne
Başımı koy o narin dizlerine

Sırf çiçekler sereyim yollarına
Ömrümü vereyim yarınlarına
Zeytin gözlü ceylan bakışlı dilber
Ne olur beni al o kollarına

Mavi göklere ismini yazayım
Arzularsan Kafdağı’nı yıkayım
Hem de tebessümüne çok muhtacım
Güzelliğini içime kazayım

Bana bahar bana yaz ol güzelim
Gel gidelim yaylaları gezelim
Bize ne güz ne de karakış olsun
Gerdanlığına inciler dizelim

Bektaş Amca

Ersoy Yıldırım kullanıcısının resmi

Bir Bektaş Amca vardı bizim oralarda. Babası çoban olanın, oğlunun da çoban olduğu bir zamandı. 16 yaşında başladığı çobanlığı babası öldükten sonra da sürdürdü. Köyümüzü çevreleyen 18 köy dâhil çobanlık yapmadığı yer kalmadı. Kabına sığmaz bir delikanlı olduğu zamanlar bile evlenmeye aday olduğu kapılardan kovuldu. Kimse, bir baldırı çıplağa kızını vermek istemiyordu. Yüzüne her kapanan kapıdan söylenen tek sözdü:

 “Ne biz duymuş olalım ne de sen istemiş ol!“

ÇAKIN KARDEŞİM ÇAKIN.

Ersoy Yıldırım kullanıcısının resmi

Bir çivi de ben mi desem yoksa demesem mi?

Tanrının yarattığı ee mükemmel canlının sen olduğuna inansam mı, inanmasam mı?

 Seni mi inkâr etsem yoksa seni yaratanı mı?

 Ya da, ikinizi de yok sayıp kurtulsam mı? Nereden tutsam bilemiyorum. “Bu bir rüya olmalı“ desem değil. “Bu gerçek diyorum“ dayanamıyorum. İstemediğiniz bir nefes alışın ve o yaşamın saray efendilerini ayakta tutan direklere çivi olmak nasıl bir duygu? Ve sizi çakan çekicin sapını tutan elin size ait olması ne acı değil mi?

Tilki Masalı/ Hıdır Dulkadir

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

“Xece nine ne olursun benim kuyruğumu bana geri ver, ben işimi hep bu kuyruğum ile yapıyorum” demiş.

Nine, tilkiye “Git içtiğin sütümü getir, sana  kuyruğunu geri veririm” demiş.

Tilki gider ayak keçiye yürümüş. Yalvarmış yakarmış. “Keçi kardeş. Bana biraz süt ver. Sütü getirip nineye vereceğim. Nineden kuyruğumu geri alacam. Kuyruğum ile işimi yaparım” demiş.

Keçi: “Tilki tilki pis tilki git bana biraz yaprak getir. Yaprağı yiyecem bana süt gelsin. Şu iriyarı memelerime süt dolsun ki sana süt vereyim” demiş.

Göğü Kucaklamak

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

kucaklayıp 
getirsem sana 
biliyorum yine de 
sığmayacak 
mavi gözlerine... 

Yalnızlığımı kurşuna dizip 
yok etsem de 
karşı koyamam 
simsiyah gecelere 

İstiyorum aslında 
acılarımı bulutlara 
yüklemek 
Ve onlara 
taşıttırmak 
çilesini yaşamın... 

Ve kısacası 
gülüm 
gül çiçeğim 
Kejem, 
bir hançerin 
yüreğimi dağlaması gibi 
bir şey 
senden 
ayrı 
yaşamak...

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...