Son Yazılar

SOMA KÖMÜR OCAĞI

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Yürüdük kömür ocağına
Düştük ölümün kucağına
Bu kader değil büyük ihmal
Gömüldük zulmün sapağına

Madenciyiz koşturuyoruz
Soma Dağ’ını eşiyoruz
Kömür ocağı çok derindir
Yeraltında hep üşüyoruz

Bıktık düzenin açlığına
Gaz, zehir, ateş kaçağına
Yine ölüme yenik düştük
Doyamadık yâr yanağına

Her yer gaz, göz gözü görmüyor
Kimi ölmüş kimi inliyor
Maden ocağı gece gibi
Zaman durmuş güneş doğmuyor

HALK AYAĞA KALKTI

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Dağlara, vadilere gaz, zehir attılar
Ateş yakıp çok köyler, ilçeler yaktılar
Tank, toplarla tüm kapılara dayandılar
Her yeri toz, duman içinde bıraktılar

Kanayan bir yara büyüdü bağrımızda
Can acıtan bir pranga ayağımızda
Yürek dayanmaz oldu tüm acılara
Birde zalimlerden kalanlar başımızda

Yalan-dolanla çok aramızda kaldılar
Allem -kulem ettiler her şeyi çaldılar
Evveli, sonu kötü olan şu düzende
Kurşun, mermi sıkıp nice canlar aldılar

Emek ve yaşam

İsmail Güner kullanıcısının resmi

Bize tarihte gerek sözel, gerekse yazınsal anlatımda, genellikle toplumun temelini oluşturan aile yapısını şöyle anlatırlar:
“Başlangıçta herkes bir aile ya da kabilenin kolektif yaşamı içinde sürüp gidiyordu…”
İnsanlar o zamanlar yalnızlığın ne olduğundan habersizdiler.
Kendilerini ayrı birer bireycik olarak düşünmek akıllarına dahi gelmiyordu.
Derken tarihte birliktelik, refaha el ele ilerleyince yalnızlık salgını dünyayı kasıp kavurmaya başladı.
Günümüzde ise, tüm dünyada, iş ve aile hayatı arasındaki uyuşmazlık önemli bir sorundur.

AŞK TARLASI

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Kavgamızı yürütür
Sevdamızı büyütür
Şafağın peşinde koşar
Sımsıcak güneşi, aydınlığı
Alnından öperiz
Biz el öpmesini de
Yârin dudaklarından
Masum bir öpücük almasını da biliriz

Bizde ne yalan
Nede hile olur
Gerçekleri savunur
Doğruları dillendirir
Gizemli sayfalarda
Yaşanan acı ve tatlı şeyleri saklamayız
Biz mütemadiyen her mevzuda şeffafız

İki Horoz

Rauf Akar kullanıcısının resmi

Çayın içindeki şekeri kaşıkla karıştırdıktan sonra bir yudum aldı.
“ Hiç evlenmedin mi? diye sordu Ahmet’e.
“ Hayır, Rauf Hocam… Hiç evlenemedim.”
“ Sabit bir işin gücün de yoktur senin”
“Aynen öyle Hocam... Burada idare edip gidiyoruz”
“ Denk gelmiştir yahu bir yerlerden birisi”
Cevap vermeden biten çayları doldurmak için mutfağa gitti.
 

REZİL DÜZEN

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Her mevsim
Hayata
Umutla bakan
Bakışlarımın bıraktığı
Hüzünde
Yüreğim dalgalanıyor
Karanlığa direnen gözlerim
Acılarımla
Geceye direniyor
Ortalık bana toz, duman
Denizde vurgun yiyen denizci gibiyim
Sağ yanıma çok aksak, sol yanım topal gibi

Ellerime dolan
Gecenin ardında
Dertlerle
Saklambaç oynadığım
Şu rezil düzende
Her an her dakika
Uç verecek gibi, pek büyüyen kaygılarım var

HESPÊ MİN TORİNİ YE

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Hespê min xweş kihêl e
Reng geş û pir çalak e
Min qet rê de nahêle
Dengekî xweş dişehe

Hespê min hespê şêr e
Leheng e tu nawest e
Diçêre û tim têr e
Weke birûskê direve

Hespê min torînî ye
Toz û dûman hez nake
Navê wî ronahî ye
Coş dibe vek robaran

Hespê min pir qemer e
Serbilind û betran e
Di navpişt de kember e
Ji zînê wî zîvan e

Îro roj roja min e
Hespê min ji berzîn e
Li ba min yara min e
Mirazê me daxwazim

Mehmet Çobanoglu
09.05.2012
Stenbol

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...