Son Yazılar

WWLAT XWESTİN

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Ka axa me ka warê me
Ka bajarok ka gundên me
Tank û topan me qelibîn
Digîrîn zarok, jinên me

Mal û gundên me hilşandin
Jahr û alev me reşandin
Nav kuçen de em qêrîyan
Jiyana me jî hêrandin

Koletî ar û agir e
Qet azadî yê nagire
Dîsa li me xwîn dikişe
Derdê û kulên me jî gire

Ereb û Ecem û Tirk’in
Tu biratîya nasnakin
Heşyarbin, gelê birûmet
Hêzdarî welat avakin

Em nexulam, nebindestin
Bo rizgarî yê nawestîn
Xortên me meşîyan çiyan
Karkerên me welat xwestin

ŞÊRÎNA MİN

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Şêrina min, canana min
Aramîya dilê min î
Qet wîzar û fîgan neke
Tu bilbila baxê min î

Ey dîlberê ev der xweş e
Were ba min venekişe
Em herin geşt û seyranê
Ava çeman tim dikişe

Bedewa min, çavreşa min
Xemdar nebe, xema neke
Bibe kenên ser lêvên min
Gul û kulbikan min şake

Dev kenê û zar şêrinê
Binefş, sosin, nêrgiza min
Dixwazim bihara me bê
Gul vede bibe gula min

Taştê ya min, şîva min î
Delala min were ba min
Xişirên te ken û gulin
Tu roja dinyaya min î

Kamp Yeri

Rauf Akar kullanıcısının resmi

“Cebimde on liram var, yemek yemeye yeterli midir?” diye sordu.
“Yeterli, yetrli .. Benimle gelin lütfen "
.
Kafenin hemen karşısında küçük bir lokanta vardı. Oraya gitti. İçerde yirmi-yirmi beş yaşlarında bir genç kız ortalığı düzenliyordu.Müşterisini görünce, işini yarıda kesti:
“Buyurun buyurun” dedi gülümseyerek.
 “Vallahi cebimde on liram var. Neler yiyebilirim?”
 “Biz tabldot veriyoruz. Ederi de 9 liradır”
Önündeki yemek listesine baktı adam. “Neler yiyebilirim?” diye sordu tekrar.

Yaşamak

Mehmet Kazım Ablak kullanıcısının resmi

Atmaktır kendini dalgalara
Ta orta yerinden
Dalmaktır fırtınaya
Kemanı dinlerken
Kapatıp gözlerini sevgiliyi görebilmektir
Aşık olabilmektir yaşamak
Koklamaktır bir çiçeği dalında
Şarabın kırmızı ve mayhoş deminde
Karşılamaktır günbatımını
Şarkı söylemektir örneğin
Ya da
Bir uzun havayı dağlara serip
Arkasında beklemektir sevgiliyi
Yaşamak
Dövüşmektir
Denizdeki balığın
Topraktaki karıncanın
Ormandaki ağacın
Yaşamasını savunabilmektir.
Yaşamak

Devrim onun içine sığmıştır da o devrime sığmamıştır

Haydar Karataş kullanıcısının resmi

 
Ressam Oruçoğlu mu? Fena olmaz, onun en çok severek yaptığı şey resim. Resim insanoğlunun sesten sonraki ilk konuşma dilidir de. İnsanlık mağara duvarlarına çizdiği şekillerle hem bugünün yazı dilini bulmuş ve hem de günümüzün sanat dilini keşfetmiştir. “İyi de günümüz ressamı aydınlanmanın neresinde durur”, dedim ve durdum.

Şair ve devrimci Oruçoğlu da var. Oruçoğlu, bir söz ve kelime ustası ama şairliğini beğenmemiş. Oysa İbrahim Kaypakkaya’ya dair yazılmış en güzel şiirler ona aittir,

“ne güzel öğrenmişsin ustaca söylemeyi, ölümü hiçe sayıp gülmeyi...”

DİREN OKMEYDANI

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Öyle sessiz olduğuma bakmayın
Ağız dolusu
Kan tükürüyorum
İçimde oluşan
Yaralardan olacak ki
Çığlıklarım yapıştı dilime
Bir tutam sevdam kaldı
Onu da paylaşayım hepimize
Ancak benden kalan naçiz bedenimi
Gömün, beklenen halk devrimin izdüşümüne

Baharım çoktan uçtu gitti
Mayıs’ı unuttum
Şimdi her yerde kış
Her an Şubat’ı yaşıyorum
Mevsimler mi tükendi
Yoksam ben mi tükendim
Kuşlar, börtü böcekler, güler, çiçekler kalmadı

Bahattin Abi

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

"Emekli olup da ne yapayım?” dedi, “kahve köşelerinde, Şirinyer Hipodromunda ömür törpülemek istemiyorum"
Ardından sırıtarak otuz iki dişini gösterdi. “Hem ben emekli olmak istesem de kadınlar, genç kızlar bırakmıyor ki yakamı, emekli olayım!" dedi.
Şaşırmıştım. Kadınların ve genç kızların onun emekli olmamasıyla ne ilgisi olabilir diye geçiriyordum içimden. Dayanamadım sordum: “Ne alakası var ki?” diye sordum.

"ABİ SEN DEVRİMCİ MİSİN?" / CEYLAN ŞİMŞEK

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Tınımın yorulmadan bir yere çıkacağına inanıyordum.

Bu kez bir düzlükteyim. Ağaçlar yürümekte mi, durmakta mı, gözüm kamaştı. Yaprakların renkleri yeşil mi? İlerde bir tepe, daha ilerde bir dağ, beyaz bulutlar okşamakta gökyüzünü. Usul usul uyumakta mı derinlik? Bir atlı geliyor uzaktan... Bir kuşun kanatlarına takılmış rüzgâr... Ağaçların dallarına yerleşiyor. Yaprakların tozlarını yalıyor şimdi.

Atlı yaklaşıyor gittikçe...

Yüreğim yüzmede, kurbağa yavrusu gibi acemilik çekiyor.

ZULÜM ÖLÜMDÜR

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Her gün bağrında
Bir umutsuzluk
Bir kaygı
Başka bir acı taşıyan
Kana bulanan
Ey nazlı ülkem
Yıkımlara
Ocak sönmelerine
Şakaklara çevrilen namlulara
Soysuzların küfürlerine alıştık biz

Irmakların donuşuna
Yıldızların sönüşüne
Madenlerin çöküşüne
Kalleş kurşunlara
Kırılan umut çiçeklerine
Azrail’in gülüşüne
Zorbalara, zalimlere
Eşkıyalara
Gözlerde saklı yaşlara
Buruk acı yüklü yüreklere alıştık biz

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...