Son Yazılar

BİHARA WELATÊ ME

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Bihara me gul û gulbik berhev kir
Welat geşkir û şadimanî tev kir
Bi jiyaneke xwezayî û rind ve
Deşt û zozan bi derdor pir şên kir

Bihara me cemed û qeş tev hel kir
Bi sur û seqem tevî hev rê kir
Rojhilat ê heya heta rojavyê
Deryê jiyanekî jî me re vekir

Di bihara de gul û sosin vebûn
Ser axa me lîloz, nêrgîz diyar bûn
Ceh û genim, gadane simbil dan
Pepûle û gosan bi hev re şa bûn

Haziran Çiçeği

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Yıldız bakı
Yasemin kokulu
Telli turnam
Yaz yağmurunda
Ellerimde büyüttüğüm
Haziran çiçeği
Yolluyorum um sana
Bakışlarında mutluluk
Ruhunda özgürlük olan
Nazlım
Huzura doğru akan
Aydınlığı bol, alnında öpeceğimiz
Nemruttan doğacak güneşi bekliyorum

En derin yaralarımı sarıp
Hece hece
İlmek ilmek
Umut derledim
Başak topladım
Birde
Dersim dağlarında
Büyütüp, beslediğim Haziran çiçeği sevdim

SADIK DEDE ŞENLİĞİ

Ali Rıza Aksın kullanıcısının resmi

Güneş batmaya doğru geleneksel Sadık Dede Şenliği’nin yapılacağı, Erdmannhausen köyüne doğru yola çıktık. Erdmanhausen, şehrin dışında, ekin ve çayırlarla kaplı, yemyeşil bir yerde. Etrafı ağaçlarla kaplı daracık köy yolları, tektük çiftlik evleri, öbek öbek köy benzeri yerleşim birimleri... Kampa yetiştiğimizde kuzenim Sinan’ın doğum gününü kutlamış olan küçük bir kalabalık dağılmak üzereydi.

BAYRAK SORUNU

Muzaffer Oruçoğlu kullanıcısının resmi

Bir Kürt gencinin bayrağı indirmesi, ülkede yine infial yarattı. Cumhurbaşkanı tepki verdi. Başbakan, "kutsalımıza dokunan çocuk da olsa bedelini öder," dedi. Muhalefetten ve bir kısım sivil kuruluşlardan bilinen, biraz da zoraki olan sesler duyuldu. Peki bayrak nerede indirildi? Lice'de, Diyarbakır'da, yani 'vatan toprakları'nda. Bir bayrağın, vatan topraklarında, gönderinden zoraki indirilmesine karşı tepkileri ben anlarım. Mevcut sorun, öyle anlaşılıyor ki bu değil. Mevcut sorun şu: 'vatan toprakları' dediğimiz yer, gerçekten vatan toprakları mı?

AX BERXÊ MİN

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Berxê min ne lat û ne jî zinar im
Can ez ne kevir û ne jî dilsar im
Ji derdê te ez pêl û pêl dihelim
Rojan e bo te xemgîn û bêzar im

Kar û berxê min berf zû de ketîye
Êşek bi canê te de cî girtîye
Ez te li ser bîjîjkan digerînîm
Hê jî dermanê te derneketîye

Ax lawê min bêrîna te yeman e
Êş û agir, xesar e wek cirman e
Nizanim ev çi hale û çi rewş e
Ne şev û roj e ne jî xweş zeman e

ŞENG Û ŞAHİ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Keçê , rindê, delalê
Bax û baxçê cîhanê
Şeng û şahi dest pê kir
Rabe were dîlanê

Îro xwş e pir geş e
Dem jî me re pîroz e
Bextewerîya dil e
Mîna cejna Newroz e

Gula meha Adar ê
Kejê min re got “ erê”
Îro me re xweş roj e
Ronî barî her derê

Dengê def û zirnê ye
Ev dîlana Kurda ne
Dilgeşiya keçan e
Xort û cîwan navdan e

Şoxê rindê, çelengê
Rabe were vê gavê
Bo xatirê bûk zavê
Bikeve ser govendê

Mehmet Çobanoglu
08.06.2014
Stenbol

YILDIZIM

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

ansızın çekip giderler
yaşama en derinden sarılmışken
hayallerini,sevdalarını
daha yeni resmetmeye başlamışken
kararlar alınıp adım atmaya başlarken
daha ilk adımlarında
ey hayat reva mı ?
bunca illet hastalık yaşarken bu devranda
yerlerde sürünürken
geleceği böylesine güzel resmeden
o kızlarımız,oğullarımız
bir veda bile etmeden sevdiğine
ansızın çekip giderler

YANARIM

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

yanarım;
tutuşmuş orman gibi
kurak boz kır gibi
bir kıvılcımda tutuşan
yangınlara gebe hayatım
yanarım bağrını deşen dağ gibi
ateşlere atılmış fidan gibi
ateşleri ağlatan
körpe bir fidan gibi
solan gülüme yanarım
daha açmamış gonca gülüme
gülen gözlerinde güller açan
vay gülüm,
bu nasıl bir zulüm
kırları tutuşturur gibi
için için kabaran volkan gibi
kaç yeni yaşamda soğur
kaç yediveren gonca gerek
bu ateşi söndürmeye

LİCELİ ANNENİN BİLGELİĞİ VE BİR ALBAY!

Ahmet Bakır kullanıcısının resmi

Bir gün okul müdürü ve diğer hocalarla birlikte Cerrah'ta girdi sınıfa.

"herkes ellerini başının üstüne kaldırsın, arama var!" dediklerinde rahattım. Zira sigarayı teneffüste bir ağacın dalları arasına saklamıştık.

Cerrah koşar adım yanıma geldi, kitaplarımın sayfalarını karıştırdı ve bağırdı "buldum, buldum!" diyerek.

Afallamıştım. Ne bulmuştu acaba? Neden sonra elindeki "Deniz Gezmiş'in babasına yazdığı mektup"u görünce kızdım kendime.

Unutmuşum yıllar öncesinde kesip saklamıştım bir dergiden.

---

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...