Son Yazılar

Söğütler...

ADNAN DURMAZ kullanıcısının resmi

Bilmem ki bekleyen var mı yolumu 
Bir yanda savaşlar olurken 
Dövmeye devam etti denizler umursamazca Kıyılarımı 
Ve su başlarında serin serin savrulur salkım 
söğütler 
Ben yürürüm katliamlar kan akıtır içimde 
Bülbül sürdürür türkülerini 
Diriltir eski coşkularımı kin halinde 
Haksızlıklar-haksız yere düşenler 
Her solukla kanayan sızım sızım zindanlar 
Yüreğim isyan bombası yara yara giderim.. ''

bir ben kalmışım

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

Bülbülüm:
altın kafeslerde değil,
salmıştım semaya
özgürlüğün hatırına
uçsun, yücelerde süzülsün diye
alır başını giderdi
kim bilir ne zaman gelir diye
yolunu beklerdik
hiç bilemezik
birgün gelemez diye
cenneti ararken
yorgun argın
kanadı kırılır
koca dağların öte yüzünde
kim bilir hangi uçurumda
tutuna bilir mi yalnız başına?
 
gülüm:
hayalci, uslanmaz
güneşlere uzanır
açar dallarını 
her dalında üç tomurcuk
aşk, kavga, özgürlük için

zulüm

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

Zulüm:
ciğerlerin yerinden sökülür gibi
ölümcül değil ama
koca bir demprem de
yıkıntılar altında can çekişmekmi?
ölümü tatlı bir hayal gibi beklemekmi?
ruhun cenderede
hayat kan revan içinde
en sevdiklerin
silahların nişangahındayken
çaresizce umut etmekmi?
zulüm karabasan uykulardan
hiç uyanmak istememek  mi?
kuzularını kurt boğazlamış
silahsız, savunmasız ceylan gibi
uzaklardan seyretmekmi ?
geride kalan yavrularını bırakamayıp  
yollara düşmemek,
günlük hayatın cenderesinde

DOKUNMAYIN

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

bırakın,
dokunmayın, 
eliniz yanar
kor ateşlerim, 
değmesin size
ben yanarken için için
başka yüreklere su serpemem
güvenemem kendime
gülmeyen yüzüme nasıl bakarsın?
yüreğim titrer, 
ellerim titrer, dokunamam
bırakın kendi ateşlerimde kavrulayım
kömür karası ruhum
yangınlarımın isi bulaşmasın 
değmesin sevdalarınıza
elimde değil
kime dokunsam Canı yanar
yazıktır size.
 
öyle alıştımki acılarıma
hiç eskimez
hergün tazelerim
acılarımı yedirirken ruhuma

Kriz

Muzaffer Oruçoğlu kullanıcısının resmi

Yarım saatlik bir yürüyüşten sonra alış veriş merkezindeyim. Her biri diğeri tarafından kurulan ve yadsınan insancıkların içinde; alış veriş arzusunun cezalandırdığı kadınların ve kadınsı davranışlara ve meziyetlere sahip erkeklerin içinde; sürekli suç işleyen ve sürekli vicdan azabı çeken işsizlerin içinde. Şişmanlar, sıskalar, çocuklar, yaşlılar, kıçı açıklar, tıpalılar. Kum gibi kaynıyorlar. Ciddi, gülünç, garip insanlar. Kendilerinden yana yürüyen bu insanların mutluluğu araması, bulması diye bir şey yok, mutluluk bunları buluyor, tabi bin kişiden birini.

seni terk ettim

Necat Orhan kullanıcısının resmi

ne aşkı bilir,
ne sevdayı tanımıştım
sarı saçlarımda saç bağım
kelebek gibi uçuşan eteklerin
o çimen
o derede içtiğim suydun…
ve gün yakmıştı sarı saçlarımı
gözlerimde uçuşan yeşil dönmüştü
al yanaklarımda gamzemdin
almıştı
koyu gölgeli tenimi
çarklar dolanmıştı pabuçlarıma
keskin dilleri anlaşılmaz alaman’ın
keserken irademi tek çift
nasıl da özledim bir bilsen koçum
memesinde beslediğim kınalımı
jilet keskini belaya kulluk
tandırımdaki tadı yok

Yalnız Ölüm…

İsmail Güner kullanıcısının resmi

Bir akşamüstüydü. Eşim telaşla eve geldi.
"Dün gece geç saatlerde bizim binaya polis gelmiş!" dedi.
"Niçin gelmişler peki?" diye sordum kendisine.
"Hani bizim üst kattaki komşumuz Yogo var ya, o; polisi çağırmış…"
"Niye ki"
"Bir sarhoş gece kapısına dayanmış…"
"Ee.."
"Kadın kapıyı açmış… Adam zilzurna sarhoş, paldır küldür eve girmek istemiş! Kadın korkuyla kapıyı kapamış ama sarhoş durmadan kapıyı tekmelemiş…"
"Kadının kocası evde yok muymuş?"
"Yokmuş"
"Sonra?"

Çorbalar Benden

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

‘’Hadi baba’’ dedi, ‘’ götür beni Gürçeşme Ortaokulu’na yazdır.’’
Gittiler hemen. Tüm işlemler sorunsuz yapılırken Mecit’in keyfi yerindeydi. Ama uzun sürmedi. Okul müdürü:
‘’Diğer belgeleri nerede?’’ dedi.
‘’Ne belgesi?’’ diye sordu babası şaşkınlıkla.
‘’Muhtardan adres ilmühaberi, nüfus kâğıdı örneği, ilkokulu bitirdiğine dair diploma, vesikalık resim…’’
‘’İyi de Müdür Efendi bizim oğlan ömründe hiç okul yüzü görmedi ki bir diploması olsun!’’
‘’Diploması yoksa burada ne işiniz var!’’ diye azarladı müdür ve ikisini de odasından kovdu.

Amid, Amed ve Jimo

Mehmet Söğüt kullanıcısının resmi

Keşfedildikten sonra, bize kurtuluşun nasıl olacağını tarif eder. Yeter ki onu dinlemesini bilelim. Sihirli taşlara dualar fısıldayan ve insanı kıblesi bilen bir ikizdir bu. Ve bilir, o toprakların bütün renkleriyle güzel olduğunu. Biri eksilse, hayatımızda birçok şey yok olup gidecektir çünkü. Tıpkı Ermeni kardeşlerimizin yok edilmesinden sonra, uçup giden bereket ve uçup giden mutluluk da olduğu gibi.
Ne diyor büyük usta Yaşar Kemal, "O güzel insanlar, o güzel atlara binip gittiler"

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...