Son Yazılar

WARÊ GELANÎ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Welat me xweş diyarî, pir şêrînî
Tu zanî xeribî jî zehf yeman e
Ew xem û xeyalên min niha rast bûn
Ji te ve serxweşimbûm xweş deman e

Welat tu zanî, bendewarê te me
Qedir, qîmetê te ba min giran e
Kê dizanî salan şûnve bêm ba te
Welat bêhna te wek bêhna yaran e

Jiyana me xweşîya me kêfa me
Li ser te gul gulîstanên mêrgan e
Kalîna berx û karan û pezan e
Refên dewaran diçêrin hêrgan e

Bİ SALAN E HÊVİYA YARİM

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Bi salan e hêviya yarim
Ji derdan e kul dibarim
Ez rebenim, belengazim
Perçe perçe dûr diyarim

Geh dûmanim ge moranim
Geh xulamim geh şivanim
Evîna min bû bela min
Dîwane me ser çolanim

Ez qedîyam ez heliyam
Ez bo bextê xwe girîyam
Wek agirim vek êtûnim
Ji keseran tim keliyam

Ew yara min bû qeda min
Ka naza min ka keda min
Hawar hawar li min hawar
Yar carekî rû neda min

Ey yara min Meren’a min
Xezela min, demana min
Tu cani û tim jiyan î
Were ba min heyrana min

Tahir Canan: “12 Eylül’de Çok Güldük, Netekim! Anamın İncileri”

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Yalnız 12 Eylül’de Çok Güldük, Netekim!” başlığı bence biraz iğreti kalmış. “Anamın İncileri” başlığıyla öne çıksaydı kitap için bir avantaj olurdu. Çünkü kitabın içinde dernek tartışmalarını bir tarafa attığında kitaba damgasını vuran Ana’dır. Ana, sıradan bir insan olmasına rağmen her konuda cin fikirli, pratik zekalı bir kadın. Onun için de sorunlara çözüm üretiyor. Hastalanması da, doktora gitmesi de o pratik zekanın yansımasını hep gösteriyor. Işık saçıyor.

Bir Ayrılık Şarkısı

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

 Elinde kumanda aleti, başladı kanallar arası gezinmeye. Bu uğraşı bir müzik kanalında şimşek gibi son buldu! Onu yıllar öncesine davet eden bir şarkı çalıyordu... Dondu âdeta! Nefesi daraldı. Derin bir iç çekti. Şarkı onu birkaç saniye içerisinde kendinden kopardı aldı yıllar öncesine, yetmiş sekizli yıllara götürdü. Ve özlem dolu bir gezintiye çıkardı. Hani şu 18 yaşlarında olduğu; kabına sığmayan, enerjik dönemini yaşayan, yarın bakışlı, özlemleri deniz, hasretleri okyanus olduğu zamanlara.

Mario Levi: Ülkemde bunları yaşamak da varmış

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Yapıtlarındaki hümanist söylemle tanınan Mario Levi, duyduğu üzüntüyü, “Gazze’deki bu acıklı savaşın ve masum çocukların ölümünün içimi nasıl dağladığını anlatmaya kelimeler yetmiyor. İliklerime kadar sevdiğim ülkemde bunları yaşamak da varmış" dedi, ''bu ölümlerin ‘edebiyatı’ yok” .

bombalanan çocuk

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

ağlamayı naz için!
gülmeyi doyasıya bilirdim
kucak kucak paylaşılamazdım
ne korku bilirdim ne kaçmayı
canım ne zaman istese sokağa fırlardım
bilirdim gözler hep üstümde
üzerime titrerlerdi
anneye, babaya, güvenirdim
ablalara, abilere duyduğum güvenle
pervasızca özgürdüm sokaklarda
yapılan telaşlı uyarıları hiç anlamadım
zira sizler varken yanımda,
neden korkacaktım?
bir anda oldu her şey
kulaklarımı sağır eden patlamaların ardından
kulaklarımdan beynime uğultular vururken

üç dilim

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

yüz yıllardır
deng bejler söylüyor
her acıyı bir fotoğraf gibi anlatır
Sesini duyarım
avazını duyarım ta derinden
öyle derinden ki 
ruhumun kapalı mekanlarında yankılanır
söylediklerinin çoğunu anlamasam bile
hepsinin karşılığı var bende
öyle tanıdık ki!
sanki dün söylenmiş gibi taze
benim için söylenmiş gibi
üzerime alınırım
kulak veririm
kendi acılarım dile gelir

Sevgi’nin Üvey Ninesi,

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

İki katlı sırça yapılı eski Rumlardan kalma geniş bir bahçesi olan, alt katta oturma odamız ve mutfakla bir salonumuz vardı, üst katta üç odamız, birinde annem ve babam, diğerinde erkek kardeşlerim,  ötekinde ben, kız olduğum için şanslıydım, tek kalırdım. Fato geldiğinde onun koynunda yatmayı çok severdim, tüm sıcaklığını bedenimde hisseder babamın anlatılarında onu daha bir başka severdim..

ACILARI DA, İSYANLARI DA GÜZEL TAŞIRSIN SEN.

Ahmet Bakır kullanıcısının resmi

Yanı başınızda olduğunu bildiğinizde, o yaşından çok genç yüreğiyle düşmana çatan uzlaşmaz sesini duyduğunuzda, sınırsız bir gücün sizi sarmaladığını anlarsınız. Hüznün o garip ve sizi alt üst eden duygulanımıyla dolar taşarsınız.
Her cumartesi, bel ağrısını ve daha bir dizi hastalığına rağmen hiçbirini bahane etmeden İstanbul'un en uç semtinden şikâyetsiz biçimde gelip Cumartesi Anneleri Meydanında (Galatasaray Meydanı) bulunmayı bir yaşama nedeni sayan Güzel Ana'dır bahsettiğim.
 
O vakur ve biz çocuklarına, gözlerine yüreğini oturtarak bakandır Güzel anam. 

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...