Son Yazılar

Kaçak Gecekondu 2

Şenol Durmuş kullanıcısının resmi

Sonrası malumunuz çöküş ve geriye dönüş seferleri başlıyordu. İstanbul’un fethinde de köylülere söz verilmesine rağmen şehir alındıktan sonra hiçbir köylü şehre sokulmamış geriye memleketlerine davul zurnayla yollanmıştı. Bin yıllık bir krallık otoritesini yıkan mavi gözlü adam 1923’ten sonra İstanbul’un kapılarını köylülere açmıştı. Yüzlerce yıldır İstanbul hayaliyle yanıp tutuşan köylüler nihayet yola çıkıyordu. Yine padişahlık dönemlerinde olduğu gibi bir yolculuk başlıyordu. Ama bu defa ellerinde herhangi bir kılıç ya da balta yoktu.

DİLÊ ME XOPAN KİRİN

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Hawar zû werin stargehê me çêkin
Gundên me hilşandin malan avakin
Neyarên lawir çavberdan canên me
Dilê me birîn e derdê me pakin

Ketin nav perestgehan û nav dêran
Jiyanan gel xera kirin û hêran
Dîsa çax dîsa dan me herimandin
Stûyên zarokan jî dan ber kêran

Misilmanan dest-pîyê me jê kirin
Roja me reş dilê me xopan kirin
Wijdanê wan tune hemû kujtarin
Peneberên Mexmur’ê dan koç kirin

Uyandıran Mevsim

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Yarınları yalnızlığında büyüten tutsak nehir
Hasta bir beden 
çağlayan bir beyin
direnir, üretir 
yaralı bir ülke beklemekte
bir düşman ki yeminli
-soğuk yürekler umursamaz-
ağlayan gözler umutlu
merihlere akan nehir soluklu
hapsedilebilinir mi bu nefes
bu deniz taşıyabilir mi 
çağlayan özgürlüğü bağrında
sığdırabilir mi sınırlarına
bu direnen asi yüreği
bu deniz yanılmaz mı
yanılır da boğulmaz mı
taşan nehrin sularında
adım adım büyüyen
yarının özgür ülkesinde 

LÊVÊN TENİK

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Bi dilekî geş
Ji ser wan dêmin
Şirîn de
Carek din bikene
Coş be
Dîsa bila
Ew lêvên te ên tenik û rengîn
Gul vedin
Bêhna xwe berde
Bi exlamûrî
Nav bax û bexçanan li hemû gulîstanan
Bo xatirê evîna min û te bi kenan cîhanê bixemlîn e

Ka maçekî
Ji te bigirim
Ser wan lêwên te tenik
Û kinûşk
Ji hesên zelal û germ
Bitenîtî ya te
Xwere bikim cî û wargeh
Bêxisawet, bêşik
Ez bi te şeng û şaî şa bim û kêfxweş bim her dem

Sonsuzluk: “Hakkımda Çok Çirkin Şeyler Söylediler”

Vildan Sevil kullanıcısının resmi

Etyen Mahcupyan gibiler nasıl çözümler bilmem ama Türkçe anlam bilgisi yönünden yönünden bu cümlelerin çözümlenmesi şöyle:
 
“Gürcülük, kötüdür. Daha kötüsü de Ermeniliktir. Bazı kendini bilmezler kalkıp beni aşağılıyorlar, kötülüyorlar, hakaret ve iftira ediyorlar.”
 
İnsanlar doğarken, nerede doğacaklarına, hangi ırktan olacaklarına karar veremiyorlarsa sonradan tercih hakkını da mı kullanamazlar?...
 
Cinsiyetlerin, deri renklerinin bile değiştirildiği dünyada yaşıyoruz, değil mi efendim?...
 

“Deli Bal”, Pelin Buzluk ve fantastik anlatım

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

“Deli Bal”, alışıldığı gibi kitapta yer alan bir öykünün adı değil. Karadeniz’de üretilen, çok az yendiğinde faydalı fakat dozu kaçırıldığında delirttiği söylenen bir bal çeşidi. Kitabın arka kapağında yazar tarafından verilen bilgilerden öğreniyoruz ki eser, hacmi ve içeriği kıyaslandığında deli bala benzediğinden bu adı almış.

DİL ATEŞİ

Muzaffer Oruçoğlu kullanıcısının resmi

Ölümünden iki ay sonra, onu onun diliyle anlatmak, dolayısıyla kendimi, yani ömrümün özünü özetini, yaşadığım her anın, her ayrıntının bastırılmış hesapsız hürriyetini anlatmak isteği, karşı konulmaz bir güçle benliğimi sarıp sarmaladı. İçimde zaten çocukluğumdan bu yana, özellikle okul sıralarında kendimi kendi dilimle başkalarına anlatamama gibi düğümlenmiş kör bir sıkıntı vardı. Beni günün ve tarihin dışına iten bu habis sıkıntıdan, yazarsam kurtulacağımı sanıyordum.

ŞENGAL ÇIĞLIĞI

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Zulmün böylesi hiç yaşanılmış mı
Başka yerde böyle barbarlık var mı
Müslümanlar Yezidilere kıydı
Kimseler haykırmıyor,diler lal mı

Kadın, çocuk demeden kesiyorlar
Şengal’da Yezidileri öldürüyorlar
Sincar yanıyor hayat tükeniyor
Yaşamın içine kan doğruyorlar

Şu hunharca katliam canlar aldı
Tüm Şengal kan revan içinde kaldı
Müslümanlardan vicdan sorunu var
Baş aldılar yerde bedenler kaldı

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...