
Çok sıkıntılı günlerden geçiyoruz ve demokratik yaşam gün geçtikçe çok daha zorlaşıyor.
Ülkemizde önce ekonomik sıkıntıların, çok kısıtlı olan insan haklarına, adalete, eğitime, hukuka, sağlığa ve demokrasiye bile bir tahammülsüzlük var.
“Peki, sen ne düşünüyorsun bu konularda?” diye soracak olursanız
Benim cevabım şudur sevgili dostlar: "Ben burada bu yazılanlara ve ülkemizdeki yaşananlara bakıp bir yurttaş olarak kaygımı ifade ediyorum.
“Yani sadece sizlerle kaygılarımı paylaşıyorum.”
Peki, "Kaygı duymamak elde mi diye soracak olursanız?
Bence "Kocaman bir hayır!"
Aslında bu ülkede yaşayan herkesin artık hiç kimseyi ötelemeden kaygılanması gerekir.
Ama diyeceğim şu "Kaygılanıyorsak susup oturalım mı?” Tabii ki değil elbet!
Ne kadar kaygı duysak da hatta korksak da “Savaşlara hayır! İnadına barış!” diyerek canlarını feda edenlerin; her gün saldırıya uğrayan "Kadınlar ve ekonomik sıkıntı çeken yurttaşlarımız daha doğrusu demokratik tepkilerini ifade ettikleri için öldürülen canlarımızın mücadelelerine zorla bıraktırıldığı yerden barış bayrağını alıp demokrasi için, demokratik hukuk düzeni için, demokratik toplum hedefinde evrensel hukuku ve çağdaş kuralları benimsemiş laik bir toplumsal yapı için öldürülen kadınlar, canlı canlı yok edilen hayvanlar, açlık susuzluk çeken yurttaşlarımızın için mücadeleye birliktelik içinde devam edeceğiz.
Ancak bana göre daha dikkatli olmalı. Çünkü provokasyonlara gelmemek için alabildiğine dikkatli olmak gerekiyor. Yani amacımızın demokrasi ve barış içinde demokratik toplumsal bir yapı olanlar için söylüyorum bunu.
Şiddet ve terör de bunların en çok kullandıkları ve sonuç aldıkları bir silah.
Öfke kontrolü yaparak her sözü çok dikkatli doğru bir dille ifade etmek gerekir.
Başka partilere oy verenleri; yani hiç kimseyi ötekileştirmeden, kimsenin inancına veya yaşam biçimine, giyimine kuşamına karışmadan, laf söylemeden onları demokrasi için kazanmak gerekir.
2028 Yılında yapılacak ya da bir Erken Seçimde demokrasi yönünde, barış içinde şimdiden dirlikli bir toplum hedefinde yol almak istiyorsak -adeta buna mecburuz da- milyonlarca çoğunluğa ulaşmaya mecburuz. Ona işaret ediyorum.
Bu kaygılarla umarım bir gün yaşama 'korkusuz; hiçbir şeyden kaygı duymadan' güvenle bakabileceğimiz hukuku her şeyin üstünde tutan demokrasiyi içselleştirmiş yurttaş birliğini, dirliğini siyasi amaç olarak edinmiş bir iktidara kavuşuruz.
Genel seçimler bu anlamda çok önem kazanıyor.
Umarım 2028 Haziran seçimlerine kazasız belasız kavuşuruz.
Dostlukların tükenmediği, sevgilerin ölmediği, gözyaşların akmadığı, gülücüklerin bitmediği en güzel hafta sizlerin olsun.
Ali Cemal Türkmen






