Son Yazılar

ÇİMA BÊBEXTİM

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Te çima min waha kir
Hişê min jî belav kir
Jiyana min xera kir
Xema dilê min kûr kir

Tu wek şivekî zextî
Çima wusa bêbextî
Te janek xist dilê min
Mina êşa bêwextî

Min te re got gula min
Xwe berde nav dilê min
Te pişta xwe min de kir
Şewat xist nav canê min

Min tu car te bîr nekir
Dilê xwe bo te vekir
Ketim rêyan lez hatim
Te çima min şa nekir

Delala min nû hatim
Gelo çima bêbxtim
Tu dûrketî qeherîm
Piranî berxwe ketim

BABAM KİTAP EKERDİ…

Mehlika Tatar Turgut kullanıcısının resmi

 

İki katlı bir evimiz var, babam bıkmadan usanmadan o evin çatısıyla uğraşıyor, işi zor oraya da bir şeyler ekiyor. Sonra bir gün bahçeye, çatıya domates, biber değil kalın poşetlere sarılmış kitaplar ektiklerini görüyorum. Kitap büyür mü hiç? Okunduğunda okuyanı büyütür ama dikilen kitap bir ağaç gibi meyve vererek büyüyebilir mi? Babamınki beyhude bir çaba gibi geliyor bana, sonucu bekleyip görmeye karar veriyorum.

Saadet Abla

Gülefer Cambaz Savran kullanıcısının resmi

Çok eskimiş olan gramofondan Müzeyyen Senar şarkıları duyulurdu. Masa hazır olduğu zaman içeriye seslenir, içeriden bütün heybeti ile Cemal abi çıkagelir ve yerine otururdu. Âdetiydi önce eşi yerine geçip kurulacaktı. Kendisi sonra oturur ve sandalyesini iyice Cemal abinin dibine yanaştırırdı. Daha önceden masaya yerleştirdiği rakı bardaklarını doldururken gözlerini sevdiği adamdan ayırmaz, onu hayranlıkla izlerdi.

İBRAHİM KAYPAKKAYA OKULDAN DAĞA

Muzaffer Oruçoğlu kullanıcısının resmi

Teoriye ve pratiğe yönelik, ikiz bir ilgiye sahipti. Varlığının ya da bilgi dağarcığının yerinde sürekli bir bilgi boşluğunu duyumsuyormuşçasına okuyordu. Devlet tarafından "oku" diye dayatılan ders kitaplarının dışında tüm kitaplara ilgi duyuyordu. Okuduğu bir şiiri, bir makaleyi veya kitabı çevresiyle tartışmayı seviyordu.

KALKTIM

Muzaffer Oruçoğlu kullanıcısının resmi

Her zaman olduğu gibi bakışlarım duvardaki resimlere takılıyor; yarattıkları olayların kahramanı ve kurbanı olan kalabalıklara. Islıkla hareket eden bu tip kalabalıkların hepsinin bir geçmişi var; var ama nakledenleri olmadığı için hiçbirinin geleceği yok. Yekiniyorum. Her geçen gün ağırlaşıyor kalkışım. Aşık kemiğim sızlıyor. İçimde, sır küpü bir ağırlık. Çelişik, çifte bir devinim. Zaman ötesi bir aşkınlık. Birbirlerinin içinde kutup yaratan kutuplar .. Çözemiyorum. Çözsem ne olacak sanki. Sonsuzu haddinden fazla sıkıştıran bir hırs.

Malya’dan Madımak’a, Baba İshak’tan Koray’a, Berkine..

Erdal Yıldırım kullanıcısının resmi

 

1230’lu yıllar.. Anadolu Selçuklu Devleti, Moğollardan gelen istilacı, baskıcı, adaletsiz ve yağmacılık kültürünü bir devlet siyaseti olarak Anadolu topraklarında yaşayan tüm farklı kesimler üzerinde uyguluyordu. Adaletsizlik, eşitsizlik ve ayrımcılık dayanılmaz noktalara ulaşmıştı. Bu süreçte Anadolu’nun dört bir yanında bu duruma karşı çıkan, En-El Hak inancı, yani Alevi inancı da giderek daha çok taraftar buluyordu. İktidarlarının sallandığını anlayan Selçuklular, Alevi inancını, kültürünü ve belleğini yok etmek istiyorlardı.

 

NEREDE BENİM SİNEMALARIM

Ersoy Yıldırım kullanıcısının resmi

 

Bir 12 Eylül sabahı, ciğerleri sökülüp alınmıştı Anadolu’nun. Askerler en kahraman Rıdvan gibi dolaşırken sokaklarda, gelinlikler iptal edilmiş, sevgiler ertelenmiş, delikanlılar, asi kızlar büyümek için hapislere gönderilmişti. Güzel ülke, şirin ülke öyle bir çöküşe geçti ki, iflah olmaz yaralarını iyileştirmeye hiçbir tabip yaklaşamıyordu. Bilim, bir tek bu ülkede çaresizdi.

HİSAR KALESİNDE BİR KADIN

Rauf Akar kullanıcısının resmi

 Arka tarafta ise tüm görkemiyle Bozdağ görülüyordu. Dağın hemen arkasında Bozdağ kasabası vardı. Bu kasabanın yakınlarında ise Birgi denilen tarihi kasaba yer alıyordu.   Bu dağın zirvesinde eskiden kar hiç eksik olmazdı. Ama bugünlerde ne kar ne de karın k’sı vardı.  Kaleden aşağılara bakılınca tarlaların kenarına yapılmış tek tük evlerle birlikte,  köyleri de görebilirsiniz.
Arabamı köy kahvesinin önüne park ettim. Başımı camdan  uzatıp, kahvenin önünde oturan yaşlı birine:
“Kaleye nasıl gidebilirim?” diye sordum.

YÜREKLERİN SEVDASI

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Bize ne boran
Nede
Filizkıran söker
Sis, duman ...
Sarssa vadileri
Sular kabarıp
Sürüklese de bizi
Martı çığlıklarına tutunup
Azgın dalgaları geçip kurtulacağız elbet

Varsın deniz hırçın
Ay karanlık
Yıldızlar sönük olsun
Sıcak buseler
Gecelere gömülsün
Yaşanan yüreklerin sevdası
Işıldayan güleç gözler
Bizi yosun kokan sahile çıkaracak elbet

BABALAR GÜNÜ: AZAD'IN BABASINA

Ahmet Bakır kullanıcısının resmi

 
Artık kâbusunu bile seviyordu gecenin, günün aydınlığına ve arkadaş seslerinin sokaklardaki kalabalığına yeğliyordu.
Bir de, her sabah yastığındaki ıslaklığı annesinden saklamayı, diğer yastıkların ıslaklığını görünce terk etmişti.
Köylülere dışkı yedirildiği, satırlarla gün ortasında insanların doğrandığı zamanlarda, babasını da almışlardı beyaz renkli "Reno"ya bir akşamüstü. Azad henüz yoktu.
Haftalarca haber alınmamıştı babadan, neden sonra görkemini yitirmiş içi boş bir kesekâğıdı gibi fırlatmış atmışlardı evlerinin sokağına, aynı arabadan.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...