Sol, Demokrat ve Aleviler Geleceğe Nasıl Bakmalı?
Herkesin şahit olduğu gibi, Türkiye’de özellikle eğitim görmüş ve kendisini entelektüel sayan sol, Aleviler ve liberaller, gizli ya da açık milliyetçi düşünce yapısını henüz aşmış değiller.
Herkesin şahit olduğu gibi, Türkiye’de özellikle eğitim görmüş ve kendisini entelektüel sayan sol, Aleviler ve liberaller, gizli ya da açık milliyetçi düşünce yapısını henüz aşmış değiller.
DUVAR YAZISI EDEBİYAT KAYINTISI
XVIII
Madde 171: Daniel Pennac’ın Can Yayınları’ndan çıkan “Teşekkür Ederim” eserinde şöyle bir pasaj yer alır: “Ödüllendirilen bir kişinin, ödül töreninde yaptığı teşekkür konuşmasına benzeyen hiçbir yapıt, ödül almaya layık değildir.”
adil okay
BİLYELERİNİ DENİZE ATAN ÇOCUKLA SOHBET
belki bi cesaret,
Belki bi çılgınlık,
Belki bi şiir, belki bi çay.
Olur ya, belki…”[2]
Merhaba, Dostlarım, Kardeşlerim,
Yıllar önce üniversiteden ayrılmak zorunda bırakıldığımda, ayrıldığımın sadece çürümekte olan bir kurum olduğunun farkındaydım.
Aynı düşü paylaştığım sizlerle ise yolum hiç ayrılmayacaktı.
Ayrılmadı da…
Bu düşünce ruhunun karanlıklarında yanıp sönen bir ateş gibi dolaştı. Sonra yerini daha güçlülerine bıraktı:
‘Çok daha kötü günler bekliyor bizi. İyi insanların yardımı daha ne kadar sürecek... Halimizden anlayacak yardım eli uzatacak başka kimsemiz yok!’ diye düşündü. “Bu yoksulluğa daha ne kadar dayanabileceğim?” diye söylendi. İçi titreyerek.
Ve birden içinde bir korkunun, soruyu ona yanlış sordurduğunu anladı. Biraz düşündü, sonra içtenlikle sorulması gerekeni mırıldandı:
Dedem, nenem ve birlikte yaşayan evli üç oğul, bunlardan doğan çocuklarla birlikte, toplam 16 nüfustuk. Dedem ve nenem yaşlı olduklarından ötürü, tarla ve çayırların kontrollerini yapar ve daha kolay işlerle uğraşırlardı. Diğer üç kardeşten en büyüğü, terzi olarak yöredeki köylülere ya aldıkları kumaştan elbise dikerdi ya da eski yırtılmış elbiselere, yeni yamalar yaparak, düşük de olsa aileye önemli bir gelir sağlıyordu. Diğer iki kardeş ise sürekli tarla, çayır ve hayvanların bakımıyla uğraşan rençberlerdi.
kolayca yazıldığını mı sanıyorsunuz?”[1]
Johann Wolfgang von Goethe’nin, “Gökyüzüne çizilmiş resimdir;” Friedrich Hegel’in, “Güzel sanatların en üstünü ve en zor olanı,” diye tanımladıkları şiir -eskilerin deyimiyle- “İnsani bir mefkure”dir; Ahmet Hamdi Tanpınar’a göre, “Saf bir lisan”dır.
“Şiirin sabit bir tanımı yoktur,” denir; “Şiir gökyüzünün sonsuzluğu, denizin engin derinliğidir, ateştir, itirazdır, ütopyadır,” benim için…
Adil Okay
Fotoğraf “Anda Duran” mı Yoksa Durmadan Çoğalan mı ya da Fotoğraf Sanat Ailesine Ne Zaman Katıldı?
BİR TUHAF DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI
‘ARILAR ve ŞAİR’
Şair yine yola düşmüş, bu sefer yolu nereden geçmiş.