Eylül Zamanı

Abdullah Oral kullanıcısının resmi

Eylül Zamanı
Öyle uzak duruyor ki yaşan bizden 
Geceler uyuyor acıların içinde 
Hayat ormanları kurşunlanıyor 
Yıkılmış korkunun kirli yanları 
Kalleş ölüme gönüllü koşuyor çocuklar 
kurşun eriterek körpe yüreklerinde 

Yağmurdan yine eser yok 
Direncin çığlığı yağıyor çağımıza 
Sevdanın isyanın 
Boyun eğmek döneklikti zulme 
Eylülde kanatılmış dağların yüreği 
Eylül yürekliler 
Dökülüp gitmekte namluların içine 

Yılan hikayesi bütün düşler 
Tüketmeye çalışırken acıları 
Başlıyor kanamaya gözler 
Eylül geçiyor kapılardan 

Bakmayın martın baharı örgütlediğine 
Dolu vurmuş dallarına 
Göy ekin biçiliyor şimdi 
Paletler altında kalmış kardelen 

Unuttuk kiloları 
Bir işçi iki baş soğan eder 
Yada üç patates 
Duymak kolay olsa duyardı herkes 
Aç çocukların sesleri tırmalıyor kulağımı 
Şimdi eylül zamanı 
Okşayan ölüm yanakları 

Sen ey baldırı çıplak 
Yaşama duyarsız insan 
Sen kulak asma bunlara 
Sevda türkülerinin söylendiği bir gecede 
Bölünmemişse uykuların 
Yürümemişsen yalın ayak 
Üstüne üstüne korkuların 
Ürkütmemişse direncim 
Ürkütmemişse açlık seni 
Bilemezsin eylülün getirdiklerini 

Bizimkilerde 
Acının baharı yaşanıyor şimdi 
Geriye kalanlar bilir işkencelerden 
Dağları nasıl kuşatılır yalnızlığın 

Yeniden doğurmaya 
Aht etmiş kadınların 
Şarapnel dökülmekte rahimlerinden 
Analar şallarını örtüyor 
Ölü çocukların üstüne 
Dudaklarında paramparça sevdanın çığlığı 
Çıplak namluya sürülmüş ekmek 
Dün gibi taze yarına yüklenmiş acılar 
Kim duyuyor kim görüyor 
Kapılardan eylül geçiyor 

Eylül geçiyor 
Sarkık memeler annenin utancından 
Aç bebenin gözlerinden 

Eylül geçiyor 
Ekmeği çalınmış soframızdan 
İşçi yutan fabrikalardan 
Yorgun iş dönüşünden 

Eylül geçiyor 
Sokaktan mahpustan hücreden 
Tüketildikçe yaşam 
Direniyor insan 
Şimdi eylül zamanı 
Eylül geçiyor kapılardan 

Aldanmayın sakın ha 
Takvimlerin gösterdiği tarihe 
Mayıs temmuz aralık yok 

Şimdi eylül zamanı 
Yaşamın yüreği hançerlenen 
Gençliğin sevdası 
Gelinin tel duvağı 
İşçinin emeği 
Annenin özlemi 
Varlık anlamını yitiriyor her şey 

Yaşayıp yazamadığım şeyler gibi 
Mutluluğun resmini çizmek ne kadar zorsa 
Mutsuzlukta aynı zorlukta 
Henüz yazılmamış türküler misali 
Söylenmemiş sözlerle, öpülmemiş yüzlere 
Otuz marta yazılmış ezgiler okunur şimdi 

Gözlerimde yağmur başımda bulut 
Dağlar uzağında güneşin 
Ne zaman başımı kaldırsam 
Baksam gökyüzüne 
Gözlerime yıldızlar yağar 
O zaman anlarım 
Yıldızlaşmış umutlar 

Şubat 2001

 

Abdullah Oral

 

EYLÜL GEÇTİ 

İhanet içinde yaşanan günler 
Ölüm sessiz gelir geçer kapımdan 
İsyan çığlığında dillerim aman 
Seninde,mi eylül geçti kapından 

Seller gibi coşup çağlayan gelin 
Ak üstüne kara bağlayan gelin 
Sırtında çocuğu ağlayan gelin 
Seninde,mi eylül geçti kapından 

Vurgun i der telef olmasın emek 
Zehrolmuş yoksulun tattığı yemek 
Neden gülüşlerin üşümüş bebek 
Seninde,mi eylül geçti kapından

 

Abdullah Oral

 

Bunları Okudunuz mu?

12/28/2014 - 22:06
06/11/2014 - 23:30
04/20/2014 - 22:49
01/25/2014 - 18:44