Ağ Günlükleri

Biliyorsun değil mi?/ Nurhan ergün

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 bu yüreğin

seni sevdiğini hissettiğin anda soluklanmalısın

 sevdamızı yüreğinde dinlendirmelisin

 geçmişimize gömdüğümüz anılar

 sahipsizliğini haykırmadan

 sana

 bana

 tutkumuzu canlandıracak bir an düşlemelisin

 yan yana geldiğimizde gözlerime bak

 bırak önce duygularımız cilveleşsin

 gözlerin

 gamzeli yanaklarımdan senin için süzülen

 göz yaşlarımdan nemlenmeli

 göz yaşlarımızı silmelisin

 nefesin

 yokluğunda üşüyen yüreğimi ısıtırcasına

 sımsıcak olmalı

kırık kalemler/ hasan gündoğmuş

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Sadece kalemleri vardı ellerinde Halkın Sesi'ni duyurmak için. Zap Suyuna köprü yapanların kuşağından geliyorlardı, Onurlu ve ilkeliydiler. Kalemlerini kırdılar ama satmadılar.
Patron Naci bey bir gün. Tahsin beye rahatsızlığını açar. “Bazı çevreler rahatsız, biliyorsun, Sinan almış başını gidiyor; ona vuruyor, buna vuruyor, ama vurulanlar da bana vurmaya başlıyor. Ne olacak bu gidişin sonu? Bazı geceler uykum kaçıyor.“
Tahsin yutkunur.

Üç Yoldaş/ Musa Kaplan

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 Beyceli’de Ertan Sarıhan’ın akrabalarıyla, Yeldeğen de Hüseyin Cevahir’in beş kız kardeşiyle yapılan hasbihali de bulacaksınız.
Devrimci mücadelenin en fırtınalı dönemine damga vuran bu üç ismin izsürümünü yapan Musa Kaplan, sürecin en yakın tanıklarıyla konuştu ve yazdı…
“Ertan o zamanlar azot fabrikasında çalışıyordu. Sendikal çalışmalar içinde yer aldığı için işten çıkarılmıştı. Benim çalıştığım yerden babasını aradı. Babasına telefonda; ’baba nişanlıma söyleyin beni beklemesin, ben devrimle evlendim’ dedi.”

Yaralı Yonca

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

… Savaş da barış da iki taraflı bir eylem olduğu için, her iki tarafın da bir şekilde mutlaka kendisini göstermesi, tanıtması, anlatması, konuşması lazım ki, savaş bitsin, barış gelsin… Balıkçı ile Karadağ, görsel malzemeyle de süsledikleri bu çalışmada, işte savaşın ve barışın diğer tarafı olan gerillayı, yöneticisi ile örgütü ile sıradan mensubu ile gündeme getiriyor. Hem de kendi doğal mekânlarında. Üstelik kuru siyasi muhabbet yok, canlı, insani, renkli portreler ve anlatım var.

CEJN CEJNA NEWROZ’Ê YE

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Meh meha Adar’ê ye
Li berva biharê ye
Cejna me pir pîroze
Cejn cejna Newroz’ê ye

Dilgeşîya dila ye
Îro cejna gela ye
Tim bikenin kêfxweş bin
Hatina Newroz’ê ye

Keç û xort bi hev re bin
Kole nebin rizgar bin
Bikevin nav govendê
Bireqisin ba hev bin

Şeng û şahî bi lez bin
Dil û can li haj hev bin
Lîlozan jî tev vedan
Newroz’ê de tev şa bin

Welatê me pir geşe
Gelên Kurdan dimeşe
Sîpan ê û Munzur ê
Newroz’a me zehf xweşe

Mehmet Çobanoglu
11.03.2015
Stenbol

Mutluluk Zinciri

Sibel Karakız kullanıcısının resmi

Bir gün görmese özlerdi. İçeriden gelen '”kim o?” sesine, Necla bebeğinin ağzıyla “Biz geldik Zahide Teyzesi”' dedi. Zahide kapıyı açtı. O mavi gözleri kırmızıya karışmıştı. Belli ki gece hiç uyumamış ve ağlayarak sabahlamıştı. Yine de tatlı gülümsemesiyle Necla’yı içeriye buyur etti. "Hoş geldiniz"
Necla telaşlanmıştı, kapının önünde “hoş bulduk” demeden:
"Hayrola arkadaşım, bu halin nedir böyle?" dedi.

BİNLERCE CEFA

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Yanlış olan yola girmeyeceğiz
Şu düzene fırsat vermeyeceğiz
Dört bir yana nice haberler saldık
Biz masmavi günlere gideceğiz

Biz asla oyuna gelmeyeceğiz
Kötü olan her şeyi yıkacağız
Binlerce cefa, kahır, dert çeksek de
Tüm halklarımızla yürüyeceğiz

Gününüz, güneşiniz parçalansın
Sırçadan saraylarınız kalmasın
Halkı sersefil, perişan edenler
Dertlerinize derman bulunmasın

Şu yükü şu dertleri çekemeyiz
Zalimlerin önünde baş eğmeyiz
Ey kurtlar ey çakallar geberiniz
Devrimin kızıl yolundan dönmeyiz

YUHALA ZORBALARI

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Feryatları duyuyor musun?
Olanları bilmiyor musun?
Kış geçmiyor ki bahar gelsin,
Her gün biraz tükeniyorsun.

Bağrına düşen bir sancı mı?
İçine vuran bir acı mı?
Ülkeye hep sis-duman çöktü
Kıyımlardan haberin var mı?

Zalimler, katiller olmasa,
Bağların gülleri solmasa,
Hem çok iyi olur hem de çok
Dünyada kötülük kalmasa,

Devran değil, düzen yıkılsın;
Tüm börtü böcekler sevinsin,
Malumun, hiç zevk-û sefa yok
Apaydınlık yarınlar gelsin.

Çocukluğum/ Zeynep Anne

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Sokakta oturmuş beni dikizleyen şaşkın gözlere inat demir kapıyı aralayıp içeriye geçiyorum.

Etraf sonbaharın tüm izlerini taşıyor. Babamın günlerce uğraş verip diktiği tüm meyve fidanları kocaman ağaç olmuş. Evin boyası hala aynı, duvara kazınmış ismimi görüyorum, sonra kömürlüğün içindeki kırmızı patlak plastik top, hemen yanında kapkara olmuş bir defter içinde benim yazım. Ne çok zaman oldu oysaki ama hala duruyor her bir tarafta izlerim. Hiçbir ayrıntıyı kaçırmak istemiyorum. Heyecanlı bir aşk filmi izlercesine kaptırıyorum kendimi geçmişimin filmine.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.