Ağ Günlükleri

Menemenli Roman hemşerilerim

Nadi Öztüfekçi kullanıcısının resmi

....İşte o her biri 110-130 kilo gelen üzüm çuvallarını arabalardan indiren, kantarda tartılması için kalasla omuzlayıp kaldıran, onların altına tek başına yatıp sırtlayarak tüccarın mağazasında istifleyenler de çoğu kez Romanlar olurdu. Çok zorlu bir işti. Nice yağız roman delikanlısını o ağır çuvalların altında disk kaymasıyla sonuçlanan kazalar geçirmişti. Ömürleri boyunca bel ağrısı çekip sakata düştüklerini biliyorum.  Hele yerel tüccarda biriken üzüm çuvallarının İzmir’deki büyük tüccarlara gönderilmek üzere kamyona yüklenmesi vardı ki resmen bir tehlike ve dehşet gösterisiydi.  Yaklaşık 30-40 cm genişliğindeki kalasların üzerinde ortalama 120 kiloluk üzüm çuvalları sırtlarda taşınarak kamyonlara yüklenirdi. Kamyondaki yük yükseldikçe tehlike büyürdü.

.....

Değer yargısı ve aşk

Sibel Karakız kullanıcısının resmi

Yaşanan istisnaların tekrarlanmaması için, buna karşı çıkmak gerekmez mi? İnsani duygular nasıl da değişiyor. Bunlara karşı gelmem eski kafalılıksa bunu seve seve kabul ediyorum. Yıllar önce şimdilerin çocuk saydığı, 15-16 yaşlarımda, yaşlı bir insanın eniştesiyle evlenmek zorunda kalmasını ve yaşadığı acıları büyük bir ilgiyle dinlemiştim. O hikâyede çok etkilenmiştim. En ince ayrıntısı dahi hâlâ aklımda…

YENİ BİR ERDEM HAREKETİ GEREK

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Erdem, düşmanın dışımızda değil, kendi benliğimizde olduğunu bilmektir.

 Erdem, kör olduğunun, aciz olduğunun, yanı başındakini tüm eksikleriyle kabul etmesini bilmektir. Kendisini yani insanı her şeyin merkezine koyan tutumlardan kaçınıp, ben değil biz, biz değil tabiat ve tüm canlılarla birlikte varız diyebilmektir. Erdem en kötüsü, en âcizi, en çaresizi benim diyebilmektir.

Kasıba

Elnur Resuloglu kullanıcısının resmi

Əylənmək xətrinə araya qoyub

Varlılar çaldılar çəpik kasıba.

Üzünə söydülər, təhqir etdilər,

Varlılar vurdular təpik kasıba.

 

Qara çörək yedi lavaş yerinə.

Hər gün şorba içdi bozbaş yerinə.

Zəhmətlə işlədi, maaş yerinə

Minnətlə verdilər qəpik kasıba.

 

Bir qız sevdi. Nə qız? Güllər butası.

Amma bu sevginin çıxdı xətası.

Elçiləri qovdu qızın atası,

Sevgisi olmadı şərik kasıba.

 

Dostu da olmadı kasıbdır deyə,

Kasıbla dost olmaq ayıbdır deyə,

Boran Fırtınası

Abdullah Oral kullanıcısının resmi

Aç bir çocuk bakışı dağlıyor içimi...
 
İçten içe suskun bir bakış dökülür
Buruk bir yürek sızısı gözlerimden
Parmaklarımın ucu kavgama bağlıyor beni
Sömürülen insanların arasında!
Çoktan kırağı tutmuş yüreğimin alazı…
Anılar çağlayanı çağlıyor içimde
Ayaklarım yorgunu bedenimi!
Taşımaz oldu özgürlüğe

İŞÇİ YOLDAŞ KÖYLÜ KARDEŞ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Madenciyiz, demirciyiz
Çiftçiyiz biz tarımcıyız
Sermayemiz emeğimiz
İşçi-köylü, devrimciyiz

Patron-ağa devletinde
Yıkılası düzeninde
Yoksul haklar çok perişan
Huzur yoktur yeryüzünde

Devrim bizim yüreğimiz
Hiç bükülmez bileğimiz
İşçi yoldaş, köylü kardeş
Yaşasın haklı kavgamız

Çok yücedir birliğimiz
Grev bizim silahımız
Biz direnen işçileriz
Özgürlüktür özlemimiz

İşçi-köylü ordusuyuz
Patronların korkusuyuz
Yıkacağız şu düzeni
Bizler halkın öz gücüyüz

Milyonlarca Aleviyi de tutuklayın!

Erdal Yıldırım kullanıcısının resmi

Yüzlerce yıldan bu yana kin, kan ve intikam üzerine kurulu bir düzeni sürdüren Emevi zihniyetli Selçuklular, Osmanlılar ve günümüzdeki iktidarlar, harami saltanatlarına karşı yükselen her sesi, her muhalif duruşu, her farklı kimliği, farklı inancı, baskı, sindirme, işkence yaparak, ya da zindanlara doldurarak, zaman zaman da öldürerek ortadan kaldırmak istediler. Son oniki yılda iktidarda olan AKP de aynı dindar ve kindar zihniyeti, özellikle de din ve dindarlık argümanını kullanarak sürdürüyor.

KALBİM DERİN SANCIYOR

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Şu son güneş batmadan
Yaz gülleri solmadan
Dağlara kış gelmeden
Al beni buralardan

Köprüler yıkılmadan
Şu yollar kapanmadan
Nefesim tükenmeden
Al beni bu dumandan

Yaralarım kanıyor
Kalbim derin sancıyor
İçimde burukluk var
Gözyaşlarım durmuyor

Al beni götür beni
Kahır hep yıktı beni
İçimde bir özlem var
Ateşi yaktı beni

Hiç saray, köşk istemem
Ben sevmeden edemem
Felek çekil başımdan
Canlarım var gelemem

Mehmet Çobanoğlu
30.01.2015
İstanbul

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.