
Basit bir tabir olarak bu şekilde söylenebilir.
Çoğu kişi vefa konusunda pas geçebilir. Umurunda değildir kimse, hatta en yakınındakileri bile! “Aman! Bane ne yahu! Beni sormayanı ben de sormam!” diyebilir.
Bu durum; bir nevi kişinin vefasızlık sonucu oluşabilecek olumsuz psikolojiye karşı kendisini korumasından başka bir şey değil bana göre.
Bir düşünün bakalım insanı kim üzer? Ve ne üzer?
En sevdikleri değil midir? En değer verdikleri değil midir insanın canını acıtabilecek?
Kişi, kendisini üzebilme, canını acıtma lüksünü sevdiklerinden başka kime verebilir?
Hiç kimseye…
Başka hiç kimseye bu lüksü vermemiştir insan.
Sonunu bile bile...
Vefa konusu açmaya görün, size katılmayan kimse kalmaz.
Kendileri de sizin gibi vefa konusunda şikâyetlerini, sitemlerini dile getiriverir;
“Çok haklısın! İnsanlar ne de çok vefasız olmuş… falan filan,” gibi lafları duyabilirsiniz.
Sanki şu an duyuyorum da… Konuştuklarına bakacak olursanız, bu kişiler pek bir vefalı.
Peki, gerçekten öyle mi?
Bana göre tabii ki de değil!
Vefasızlıklarını, vefa konusundaki sitemlerinize katılarak örtbas etme çabası içindedirler. Peki burada sizlerle paylaşmak istiyorum… Beni tanıyanlar olarak lütfen bu konuda vefasızsam eleştirin, yorum yapın. İnanın buna darılmam, küsmem hatta teşekkür bile ederim. Bekliyorum...
Sizce çok şey mi istiyor insan vefa konusunda? Arada bir hatırlanmak ne kadar güzel bir duygudur oysa değil mi? Ne kadar güzel duygu…
Telefonunuz çalıyor, bakıyorsunuz uzun zamandır görüşmediğiniz sevdiğiniz bir isim. Hemen “Yes” tuşuna basıp o sıcacık “Merhaba” sesi ile içinizin ısınması gibi var mı? Ne dersiniz ya da güzel bir sürpriz mesaj içimizi ne kadar ısıtacaktır?
Arama işini geçelim, önemli değil. Peki 1 mesaj atamaz mı insan? Atamaz mı, yahu, ne dersiniz? Çok affedersiniz birden çok samimi kelimeler kullanmaya başladım. Yahu mahu gibi… Vefa veya vefasızlık devreye girdi mi ben birden kendimi kaybediyorum.
Telefonunuzun mesaj sesi ötüyor bu defa da:
İçinizden; ‘Ulan yine herhangi bir markanın ya da bankanın/GSM operatörünün mesajıdır,’ derken, ekranda uzun zamandan beri görmediğiniz, hep arzuladığını isimden mesaj geldiğini görüp yüzünüzde oluşacak o tebessümün, o sevincin, o hatırlanmış olmanın verdiği mutluluğu neden çok görürsünüz? Siz de istemez misiniz? Ama burada gerçekçi olalım! Gerçek duygularımızı yansıtalım, ben içimdekileri sizlerle paylaşmaya başladığımdan inanın daha rahatım. Siz de deneyiniz.
Vefasızlıklarla kuşatılmış insan. Vefasız, niye arayıp sormuyorsun? dediğiniz zaman, her zaman muhakkak ama muhakkak hep geçerli bir sebepleri vardır.
Geçen gün akşam bir TV kanalında çok duygusal bir dizide şu cümle kuruldu ve çok hoşuma gittiği için paylaşmak istedim:
“Bu insanlar geride kalanları hiç düşünmezler mi? Sizlere soruyorum bir daha düşünün. Ben haklı ve kazanan tarafım… Ya siz…? Arkadaşlarımız yanımda!”
Değer veriyorum arkadaşlarıma, dostlarıma, kara dutuma, seviyorum kara kızlarımı, sarışın meleğimi, çikolata yıldızımı gibi benim için gerçekten çok önemlisin gibi cümleler kuruyorum ben, peki siz bu ve benzeri cümleler kurabilir misiniz? Bence kuramayacaksınız, sonra da müthiş bir vefasızlık örneği sergileyeceksiniz.
Olacak iş mi bu?
Bu durumda “Vefa nedir merak ediyor insan!”
Ali Cemal Türkmen







Yorumlar
Konuya hakimiyetin metin
Konuya hakimiyetin metin insana kendini sorgulatıyor.
Ben vefalı mıyım? sorusunu okuyucuya kendine sormaya mecbur hale getiriyor. Çok değerli bir makale.
Teşekkür ederim
Teşekkür ederim