Güncel

Türkiye Muhalefeti ile Fransız "Sarı Yelekliler" Farkı

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
kadar hepsinin siyasal felsefesi, bilim dışı duygusal ve devlet endekslidir. Mevcut muhaliflerin yüzde doksanı devletle aynı paralelde, Türkik İslamik ulus üstünlüğü, devletçi paternalizm, taklitçilik, şovenizm ve demokrasiyi oy kullanmakta anlamaktır. 

Yeniden Haykırabilmek: “Yerimiz Mutfak Değil, Dünya!”[1]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

zamanın geçmesi yetmez.”[2]
 
Çok canımız yanmıştı… Gencecik bir kız… Üniversite öğrencisi üstelik… Gazetelerdeki, ekranlardaki o ışıl ışıl gözleriyle gülümsüyor bizlere. Hayat dolu, umut dolu.
Güpegündüz, okul çıkışı bindiği minibüs şoförü tarafından kaçırılmış, tecavüze uğramış, öldürülmüştü.

Hiçleştirilme Kaygısından Öfkeye Sarı Yelekliler[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

örnek olmanla değişir,
görüşlerinle değil.[1]
 
Fransa bu kez de Sarı Yelekliler’in başkaldırısıyla çalkalanıyor.
Denilebilir ki, neo-liberal yıkımın yol açtığı kemer sıkma saldırganlığına karşı, ezilenlerin ayağa kalkmaktan başka hiçbir çaresinin kalmadığı tabloda başkaldırı ne yerküre ne de Fransa için “yeni” ve sürpriz değil.

68 Hareketi, Mayıs(ımız), Kaypakkaya Ve 1971

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Mayıs(ımız)
1971’in Özelliği
 
İbrahim Kaypakkaya
 
Yaşıyor(Lar), Yaşayacak(Lar)
 
“Ne geçmiş tükendi ne yarınlar
Hayat yeniler bizleri.”[1]
 
50 yaşındaki ‘68 Hareketi, ‘71 çıkışı ile Mayıs(ımız) ve İbrahim Kaypakkaya gerçeği, -içerdiği müthiş tarihsel önem nedeniyle!- üzerinde hassasiyetle durulup, irdelenmesi gereken bir başlıktır.

Mahalli Seçimler ve İlkesizlikler

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Seçme ve seçilme hakkı, insanların daha adaletli yönetilmesi için, Yunanlı materyalist felsefecilerin dünya insanlığına bir armağanıdır. Ne hazindir ki, her seçme ve seçilmenin demokrasi olmadığı, hatta demokrasi adına namussuzluk yapıldığı durumlarla karşı karşıyayız.
Seçme ve seçilmenin bir toplum ya da ülkede gerçekten demokratik olması, her şeyden önce evrensel insan haklarının kabul edilerek, bunun anayasada yer alıp uygulanmasına bağlıdır.

“Kadınlar İçin Olabilecek En Kötü Alaşımın Ortasındayız” [*]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

diyerek hiçbir şey yapmamak
kadar büyük bir yanlış yoktur.”[1]
 
Serpil İlgün (Sİ): Söyleme bakılırsa kadına yönelik şiddet konusunda bilinç yükseliyor, “farkındalık” artıyor, “duyarlılık” gelişiyor vs. ancak kadın cinayetleri, şiddet, taciz ve tecavüzler arttığı gibi daha da vahşileşiyor. Farkındalık gelişip bilinç yükseliyorsa kadına yönelik şiddet neden azalmıyor?

Kapitalizm, Ekolojik Yıkım Ve Marksizm

Temel Demirer kullanıcısının resmi

I.1) Sürdürülemez Kapitalist Yıkım
I.2) Tükeniş, Yok Oluş Güzergâhı
I.3) Meselenin Nedeni
II) Durum(Umuz)
II.1) Devlet(İn) İcraat(lar)ı
II.1.1) HES
II.1.2) CERRATTEPE
II.1.3) Yeşil Yol
II.2) İtiraz Ve Direniş
III) Marksizm Ve Ekoloji
III.3.1) Hatırlayın, Hatırlatın!
III.3.2) O Hâlde?!
 

ÖLÜLER DİRİLERDEN ÇALACAK [1]

Savaş Erdoğan kullanıcısının resmi

 

 Çöpler darmadağınık, hapçılar gece kulübünün önünde. Sarhoş kadın ve erkekler, pazarlık ediyor. Esrar kokusu beynime vuruyor hafiften. Arabada “ölüler dirilerden çalacak” şarkısı çalıyor, tekrar tekrar. Polisler köşede, polisler mutlu. Biri bana ters ters bakıyor, üstümde kafamı örten kapüşona takılıp. Tinerciye 40 yaşlarında bir kadın çantayı yapıştırıyor. O umursamıyor. “Abla şarap parası,” diyor cebindeki şişeyi saklamadan.

Dört Günlük “Bi Şey”

Temel Demirer kullanıcısının resmi

“Bilincimizi giderek damarlarımızda dolaşan kanın rengine ve gözyaşlarımızın tuzuna bulaştırdık, bu da yetmiyormuş gibi gözlerimizi içimize dönük birer aynaya dönüştürdük, sonuçta gözlerimiz, ağzımızla yadsımaya çalıştığımız şeyleri çoğu zaman hiç sakınmadan gözler önüne serer hâle geldi,”[2] diye tarif edilmesi mümkün olan bir ufukta; Miguel de Unamuno’nun, “Gözle görülen evren, kendini-koruma içgüdüsüyle yaratılan evren, çok dar geliyor bana.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Güncel beslemesine abone olun.