Bir Başka Kemal Özer
Atılmış bir kâğıt üstünde değil yüzleriniz
saklanmış bir kağıt üstünde
saygıyla dörde katlı.
Atılmış bir kâğıt üstünde değil yüzleriniz
saklanmış bir kağıt üstünde
saygıyla dörde katlı.
Parti ilkesi, yönetim kadrosu ile tabanı arasında hem yaşamsal, hem de düşünce bakımından birbirine tamamen zıt tek parti CHP'dir. Bu düşünceyi kanıtlayacak o kadar örnek var ki, hepsi sıralansa sayfalar yetmez.
CHP'nin kurucuları ve yolunu devam ettiren üst düzey yönetim kadrosunun büyük bir çoğunluğu, sınıfsal olarak kendilerini yukarıda gören yükseklik kompleksine sahip, “Bürokratik Oligarşik Burjuva Sınıfıdır.”
Zaman her şeyin ilacıdır fikri eskiden, çok eskiden her derde ilaç olmuş mudur, olmamış mıdır ayrıca bir muamma olmakla birlikte, şurası bir kesindir ki, her şeyin bu kadar gelişkin olmadığı dönemlerde bazı karanlık olguların zaman sürecinde gelişerek açıklık kazandığı bir gerçektir. Ama, öte yandan geçen bu zamanın her derde ilaç olduğu yine de kesin bir bilgi değildir. Çünkü zaman dizginlenemeyecek kadar akıp giden bir süreç iken, içinde geçen işler, olaylar, düşünceler, duygular da hiç durmadan gelişip, değişiyor.
Fakir Baykurt’la ilk tanışmam Hollanda’ya geldiğim 1985 yılında bir toplantıda olmuştu. Kitaplarını okumuş, ama o güne kadar kendisiyle karşılaşmamıştım. Fakir Baykurt, bir grup arkadaşla çıkarttığımız Sesimiz gazetesi için söyleşi yapma isteğimizi bir kez geri çevirmiş, bir söyleşimizde de beklentilerimizi karşılamamış olmalı ki, bir arkadaşımız gazetede, “Kitapları okunması gereken, ama dinlenmesi gerekmeyen bir yazar” gibi bir cümle kullanmıştı onun için.
“Kusura bakmayın Doktor Bey benim de çalışmalarım var, kendimi yazılarıma vermem gerekli,” diyerek telefonu kulakları tırmalayan o çığırtkan ses tonuna rağmen sesli halde açık tutarak masamın üzerine koyup o anki yazıma konsantre olarak yazmaya devam ederdim…
Çok ama çok sonra öğrendim… Meğerse Sırtlan, Paris’te tanıdık çevrelerden Kendal Nezan ile akraba olduğumuzu, onunla birlikte Kürt Enstitüsü’nü kurduğumuzu, ama daha sonraki yıllarda yollarımızın ayrıldığını öğrenmiş. İşte bu yüzden hep Kendal’e saldırı içerikli hikayeler anlatırdı:
küçük işlere tutunan ve daha büyük olanların
peşinde koşan küçük insanlarla dolup taşabilir.”[1]
Bir kez daha seçimin eşiğindeyiz. Ve bir kez daha hem muhalefette hem de sosyal medyada bir öfori… “Bu kez oldu! Bu kez düştü düşüyor! AKP (ve reisi) bu kez gidici…”
Bu iyimserliğin hayatta karşılık bulmasını en çok isteyenlerdenim, emin olun.
anlamayan düşünceler,
sadece onlar gerçektir.”[2]
Söze şunu vurgulamakla başlamalı: Liberal ahlâk kuramının varsaydığı, tüm zamanlar ve tüm insanlar için geçerli, tekil, bütüncül bir “etik” tasavvuru, bir yanılsamadan ibarettir.
Bu önermeye ilişkin uzun uzadıya tartışmalara girişmek -hele ki siz felsefeciler karşısında- antropoloji çıkışlı biri olarak benim haddim değil. Ama yine de sözlerimi açımlamak durumundayım.
İsa’nın yeri tımarhanedir, tarih değil.”[1]
Her şeyden önce siyasetin ciddi bir bilim dalı olduğu gerçeğinden hareket edilmelidir. Siyasette yönlendirici, ön açıcı ve yönetici olmak isteyen her insan, iyi bir yüksek eğitimle birlikte, genel kültürünü derinlemesine tamamlamış olması birinci şarttır.
Tek başına bu da yeterli görülmeyip, doğru ve gerçek siyasi misyon almak isteyen kişi, başta kendisi ve ailesi olmak üzere, birlikte hareket ettiği tüm insanları, maddi manevi açıdan mütevazi bir yaşamla, özü sözü bir olarak bunu kanıtlamalıdır.
I.1) ASYA-PASİFİK PARANTEZİ
I.2) UKRAYNA’DAN TİCARET SAVAŞI’NA
II. AYRIM: SÜRDÜRÜLEMEYEN -KAPİTALİST- KRİZ
II.1) DURUM
III. AYRIM: KAPİTALİST BARBARLIK EVRENİ
III.1) EŞİTSİZLİK
III.2) ZENGİNLİK
III.3) YOKSULLUK
III.4) SİLAHLANMA
III.5) VAHŞET KARELERİ
III.5.1) ÇOCUK…