Güncel

Muzaffer Baykurt’un anısına/ Cem DUMAN

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Fakir Baykurt’la ilk tanışmam Hollanda’ya geldiğim 1985 yılında bir toplantıda olmuştu. Kitaplarını okumuş, ama o güne kadar kendisiyle karşılaşmamıştım. Fakir Baykurt, bir grup arkadaşla çıkarttığımız Sesimiz gazetesi için söyleşi yapma isteğimizi bir kez geri çevirmiş, bir söyleşimizde de beklentilerimizi karşılamamış olmalı ki, bir arkadaşımız gazetede, “Kitapları okunması gereken, ama dinlenmesi gerekmeyen bir yazar” gibi bir cümle kullanmıştı onun için.
 

Sırtlan 2

yekta uzunoğlu kullanıcısının resmi

 “Kusura bakmayın Doktor Bey benim de çalışmalarım var, kendimi yazılarıma vermem gerekli,” diyerek telefonu kulakları tırmalayan o çığırtkan ses tonuna rağmen sesli halde açık tutarak masamın üzerine koyup o anki yazıma konsantre olarak yazmaya devam ederdim…
 
Çok ama çok sonra öğrendim… Meğerse Sırtlan, Paris’te tanıdık çevrelerden Kendal Nezan ile akraba olduğumuzu, onunla birlikte Kürt Enstitüsü’nü kurduğumuzu, ama daha sonraki yıllarda yollarımızın ayrıldığını öğrenmiş. İşte bu yüzden hep Kendal’e saldırı içerikli hikayeler anlatırdı:

Öforinin ortasında, unutulmaması gerekenler…[-]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

küçük işlere tutunan ve daha büyük olanların

peşinde koşan küçük insanlarla dolup taşabilir.”[1]

 

Bir kez daha seçimin eşiğindeyiz. Ve bir kez daha hem muhalefette hem de sosyal medyada bir öfori… “Bu kez oldu! Bu kez düştü düşüyor! AKP (ve reisi) bu kez gidici…”

Bu iyimserliğin hayatta karşılık bulmasını en çok isteyenlerdenim, emin olun.

Kapitalizmin kendini imhası: Neolibarlizm[1]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

anlamayan düşünceler,
sadece onlar gerçektir.”[2]
 
Söze şunu vurgulamakla başlamalı: Liberal ahlâk kuramının varsaydığı, tüm zamanlar ve tüm insanlar için geçerli, tekil, bütüncül bir “etik” tasavvuru, bir yanılsamadan ibarettir.
Bu önermeye ilişkin uzun uzadıya tartışmalara girişmek -hele ki siz felsefeciler karşısında- antropoloji çıkışlı biri olarak benim haddim değil. Ama yine de sözlerimi açımlamak durumundayım.
 

Türkiye Siyasetindeki Yalanı Anlamanın Zorluğu

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Her şeyden önce siyasetin ciddi bir bilim dalı olduğu gerçeğinden hareket edilmelidir. Siyasette yönlendirici, ön açıcı ve yönetici olmak isteyen her insan, iyi bir yüksek eğitimle birlikte, genel kültürünü derinlemesine tamamlamış olması birinci şarttır.
Tek başına bu da yeterli görülmeyip, doğru ve gerçek siyasi misyon almak isteyen kişi, başta kendisi ve ailesi olmak üzere, birlikte hareket ettiği tüm insanları, maddi manevi açıdan mütevazi bir yaşamla, özü sözü bir olarak bunu kanıtlamalıdır.

Krizin, Savaşın, Vahşetin, “YDD”si

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

I.1) ASYA-PASİFİK PARANTEZİ
 
I.2) UKRAYNA’DAN TİCARET SAVAŞI’NA
II. AYRIM: SÜRDÜRÜLEMEYEN -KAPİTALİST- KRİZ
 
II.1) DURUM
III. AYRIM: KAPİTALİST BARBARLIK EVRENİ
 
III.1) EŞİTSİZLİK
 
III.2) ZENGİNLİK
 
III.3) YOKSULLUK
 
III.4) SİLAHLANMA
 
III.5) VAHŞET KARELERİ
 
III.5.1) ÇOCUK…
 

Çekoslovakya’da komünizmin yıkılışına tanıklık etmek

yekta uzunoğlu kullanıcısının resmi

70’li yıllarda, henüz üniversite öğrencisi iken tanıdığım ve faaliyetlerine katıldığım insan hakları savunucusu grup Harta 77 mensupları (grup 700 kişi civarındaydı ve içlerinde tek yabancı bendim) bir anda devletin en kilit noktalarına gelmişti. V. Havel Cumhurbaşkanı, Jan Ruml Çek İçişleri Bakanı, okul arkadaşım Dr. Petr Cermak Federal (Çekoslovakya) İçişleri Bakanı olmuştu, vs. vs. Bu insan Hakları savunucularının hepsi devlet tecrübesinden, siyasi bilimlerden yoksun devlet ekranı oluvermişlerdi.

İsrail - Filistin Düşmanlığının Tarihçesi

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Orta Doğu ve Müslüman toplumların çoğunluğu, siyasette tarih bilimi yerine, her zaman etnik ve din milliyetçiliğine dayanan duygusallıkta çözüm arayan bir özelliğe sahiptirler.
Bu mantığı İsrail - Filistin ya da Yahudi - Arap, Kürt -Türk, Fars - Kürt, Müslüman olan olmayanlar arasında, yaşanan çatışma ve anlaşmazlıkların bitmemesinden anlıyoruz.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Güncel beslemesine abone olun.