Öykü

Selo

Gülefer Cambaz Savran kullanıcısının resmi

Kampın dışına birlikte çıktık. Denizle ormanın iç içe geçtiği bu saklı koyda bir süre ağaçların arasından yürüdük. Sahile yaklaştığımızda Lili Marlen Türküsü karşıladı bizi. Ardından Ahmet Kaya’nın sesini duymak hüzünlendirdi beni. ”Hoşça kal iki gözüm” diyordu melodide. Ağaçların dallarını denize dokundurduğu o küçük koyda oldukça eskimiş olan beyaz bir karavan ilk dikkatimi çeken şey oldu. Biz yaklaştıkça o aracın uzun yıllardır yerinden kıpırdamadığını fark ettim. Lastikleri yarıya kadar toprağın içine gömülü ve etrafında ağaç dalları boy vermiş. Yüksek sesle türküye eşlik ediyordu.

Heykeller

Muzaffer Oruçoğlu kullanıcısının resmi

Kurtarıcı İsa Heykeli'nin dibindeki güvercine yem vereyim derken, heykel üzerime yıkıldı. Kollarını iki yana açan, otuz metrelik o dev düşüşten kafamı kıl payı kurtardım, soluk soluğa koştum. Yönü ve tiyneti bulanık, serkeş bir uğultunun içinde buldum kendimi. Kalemlerini pazara ve kargaşaya kaptıran bir yığın türedi yazarla binlerce Volgogratlı insan, 27 metrelik Lenin heykelinin boynuna geçirdiği zinciri çekiyordu. Ne olduysa zincir koptu birden, boynuma dolandı. Soluğum kesildi, kalbim daraldı.

Necat'ın Böreği!

Necat Orhan kullanıcısının resmi

Bir dilim ekmeği ile katık edeceği dolabını açıp baktığında maalesef hafta sonu alışveriş etmediğinden ne peynir ne de başka bir şey bulabildi. Yıllarca dolabında sakladığı -kendi ürettiği- zeytinlerden birkaçı ile de akşamı atlatacağını düşünmüş olacak ki, zeytinleri çıkardı, yanına bir de domates doğrayarak masaya yerleştirdi, sonra ekmek sepetinden plastik torbaya sarılı ekmeğini çıkardı, çiçeklendiğini görünce, “neyse” deyip, “ben de ekmeğim yoksa börek yapar yerim” diye mırıldandı.

NUMARALI ROBOTLAR/ ALİ RIZA AKSIN

Ali Rıza Aksın kullanıcısının resmi

Cıvıl cıvıldı sınıf. Kızlar, ayrı oturur, ayrı takılırlardı. Her birimizin gözüne kestirdiği, ‘’Benimdir’’ dediği biri vardı ki, benimkisi Elif’ti. Tatlı mı tatlıydı. O da bunu anlamış olmalı ki, elini çukurca açar, kardeşlerimden fazlasıyla aşırdığım, üzüm ve fıstıklarımdan az sızdırmazdı. Hangi kızın hangi oğlana ait olduğunu bilir, ona göre davranırdık. Tartıştığımız da olurdu ama bundan kızın bile haberi olmazdı.

Benim adım DUYGU!

Gülefer Cambaz Savran kullanıcısının resmi

 Bu uzun boylu, iri yapılı kadını nereden tanıdığım aklıma gelmiyordu, çıkaramıyordum. Soruyu tekrarladı: "Sizi bir yerden tanıyorum fakat çıkaramadım." Zihnimde aniden bir ışık yanar gibi oldu ve ağzımdan çıkmış bulundu: "Apo sen misin?" Gülümsedi bu kocaman gülüşü ve simsiyah gözleri unutmam mümkün değildi aslında.
O hep farklıydı diğerlerinden. Çalıştığım atölyeye ilk geldiğinde annesinin elini sıkı sıkı tutan ürkek bir çocuktu.

Gelinlik çok yakışmış ona

Sıdıka Yakşi kullanıcısının resmi

Kendine bir eş seçmiş olması bile bir mucize.

Demek ki dış görünüşe aldırmayan, onun ruhunda bir takım güzellikler gören bir eş adayı buldu kendine.

Asıl olan da budur zaten. Ruhun güzelliğidir. Ama göremez çoğu kimse. Dış görünüşüne göre değerlendirir karşısındakini. Hele de bazı çevreler giydiği kıyafetin markasına bakarak değerlendirir karşısındakini. Evinin eşyasına bakarak değerlendirenler de gördüm.

Bazısı da pis ya da temiz oluşuna göre değerlendirir karşısındakini.

Bazısı da eğitimine göre davranır.

Ayla

Sıdıka Yakşi kullanıcısının resmi

Kendi kızı da mutlu değildi eşiyle. Sık sık gelip, "Ben daha fazla dayanamayacağım bu duruma. Anne ben boşanacağım Ayhan'dan. Ayhan istemiyor boşanmamızı" diyordu.

Kadıncağız üzüntüsünden kahroluyordu. "Kızım boşanıp da ne yapacaksın? Buraya gelsen babanın kahrını çekebilecek misin? Ayhan babandan daha iyidir. Kusursuz kimse yoktur evladım. Sabret. Kocandır. Bak evladın var." deyip kızını ikna edip kocasının evine tekrar yolluyordu.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Öykü beslemesine abone olun.