Öykü

Bir hata bin emeği götürür

Sibel Karakız kullanıcısının resmi

1989 yılında Bulgaristan’dan Türkiye’ye gelen serbest göçmenlerin arasında yeni evli bir çift olan Sabahattin Bey ve Hasibe Hanım da bulunmaktaydı. O dönemde göç edenlerin büyük bir bölümü daha önce Türkiye’ye göç eden akraba veya komşularının yoğun olduğu bölgelere kendi imkânları ile yerleştiler. Sabahattin ve Hasibe Bursa'ya yerleştiler. Akrabalarının desteği ve yanlarında getirdikleri bir miktar nakitle küçük bir ev kiraladılar.

küçük kız sevgi kokar

Sibel Karakız kullanıcısının resmi

Zaman akıp gitmişti. Gece yarısını çoktan geçmişti. Okumayı çok severdi; kâh gazete, kâh kitap ne bulursa okumaya bayılırdı. Kim bilir belki de kitap okumanın yasak olduğu o yetmişli yıllarda, okumak ona daha cazip geliyor da olabilirdi. Haksızlık etmemek lazım, dayısının evinde yaşayan Küçük kız, dayısının da gece geç saatlere kadar gazetelerini okumayı bitirmeden uyumamasından etkilenmiş de olabilirdi.

Herkes uyumuştu çoktan.

Nermin ve Kemal'in AŞKI

Sibel Karakız kullanıcısının resmi

 Liseyi bitirdiği yıl, Trabzon'da bir üniversiteyi kazandı. Sevincini annesiyle paylaşmak istedi. -Babasını iki yıl önce kaybetmişti.- Yedi kardeşten en büyüğü ve de annesinin ilk göz ağrısıydı. Annesi ona çok düşkündü. Kocasının ölümünden sonra bu daha da yoğunlaştı. Kemal koşarak üniversiteyi kazandığını gösteren belgeyi annesine gösterdi: 

LİSEDE BİYONİK ZEKÂ, ŞİMDİ EV KADINI

Sibel Karakız kullanıcısının resmi

Gözleri ağlamaklı oldu. Yanındakini tanıştırdı:
 "Eşim" dedi Tülay. Tokalaştık. Ben de kendimi tanıttım.
“Nasılsın arkadaşım?” dedim.
“İyiyim.” Dedi Tülay.
“Ya sen?”
“Ben de iyiyim.”
“Çoluk çocuk var mı?”
"Bir kızımız, bir de oğlumuz var.”
"Ne iş yapıyorsun?"
 "Çalışmıyorum, evde çocuklarımla ilgileniyorum"

ŞEYTANIN EN ÇOK SEVDİĞİ ŞEY KİBİRDİR!

Sibel Karakız kullanıcısının resmi

Ailelerinin durumu orta halliydi. Öyle her düğün için başka başka elbise alamazlardı. Bir yakınlarının düğünü olsa Selma Aysel'den, Aysel de Selma'dan elbise isterdi. Hatta ayak numaraları aynı olduğu için ayakkabılarını bile değiş tokuş ederlerdi. Birbirlerine iltifatlar yağdırırlardı. Evlerinin önündeki bahçeye oturup çeyiz yaparlardı. En güzel dantellerden örtüler örer bir köşelerine de sevdiklerinin baş harflerini nakşederlerdi. Sonra o harfleri birbirlerine gösterip kıs kıs gülerlerdi.

Babam Tütün Kokardı

Gülefer Cambaz Savran kullanıcısının resmi

 O, düşük omuzları ve kederli yüzü ile ağır adımlarla yukarı çıkarken bütün merdivenleri tütün kokusu sarardı.

Çocuk heyecanımı durduramaz koşup ona sarılmak isterdim. Her defasında eliyle “Dur” işareti yapar, ben biraz kırılgan, biraz sabırsız yanımdan geçişini izlerdim.

Saatler öncesinden odun ateşinde ısıtılırdı termosifonun suyu.
—Hoş geldin, derdi annem 
—Hoş bulduk. Suyu hazır ettin mi?
—He, hazır sen yukarı çık hele.
—Bu kılıkta içeri girmeyi istemediğimi biliyorsun, üstüm başım ter ve tütün kokuyor.

Kan donması

Muzaffer Oruçoğlu kullanıcısının resmi

Filistinli karısını ve kızını getirememenin verdiği acı ve endişeyle mırıldanıp duruyor.

"Bundan sonra roman yazabileceğimi sanmıyorum. Gazze bana, Nazi uçaklarının ve kara birliklerinin gerçekleştirdiği Varşova yıkımını anımsattı. 340 hektarlık alana tıkış tıkış sığınan Varşova Gettosundaki 500 bin Yahudi’nin durumunu görür gibi oldum. Oradaki ünlü Yahudi direnişini ve sokaklardaki cesetleri görür gibi oldum. Kanım dondu."

Mutluluk Zinciri

Sibel Karakız kullanıcısının resmi

Bir gün görmese özlerdi. İçeriden gelen '”kim o?” sesine, Necla bebeğinin ağzıyla “Biz geldik Zahide Teyzesi”' dedi. Zahide kapıyı açtı. O mavi gözleri kırmızıya karışmıştı. Belli ki gece hiç uyumamış ve ağlayarak sabahlamıştı. Yine de tatlı gülümsemesiyle Necla’yı içeriye buyur etti. "Hoş geldiniz"
Necla telaşlanmıştı, kapının önünde “hoş bulduk” demeden:
"Hayrola arkadaşım, bu halin nedir böyle?" dedi.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Öykü beslemesine abone olun.