
"ellerini götürdün sokağa
yalnız ellerin vardı
karnın açtı, üstün açıktı
ekmeğin suyun harcın
hiçbir şeyin yoktu
bit koku sarmıştı seni
tasın da bakracını yarmıştı
yalnız ellerin vardı
yalnız ellerin…
şurada evler var kiralık
boş evlerdir onlar ötede
dumanı tüten halis evlerdir
yalnız memura çalışan
fakire küsen boş evlerdir onlar
içinde bir keder bir yaslık
o evlerdir insan tanımazlık
bak geçiyor fakirlik treni
koskocaman Anadolu’nun iç çeperinden
vergiler geliyor peşinden
boğazlar yine tıklım tıklım doluyor
yine açsın, yine kravatsızsın
beyaz değilsin hiç olmadın ki
gerçi mavi bile sayılmazsın ya
sen uluorta bir meczup
tüm bakışınla bakışlardan irkiliyorsun
Allah’a secde edişin bile izlenir
ki aylaksın,
ayak tabanlarını sürtersin kendin
asfaltlar bile irkilir bir başka kıştan, borandan
ortada ölümü içen, sokak giyensin
son fotoğrafınla ölüme açlığa gidensin
sen, sen, sensin
artık durup dua etmelisin
şükür etmelisin
ve yalnız Allah’tan istemelisin
yalnız Allah’tan."







Yorumlar
Doğruya iyiye uzansın
Doğruya iyiye uzansın elleriniz
hiç solmasın gönlünüzdeki gülleriniz