ÖYKÜLER

Annemin örgüleri

Savaş Yadırgı kullanıcısının resmi

Gaz lambasının ölgün ışığında çocuk ağlamaları yükselir. Çocuk annesinin paçalarına sarılıp ağlar. Bilir açtır. Diğeri kucağında, döşüne bastırır. Bir de üstüne gebedir annem. Adam yok, dağda. Şeker yok, torbada yok. Ekmek, iki gündür bitmiş. Katık, yok. Mutfak iki tabak, bir tas, bir testi. Tam takır. Yer demir gök bakır.* Açtır. Açtır çocuklar. Gözü yollarda geldi gelecek kocası. Gelmez. Özler. Bir gelir kocası, iki gelmez.
 

Bir Yarım

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Telefonum çaldı. Rıza abi arıyordu. “Bir şebeke buldum. Benim oğlanı adrese teslim ettiler. Anlayacağın çok sağlamlar. Kontörüm bitmek üzere, Pasaport Vapur İskelesi’nin oradayım, gel.”
O heyecanla otobüse bindim. Konak’ta indim. Oradan da Pasaport Vapur İskelesi’ne kadar yürüdüm. Rıza abi bir tabureye oturmuş, keyifle çayını yudumluyordu. Beni görünce, garsona el etti. Bir çay işareti yaptı. Boş bir tabureyi ayağıyla altıma itti. Oturdum. Çaydan sonra, bir iş hanının üçüncü katına asansörle çıktık. Bölmelere ayrılmış bir büroya girdik. Selamlaştık.

Nemrud’un Kızı Zilhan

yekta uzunoğlu kullanıcısının resmi

”Odayı saran odun kokusu
dışarıda çiseleyen bir yağmur
sıcak bir çay ve
aklımda çocukluğumdan kalma bir masaldı annem.”
 
 Üzerleri annemin el emeği kanaviçe işli yeşil yapraklı kırmızı çiçekler bulunan beyaz örtülerle süslü yastıkların konduğu kırmızı sedirlerin bulunduğu oturma odamızın tabanını da, tamamen kaplayan büyük kırmızı nakışlı yünden bir halı, geleneksel bir düşkünlükle bağlandığımız kırmızı rengin ısıtan sıcaklığını ruhumuzda duyururdu.

Boşa giden yıllar /Yaşar Çiçekdemir

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Bakanlığın kararı kabul edilir türden değildi. Kendi geçimini kendi temin eder konumundaydım. Devlet kasasından herhangi bir ödenek almıyordum. Parazit olarak yaşamıyor, alın terimin karşılığını yiyordum. Devlete, kazandığım paranın her kuruşunun vergisini de aksatmadan ödüyordum.

Seher/ Selahattin Demirtaş

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Ona ilk defa yeni bir elbise alınmıştı, şimdiye kadar hep Kader’in küçülen elbiseleriyle yetinmek zorunda kalmıştı. Kendini yeni elbiselerin içinde düşündükçe içi içine sığmıyordu. Kader'e de yeni ayakkabı alınmıştı bayramlık niyetine. Onun hali de Pınar'dan farklı değildi. Kıkırdayıp durdular yorganın altında gece yarısına kadar. Seher ablalarının kızmalarına da aldırmadılar. Hoş, ablalarının kızmasının yalancıktan olduğunu bilmiyor değillerdi. Kıyamazdı onlara Seher ablaları. Sonunda, ikisi de bitkin düştükten sonra, ablalarına sarılıp uyudular.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
ÖYKÜLER beslemesine abone olun.