ÖYKÜLER

Senden Korkulur

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

“Gitmeyelim,” diyorum hafifçe gülümseyerek.
Salonun kapısını kapatıp sessizce TV’nin karşısına geçip oturuyoruz. Dişe dokunur bir şey yok televizyonda. Mutfağın kapısını aralayıp sesleniyor içerden eşim:
“Kahvaltı hazır,” diyor, “gelen yer, gelmeyen avucunu yalar.”
Sözündeki tehdidi algılıyor, birbirimizin yüzüne bakıp sessizce gülümsemeyi yineliyoruz.
Kahvaltının bir yerinde…

Mülteci Düşler (Sarı Terlik)

Savaş Yadırgı kullanıcısının resmi

Abbas’ı yol çatısındaki komşu mezra köyün yakınına bıraktılar. Teşekkür edip yoluna yollandı. Kendi köyü bir yarım saat uzaklıktaydı. Hızlı yürüse on beş, bilemedin yirmi dakikada evde olurdu.
Zamanında, şöyle cumhuriyet öncesine kadar Ermenilere ev sahipliği yapmış bu komşu mezra, şimdi Kızılbaşların yaşam alanı olmuştu. Bir yüz sene sonrasının buraların yeni sahiplerini kim bilir ki kim olurdu? Bu topraklarda bu zamana kadar yaşamış ve şu an yaşıyor olan insanların dinleri dilleri farklı olsa da; aynı kaderi paylaşıyorlardı, yoksulluk !.. 

Balkondaki CD'ler

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Neyse ki Bahnhof yakındı. Valizimi çekeleyerek gittim. Otobüslerin kalktığı alan açık olduğu için, kapalı alana yöneldim. Salona geçtim, içerisi sıcacıktı. Beklerken oyalanıyor, duvardaki ilanlara bakıyordum. Gözüm duvardaki saatte. Otobüs saati yaklaşınca, ayrıldım oradan. Otobüs gelince binip Gossau’da Bahnhof’ta indim. Sankt Gallen’den kalkan trenin buraya gelmesine beş dakika kalmıştı. İsviçre’de günlük çıkan, ücretsiz dağıtılan 20 Minuten’i okurken tren geldi. Çift katlıydı. Alt kata geçip oturdum. Zürich’te tren değiştirmem gerekiyordu. Kontrolöre sordum.

Mülteci Düşler 1 Köy

Savaş Yadırgı kullanıcısının resmi

. Eksen ekemiyorsun, biçsen biçemiyorsun. Bankadan kredi yok, selim ağa gibilerine var da sana yok. Her geçen gün evdeki ekmek küçüldü ki deme gitsin. Her şey ateş pahası, köyde kalsan ne olacak, ne boyun uzar, ne de bir baltaya sap olursun. Anca karın dokluğu, onu da nereye gitsen doyurursun. Bir kursak değil mi?"  diye söylenip durdu yatağında.
 

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
ÖYKÜLER beslemesine abone olun.