Son Yazılar

Alevilerde Gelişen Gericilik ve Tarikatlaşma

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

      
Tarikatlaşma; Alevilerin anladığı gibi yalnızca inanılan dinin simgelerini taşıyıp, kurallarını uygulamak değildir. İnsanın gerçek yaşamına dokunmadan, farklı güçlerin sahte demokrasi, laiklik, modernliğine bağlı, retorik ifadelerle oyalanıp pasif yaşamakta gericileşip tarikatlaşmadır.
 

Tokat hapishanesinde yazılan bir öykü: "YAPRAK VE RÜZGARIN DANSI"

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
YAPRAK VE RÜZGARIN DANSI...
            “Ben bir yaprağım. Hangi ağacın yaprağı olduğum önemli değil. Bir bahar sabahı ait olduğum ağacın tomurcuğa durmasıyla yeşermeye başladım. Ağacım yağmurla beslenirken, ben damarlarından bana ulaşan hayatla yeşeririm. Dalımda açar, acele etmeden büyürüm. Büyüdükçe, kış boyunca kurumuş, çöle dönmüş ağacımda hayat yeniden başlar. Rengim hayatla özdeştir. Ağacı büyüleyici kılan ben ve kardeşlerim bir de gölgemizde büyüyen ağacımızın meyvesidir.”

Tabuları Yıkmak / Şehriban Tuğrul

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 

Sevgiyle birleşen ellerimiz ve dudaklarımızdaki kocaman gülümsemeyle, mutluluğumuzu paylaşan kalabalığa karışıyoruz. Sunulan şerbetle bisküvileri iştahla yerlerken:  “Hayırlı olsun, bir yastıkta kocayın,” dileklerinin samimiliği sarıyor ikimizi. Yanlarına vardığımız genç kızlar; yerleri süpüren, göğsü ve kolu açık, pulla işli kırmızı elbiseme dokunuyor, kuaförde yapılan saçlarıma ve makyajıma hayran hayran bakıyorlar. Onların yanağını okşuyor “Darısı başınıza!” diyorum. Kaçamak gülümseyip, “istemem, yan cebime koy” der gibi başlarını yere eğiyorlar.

Bir Yazar, İki Kitap/ Yalçın DUMAN

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

1957 Artvin Şavşat doğumlu. 1979 Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyat Bölümü mezunu. On altı yıl farklı illerdeki liselerde edebiyat öğretmenliği sırasında 1988 yılında Anakara Üniversitesi Hukuk Fakültesine başladı ve 1995 yılında mezun oldu. Halen Ankara’da serbest avukat olarak çalışmaktadır.

Yalçın Duman’ın üç şiir, bir de inceleme kitabı bulunmaktadır. Unutma Sen Şu Bitmeyen Kavgayı inceleme kitabında Enver Gökçe’yi anlatıyor. Bu alanda yazılmış önemli birkaç çalışmadan biridir.

Düşünce, Kültür ve Kişiliğin Niteliği

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

İnsanı geri, ukala veya kısmi gelişmiş düşünceyle yaşamasının tek nedeni, dünya devletlerinin tek tanrılı dincilikle birlikte, kapitalist doyumsuz egoyu, temel eğitim ve kültür olarak öğretmeleridir. Ve bunun dışındaki farklı düşünce veya kültürleri önemsiz, geçersiz saymak, adeta insanı anasının karnındayken ukalalaştırmaktır. Üstelik ukala düşünceyi devamlı kılmak için maddi, askeri güç kullanılması, insanlığın namus ve şerefiyle oynamaktır. İnsanlık yaşamında bu gerçeklik varken adalet, ahlak, onur, şeref sahibi olunduğunu düşünmek, en büyük düşüncesizlik ve kişiliksizliktir.

Mizah/Gülmece Şah(lar)I Mat Eder[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

gülmektir çünkü insanı insan eden.”[1]
 
ABD’nin muhafazakârlarından ‘The Wall Street Journal’ın bile, “Siyasi mizah kuşatıldı,”[2] demek durumunda kaldığı bir kesitten geçiyorken; varın mizahın (gülmecenin) hâl-i pür melalini siz tasavvur edin.
Oysa mizahın olmadığı yerde, demokrasi yeşermez; özgürlük de olmaz, olamaz.
Malûm kadim “demokrasi”lerde, eski Atina’da “demokratik değerler”in mizah ve komediyle geliştiğinden söz edilir.

Dört Dağ İçindeki Dersim’in Hikâyesi: “Ma Diya, Sıma Mevine/ Biz Yaşadık, Siz Yaşamayın”

Sibel Özbudun Temel Demirer kullanıcısının resmi

 
I.1) MESELENİN ASLI
I.2) ETNİK HÂL, KÜLTÜREL İKLİM
I.3) ERMENİ VARLIĞI
 
II. AYRIM: DERSİM SOYKIRIMI
 
II.1) DERSİM’İN ÖNCELİ: KOÇGİRİ
II.2) NEDEN, NASIL?
II.3) TUNÇ-ELİ’NİN “5 N 1 K”SI
 
III. AYRIM: HAREKÂTIN HİKÂYESİ
 
III.1) DERSİM’İN İŞGALİ
III.2) TERTELE’NİN PEPUG KUŞLARI
III.3) SOYKIRIM (MI?)

Sandıras Dağı Yıkımla Karşı Karşıya Ses Ver!

Mustafa Güçlü kullanıcısının resmi

Sandıras, Yörükler için kökleri geçmişe dayalı, efsanelere konu olmuş kutsal bir dağdır. Şaman kültürünün devamı sayılan “Eren Günü” etkinlikleri bu dağın doruklarında yapılan önemli ritüellerden biridir.
 
2 bin 295 metredeki kutsal alanda ,“Çiçekbaba” olarak  bilinen erenin adına, her yıl ağustos ayının üçüncü haftasında aynı ritüeller tekrarlanır. Sabahın erken saatlerinde zorlu bir yürüyüş sonucu varılan zirvede büyük ateşler yakılır, adaklar adanır, bu kutsal dağın kalbine  ve atalar ruhuna iyi dilekler gönderilir.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...