Son Yazılar
“İşçi Sınıfı” Deyince[1]
insanlık dışı sisteme karşı savaşmaktır.”[2]
Kapitalist sömürüden ve/veya kapitalizmin ücretli kölelik cehenneminden söz etmeden işçi sınıfına dair bir şeyler söylemek imkânsızdır.
Mevsimlik işçi çocukları
Diğer ucuna
Konar göçer
Göçer konardı onlar
Güneşin alnında
Arık başlarında
Tozlu yol kenarlarında
Dağ eteklerinde
Beyaz Amerikan bezinden
Çadırlar kurulurdu
Sıra sıra
Üçgen, kare şeklinde
Çadırların önünde
İçinde
Sessizce oturan
Kır saçlı
Esmer yüzlü
Kırmız tombul yanaklı
İnce çizgi çizgi
Bir de
Pul pul yaralar oluşurdu
Sarı sıcaktan
Elleri yüzleri
Efsane Amigo
Hızlı adamlarla mutfağa doğru koşan Saliha’nın arkasından: “Çayı demledim, aceleye gerek yok!” desem de homurdana homurdana gözden kayboldu.
Ön tarafta içeriye giren pazarlamacılar yeni pas pas yaptığım tik ağacından kapı girişindeki trotuarın üzerinden yürüyüp içeriye girdiklerini görünce bağırdım:
İnadına Yaşamak
Daracık, tarihi Birgi sokaklarında gezerken rastladım Nazire neneye.
Önündeki çalı çırpı yığınından aldığı incecik dalları büyük bir gayretle kesmeye çalışıyordu.
Kestiği dallardan oluşan yığından anlaşılacağı üzere sabahtan beri aynı işle meşgul olduğu ortadaydı.
Yaşından umulmayacak canlılıkla indiriyordu elindeki tarhayı dallı budaklı dut dallarına.
Belki bir kuşun ayak izine belki bir yağmur damlasının parıltısına dokunuyordu keskin çeliğin ışıltısı.
Bir süre karşısında durup öylece baktım, bir anıt gibi duran karşımdaki canlı tarihe.
ABD, AB ve Rusya Arasında Kalan Türkiye'yi Neler Bekliyor?
1914 öncesi dünya toplumlarının büyük çoğunluğu İmparatorluklar tarafından yönetiliyordu. O günün şartlarında asker sayısı daha fazla ve bu askerleri besleyecek ekonomik güce sahip olanlar, bölgesel düzeyde sınırları belirleyip kendi mantığına göre yaşamı şekillendiriyordu. Buna askeri olarak itiraz edebilecek farklı imparatorluk olursa, zaten savaş açıp ya yenilirdi veya galip gelerek kendisi benzer hükümranlığı sürdürürdü. Dünya genelinde yaşanan bu egemen barbarlığa, diğer hiçbir imparatorluk siyasal olarak itiraz etmezdi.
Uzağa Özlem
Bilim, Sosyal Bilimler, Sosyalizm Üzerine Sorular, Yanıtlar[1]
daha da düşündürücü olan bizim hâlen
düşünmüyor olmamızdır.”[2]
Anılar, Sesler, Şarkılar[1]
Zamanla,
Geçer her şey geçip gider, zamanla
Unuturuz yüzü ve sesi unuturuz
Kalp daha da yenilince, gitmek dert olmaz
Aramak daha uzağı, peşini bırakmak gerekir
Ve çok iyidir
Zamanla.”[2]
Bazı şarkılar, “Sen sus ben meselenin farkındayım,” der adeta…
Üşür Gözlerim
Gözüm
Gözümde
Göz bebeğim üşür
Örtüsüz
Çıplak bakar
Gülerdi gözlerim
Sancı sonrası
Sözsüz
Anlatırdı
Ayağıma batan
Dikenin acısı
Gözümden göz ucumdan
Damla damla
Akardı
Kipriğim kederli bakardı
Üşüşür
Başıma
Sisten
Dumandan kalan
Yalnızlık
İklimsiz baharda
Gözlerim üşür
Bir tek gözüm
Anlatır
Her bir cümleyi
Heceyi
Dilini bilmese de
Anlamayı bilir






