Son Yazılar
Beni Ölüme Doğru Bir Adrese Sevk Et
Dangalak/ Ganime Gülmez
En üst perdelerden methiyeler dizip, kişileri tarihe adı geçen kişilerle benzeştirerek ‘ölümsüzleştirme’ çabaları ürkütüyor beni.
Ya da, adı bir şekilde zaten tarihe geçen kişileri en seviyesiz, en kokuşmuş tarih çöplüklerine atma çabaları, yaşarken ‘öldürme’ çabaları da ürkütüyor beni.
Belirtmeden geçemeyeceğim; Oruçoğlu da bu iki ucun, farklı farklı zamanlarda, tekrar tekrar yaşatıldığı yazarlardan biri oldu.
İnsanı Kişiliksizleştiren İki Etkili Yapı
Kültürel sosyal yapının sebep sonuç ilişkilerini masaya yatırıp, kendisini sorgulayarak ortaya çıkan sonucun gereğini yapan insan kültürlü, demokrat ve çağdaştır. Bunu yapmayan her birey düşünce ve duygularında birçok olumsuzluğu barındırırken, kendisini sütten çıkmış ak kaşık görendir. Çoğu insandaki bu psikoloji, aşağılık veya yükseklik kompleksinin sonucudur. Bilindiği üzere herhangi bir konuda, kişilere yöneltilen eleştiriler bomba etkisi yaratır. Bu yüzden eleştiri özeleştiri kültürü çoğu toplumlarda doğru düzgün oturmuş değildir.
Pervane
PERVANE
I/
pazar tezgahlarına inmiş barbun
üzüm şakıyor çocukların sesleri
epriyen yüz hep bağbozumunda
üşengeç kediler gibi akıyor eylül
II/
yeni kanatlar gerek sana ey şair
pervane ol diye içindeki yelkene
narların lekesi ağustosla alnında
dağıl, bıraktığın güz bahçelerine.
Çin Deyince
Çin’e -ya da sektörel sosyalist ülkeler topluluğu’nun SSCB likidasyonu sonrasına- dair söz etmek, hiç de kolay değildir; ancak söz konusu karmaşık soru(n)[2] üzerine, bir kez daha eğilmek “olmazsa olmaz”…
Fikret (Başkaya) Hocaya Kulak Verin[*]
doğa ve insanın
hammadde yapıldığı bir çağda!”[1]
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin, “Gösterişin, torpilin, kibrin ve sayamadığım binlerce putun kol gezdiği bu çağda; bir bakışın, bir duruşun, bir hayatın sadeliğine inanıyorum,” sözleri Fikret Başkaya içindir sanki; sahici entelektüel tevazuu, derinliği ve zulmün karşısında dik durup, diklenmesiyle…
Kültürel Çürüme ve Faşizm[*]
faşizmin tekrar Nazi üniformasıyla geleceğini sanmasıdır.”[1]
Niteliği Gelişmemiş Toplumların Çağa Uyum Sorunları
Çağa uyum sorunu yaşayan toplumların en belirgin özellikleri, sürekli kendi içinde ve çevresiyle birbirini çekiştirme, karalama, aşağılama, kavga ve çatışmaları yaşamalarıdır. Aynı zamanda devleti ve tolumu yönetmek isteyen siyasi partiler, kendi adalet ilkelerine dahi sadık kalmadan, çıkarları doğrultusunda hızlı şekilde değişken, kaygan, ilkesiz politika yürütürler.
Klasik Müziğin Önemi[*]
Müzik; müthiş bir şeydir; “Müziksiz bir hayat hatadır,” diyen Friedrich Nietzsche’ye katılmamak mümkün mü? Elbette değil…
“Müzik dediğimiz şey, insanın doğadaki sesleri organize etmiş hâlidir.”[2]
“Antik inanca göre müziğin anlayana, “aklın ışığından göksel hakikâti sezinleme” olanağını verebileceği düşünülmüştü... Sanatlar içinde sadece müziğin insan ruhunun en derin noktalarına kadar ulaşıp, en yoğun duyguları bile evrensel harmoniyle bütünleştirebileceği öngörülmüştü.”[3]






