Son Yazılar

“Toplumla olan uyuşmazlığım şiiri bende diri kılıyor”

Mustafa Güçlü kullanıcısının resmi

Hüseyin Bozkurt, 2009 yılında yayımladığı “Gölgesi Ağrıyan Bir Memenin Suçuyum” adlı kitabının ardından "Aşk’arya" adlı ikici kitabını İzan Yayınlarından geçtiğimiz günlerde çıkardı.
 
Şairin şiiri ve şiir anlayışı üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik…
 
MUSTAFA GÜÇLÜ: Okuyucularımıza kendinizi kalıplaşmış ifadeler dışında sizi en iyi şekilde yansıtacak sözcüklerle tanıtın desem neler söylersiniz?
 

Felaket Eşiği mi, Ötesi mi?![*]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

Elealı Zenon’un, “Yaşamın amacı doğa ile uzlaşı içinde yaşamaktır”; Fyodor Dostoyevski’nin, “Doğaya karşı işlenen bir suçun öcü, insan adaletinden daha zorlu olur,” uyarılarının es geçilmesiyledir ki, Hubert Reeves’in, “Doğa ile savaş hâlindeyiz. Eğer kazanırsak, kaybedeceğiz,” diye betimlediği ufka eriştik…
Burası Thomas Stearns Eliot’un, “Bu, dünyanın bir patlamayla değil bir inlemeyle sona erişidir,” ifadesiyle müsemma ekolojik felaket eşiğidir…
Cehenneme hoş geldiniz!
* * * * *
Hayır, hiçbir şeyin abartıldığı yok!

Anın Yazarı: Adalet Ağaoğlu[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Önceleri, “Allah’a inanmıyorum, cenaze istemem. Beni yakın, küllerim savrulsun,” diyen Adalet Ağaoğlu, “Yaşamaktan çok sıkılmıştı, uzun yaşamı boyunca çektiklerinden, gördüklerinden de son röportajında ‘Keşke dünyanın bu hâlini görmeseydim,’ diyecek kadar”…[2]
Tedavi gördüğü hastanede, çoklu organ yetmezliğinden hayatını kaybetti. Cenazesi, vasiyeti üzerine Boğaziçi Üniversitesi’nden uğurlanıp, 15 Temmuz 2020’de Ankara’da Kocatepe Camisi’nde öğle namazı sonrası kılınan namaz ardından Cebeci Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Cumhuriyetin Alevileri Düşürdüğü Durum.!

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Aleviler; Anadolu’da 1235’ten 1700 yıllarına kadar Selçuklu ve Osmanlı’ya karşı, büyük küçük çeşitli şekillerde savaşıp karşılık vermişlerdir. Bölge toplumları ve farklı devletlerden, Alevileri destekleyen samimi bir müttefik olmayışı, Osmanlı karşısında yenilmeleri kaçınılmaz olmuştur. Yenilgiler sonucunda Alevilerin bir kesimi 1919’a kadar Bektaşilik adıyla yarı legal şekilde yaşamaya çalışırlarken, büyük çoğunluk yeraltına çekilip inançsal, siyasal ve diğer faaliyetlerini illegal olarak yürütmüşlerdir.
 

Umudu İçerim

Fatma Kurnaz Arıkuşu kullanıcısının resmi

Götür uzaklara
Gülüşü solmayan
Çocukların ülkesine
Bir dost eli sıcaklığında
Acılar sağımı solumu
Çekiştirmeden daha
Olur ya
Düşerim belki
Bu yolculuğun
Yalnızlığı
Yorgunluğu
Taşı toprağı
Ayrılığı 
Karanlığı var
Tut elimden
Götür ötelere
Çocukluğumun
Tepelerinde
Koşarken
Elim sende oynadığım günlere
Vermem seni kimselere
Kayalıklara  çarpan sesim
Yankılanıp
Yükselir özgürlüğe
İşte şu tepenin ardında

Kent(İn) ve Kanal(ın) Soru(n)ları[1]

Sibel Özbudun Temel Demirer kullanıcısının resmi

 
“Bizi gömen ya da süren toprak zehirleniyor. Hava yok, havasızlık var. Yağmur yok, asit yağmuru var. Parklar yok, park yerleri var. Eşler yok, ortaklar var. Uluslar yerine, şirketler var. Yurttaşlar yerine, tüketiciler var. Şehirler yerine, yığılmalar var. Bireyler yok, dinleyiciler var. Gerçekler yok, reklamlar var. Vizyonlar yok, televizyonlar var. Bir çiçeği övmek için, ‘plastik gibi’ deniyor,”[3] diyor ve ekliyor Eduardo Galeano:
“Büyüyün ve çoğalın dedik, makineler de büyüyüp çoğaldılar.

Kardeşim(iz)in “Dava”sı (mı?)![*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım.”[1]

Hrant Dink’in sırtından vurularak katliyle; Ermeni Soykırımı’nın, bir buçuk milyon insanı bulmuş kurban sayısına, 19 Ocak 2007 günü dünyanın gözleri önünde, bir kişiyi daha ekledi!

Takvimler  insan(lık)ın vicdanını sızlatan, kanatan sayısız kitlesel katliama tanıktır. Hrant’ın katli, bu kanlı takvime eklenen bir acı yaprak…

Deprem etkisi yaratan cinayet bir illiyet zincirinin ürünüydü.

“Nasıl” mı?

Amiraller Bildirisi ve Türkiye'de Sonun Başlangıcı

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

    
Bir ülkede her on yılda bir muhtıra, darbeler yaşanıyorsa, bunu yapanların içte bir avuç kalpazana, dışta emperyalistlere hizmetten başka bir anlama gelmiyor. İstisnai ve olağanüstü durumların dışında birazcık akıl sahibi olan devletler, kendi halkını zapturapt altına alarak yönetmeyi düşünmemiştir. Türkiye’nin sürekli darbeyle yönetilmesi, evrensel insan hak, hukuk ve ahlaktan yoksunluğun en somut kanıtıdır.
 

Acı Əsintilər - Nəcməddin Yalçınqaya "Oçerk"

Elmeddin Rahiboğlu kullanıcısının resmi

O zaman içində xaricə qaçma planları qururduq. İlk qrupun içində mən də var idim. Amma əkildim. İbo  məni yarı yolda buraxdı. Babam "İbo istəmədi səni", dedi. İllər sonra İbo ilə görüşəndə soruşdum. " Baba istəmədi səni" dedi. İkisinə də inanmadım.

Otobüs

Ali Vafi kullanıcısının resmi

  Ben bu sıkıntılı durumu bildiğim için bir gün önceden hastaneye giden otobüs hattını öğrendim, durağı buldum. Hatta duraktaki tabelayı kontrol ettim ve otobüsün geliş saatini yazdım.
Randevu sabahı bir saat önceden durağa gelip otobüsü beklemeye başladım. Arada tabeladaki geliş saatlerini kontrol ediyordum. Heyecandan oturmuyor, ayakta dikelmiş bir halde bekliyordum.
Zaman çok ağır geçiyordu. Geçen her dakikası benim yüreğimdeki bir tohum gibi merakımı da büyütüyordu. Bu korkuyla karışık merakım o kadar büyüdü ki, dayanamadım taksi tutup hastaneye gittim sonunda.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...