Umut Kolonileri - Aşkın Sır Katibi ... Mircan Karaali
"Umut Kolonileri - Aşkın Sır Katibi" adlı romandan bir bölüm:
"Umut Kolonileri - Aşkın Sır Katibi" adlı romandan bir bölüm:
Dış dünya ile iletişim kurma, tutuklu ve hükümlülerin haberleşmeye saygı hakkı başta olmak üzere statüleri ile bağdaşabilen pek çok temel hak ve hürriyete referans yapmaktadır.
Bazı temel hakların ön koşulu olmakla birlikte dış dünya ile iletişim, işkence yasağı ve mahpusların rehabilitasyonu ile hapishanelerin normalleştirilmesi ilkesi bakımından da bir güvence teşkil etmektedir.
Cezalandırıcı kültüre sahip toplumlarda, 21. yüzyılda dahi kapatılma/hapsetme uygulamasının artarak devam ettiği ve bireyin hapsedilerek “ıslah” edilmeye çalışıldığı görülüyor. Fakat diğer taraftan mağdur odaklı onarıcı adalet sistemini benimseyen demokratik toplumlarda, hapishanesiz toplum anlayışı çerçevesinde hapsetme dışı alternatif tedbirlerin uygulandığı ve kimi ülkelerin de mevcut hapishanelerini kapattığı veya kiraladığı görülüyor.
İnsanın serüveni kendini bilmesiyle başlar. Kendini bilmeyen için dünya rüzgara muhtaç bir uçurtma olmanın ötesine geçmez. “Kendini bil”, cihetinde yol arayan içinde bulunduğu koşulları ve kendisinin kuşatılmışlığını kabul etmez. Kendini bilen kendi dünyasını kurmak için kendi yolunu arar. Kendi dünyasını kuran dünyanın yükünü de omuzlarında taşıyandır.
“Ne münasebet!”
“Ne dedin sen ne dedin?”
“Ne alaka?” dedim.
“Anladım, yine geçmiş zaman odası ziyareti… Kaç kez uyardım seni; yakalanacaksın sonunda! Ne zevk alıyorsun bunlardan? Geçmiş odası lensleri gözünde hep...
“Seviyoruz kızım! Geçmişimizi seviyoruz, ecdadımızı merak ediyoruz sonuçta.”
“Universal translators programımı güncelledim; anlıyorum söylediklerini, dikkat et!”
Alançeşme’ye dönüyorum Abide’nin önünden dereboyu.
Hey gidi top sahası, mesire yeri.
Ne gelin kızlar gördün sen ne dünürcülüklere ev sahipliği yaptın.
Şimdi nerde o insanlar bilmem…
Ali Sarıgözoğlu
Komünalizm: Latince commünis, Fransızca commune kelime kökenlerinden türetilmiş olup, tüm dünya dillerinde komün veya komünist şeklinde ifade edilmektedir. Her iki kelimenin ortak anlamı, müşterek, halk meclisi, mülkiyeti ortak kullanmak şeklindedir. Bu da eli iş tutan herkesin yapabildiği alanda üretime katılıp, birlikte üretip, adaletli paylaşıma dayanan ilk ortak yaşamın adıdır.
Kapsamlı 11 tane soru. Çoğu da beklemediğim yerden. Bunlara bir de “İnsanın kendisinden söz etmesini şık bulmam” tutumumu ekleyince, “zor” bir söyleşi olacağa benziyor bu.
Ama yine de bir yerden başlamalı; ancak kısa bir girizgâh ile…
Öncelikle Andrey Tarkovski’nin, “Dünyada ne kadar fazla kötülük varsa, güzellik yaratmak için de o kadar sebebimiz var demektir,” vurgusuna büyük değer atfeden; Anatole France’ın, “Hayal kurmak her şeydir,” dediği gibi düşünen iflah olmaz umutvarlardanım…
tutulduğu bir toplumda,
hiç kimse erkek kadar ağır bir
biçimde cezalandırılmamıştır.”[2]
Zeliha Altuntaş (Komün TV): 25 Kasım’ı geride bıraktık.” Mirabel Kardeşler” nezdinde şiddetin her türlüsünü konuşmak istiyorum.