Son Yazılar

Kuran'a Göre Ilımlı İslam Mümkün mü?

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 

Bir düşünce veya inancın niteliklerini belirleyen temel yapılar, kutsal kitaplar başta olmak üzere teorikleştirilmiş siyasal manifesto veya tüzüklerdir. Aynı zamanda bunların gerçek hayatta ne kadar uygulanıp uygulanmadığı, söz konusu ilke ve şartlara inanan toplumların yaşamlarına bakarak bir sonuca varabilir.

Yamalı Halı

Nural Yılmaz kullanıcısının resmi
Ağlıyorum. 
Nedir beni ağlatan?
Bilmiyorum…
Öylesine kırgın ve öylesine kızgındım ki!

Öfkem dinmek bilmedi yıllarca!

"Öfke Kontrolu" eğitimleri falan hikaye yani. Hiçbir eğitim o ikisine olan öfkemin derecesini bile düşürememişti.

İki gün, üç-beş hafta, beş-on yıllık bir öfke değil bu üstelik. Ömrümün akışına imza atan o iki kişiye olan öfkem, hayatımın her anını alt üst etmişti.

Boyacı Halil’in Müşfik Kenter’i[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

en sevdiğiniz şarkının
hep son melodilerini duyarsınız.”[1]
 
Tiyatronun temel direklerinden Müşfik Kenter, 65 yılını verdiği ve son ana kadar inmediği sahnelere ‘ve perde’ dedi. O, kimi zaman tam 25 yıl boyunca hayat verdiği, yüreklerimize işleyen ‘Bir Garip Orhan Veli’, kimi zaman ‘Vanya Dayı’, kimi zaman ‘Hamlet’ti... Meşhur uzaylı Alf’e ses verdi...
Ama bana sorulursa Müşfik Kenter, “Sahi nedir gençlerdeki bu lens merakı? Gözler de sahte olduktan sonra, insan neye bakıp inanmalı?” sorusundaki içtenlikti…
* * * * *

Şiir

Berfin Jêle kullanıcısının resmi

gundu ra rezeno, yeno
honde tarıxê insoni khano
vengê hazar kemanu de
arzu u umıd, esq u sewda
beno ğeyal saninowe
se rae keno to ver, foteşina
ge ki pinıten u virkotene u dıma hêştıro.
 
Şiir....
jê vaê Usariyo
sat u deqa cı rê çino
sevkano
şindor tede nêkeno
beno laşêr
bendu saneno xo ver
ge ki jê pakaê asmêni ğaiso.
 
Şiir....
derd u khulo
niseno zerri u pıske ra vêsneno
xapino, qanqola serê aweo
tersoneko, mırozıno
vengo de sasbiyaiyo

Son sığınağımız: Anılarımız!

H.Gürer kullanıcısının resmi

 

Anılar... Anılar ve yine Anılar... Onlar, yaralardan daha uzun yaşarlar! Bizim yoldaşlarımızla olan anılarımız belleğin en temiz, yüreğin en tırmanması, en ulaşılması güç zirvesine çıkarsız, namuslu, dürüst ve sevgiyle kazınır hiç çıkmayacasına. İZ belgeselinin çekimi için gittiğimizde, beni ve ekibimi işte böyle karşıladı Zeynep arkadaş. Evinde konuk ettiği sürece de bu duyguları en küçük hücrelerimize ve yüreğimize işledi.

Kül/ Sait Almış

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Her yeni gelen kendinden önce gelenleri selamlıyor, yakın olduklarına sarılıyor, uzaktan tanıdıklarını baş hareketiyle selamlıyordu.

Esrarengiz bir hava vardı rıhtımda. Herkes merak içindeydi. Yolcuların kıyafetleri yüzlerindeki ifadeyle uyumsuzdu. Rengârenk şort ve tişörtler giymişlerdi. Endişeliydiler. Ne de olsa davet sahibi Çılgın Sevoş’du. Her şey olabilirdi. Davetiyelerde Sevim Hanım’la birlikte neşeli bir deniz yolculuğuna çıkılacağı, çılgın bir partiye uygun deniz kıyafetleri ile gelinmesi rica ediliyordu.

Emperyalist Yerkürede Barış (yalanı) ve Savaş (gerçeği)[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

hükümete barış olmasın!”[1]
 
‘Dünya Barış Günü’nü dair anımsatılması gereken ilk şey: Hitler’in faşist Almanya’sının 1939’un 1 Eylül’ünde Polonya’yı işgali; bunun da İkinci emperyalist paylaşım savaşının başlangıcı olmasıdır.
O hâlde barış talebini yükseltirken; sınıflı sömürücü yapıların (ve özellikle de kapitalizmin) savaş gerçeğini devreye soktuğunu bir an dahi unutmamak gerekiyor.
Savaşın bir ekonomi-politiği olduğunun göz ardı edilmesi mümkün değilken; savaşsız bir kapitalizmin hayal (ya da yalan) olduğu “es” geçilmemelidir.

Marksizm+ V. İ. Lenin = Ekim Devrimi (Notları)[*]

Sibel Özbudun kullanıcısının resmi

hiçbir şey izah etmez!”[1]
 
Ekim Devrimi üzerine çok şey söylendi, söyleniyor ve söylenecek de…
Söylenenler arasında Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’un, 1917 Bolşevik Devrimi lideri ve SSCB kurucusu “Lenin’e saygı duyduğu, fakat Lenin’in insanları öldürmeye gönderdiği, bu yüzden de eleştirdiği”[2] türünden ucuzluklar da var, kuşkusuz.
Bunlarla uğraşıp, onları hak ettiklerinden fazla ilgiyle “taltif” edecek değiliz.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...