Son Yazılar

ANAMA

Sibel Karakız kullanıcısının resmi

Elimi omzuna sardığın
Kucağında sevginle ısıttığın
"Mis kokulum" diye içine çektiğin
O günleri özledim anam
Hani diğer çocuklarla kavga ettiğimde,
O çocukların anneleri beni kovaladığında
Haksız dahi olsam,
Veya bir şeylerden korktuğumda
Korur kollardın ya
Yine çok korkuyorum
Yine Anam seni çok özledim
Nasıl bıraktın beni anam
Kimlere emanet ettin
Bil ki ihanet ettiler emanetine
Geri dön Anam
Hayatla kavgalıyım
Koru sakla beni arkana
Savaşma gücüm kalmadı
Kolla beni Anam

Şiir Üstüne-3

Barış Erdoğan kullanıcısının resmi

Namık Kemal'in yüz yıldır dillerden düşmeyen -belki ben öyle sanıyorum, neyse- “Hürriyet Kasidesi” ya da A. Hamit Tarhan'ın "Makber"i -lise öğrencileri hariç- bugün kaç şiirseverin dilinde dolaşıyor? Bir şiir, sadece döneminin renklerinden ibaretse, o dönemin dışına çıkınca kuruyuveriyorsa büyük şiir olarak elbette kalamaz. İçerdiği düşünceler için sevilen bir şiir şiir değil, düşünce yazısıdır. Biçim ve dilini yitiren bu şiirler özüyle nereye kadar yaşayabilir? Yunus'un günümüze kadar gelen şiirlerine bir göz atalım, hem biçim hem dil hem öz açısından taptaze, yaşarlığını koruyor.

Şiir Üstüne-2

Barış Erdoğan kullanıcısının resmi

Çocuklarını masallarla, hikâyelerle büyüten ya da uyutan bir halkız biz, bir zararı da görülmemiştir bunların; büyüklere anlatılanlar hariç. Mevlana'da okumuştum, ince ince bir şeyler işliyordu: Hintli birisi, körlerin arasına bir fil getirir, sorar: Söyleyin bakalım aranızdaki nedir? Körler ne olduğunu anlamak için dokunmaya başlarlar. Hortumundan tutan "oluk" der, kulağından yakalayan "yelpaze", ayağını ele geçiren "direk" ...uzar gider. Görmek gerekir, hissetmek gerekir, tanımak gerekir. Hikâyeyi neden anlattım, bir nedeni var elbette.

Kobaneli bir ailenin dramı

Mehmet Söğüt kullanıcısının resmi

Girişte bizi güvenlik karşıladı ve kimliklerimiz alındıktan sonra ailenin yanına gidebildik ancak. Kaldıkları iki gözlü dairenin girişinde, Cihan Ali ve kızı Dilvera bizi karşıladı. Sarı saçları ve ela gözleriyle öylesine sevimli görünüyordu ki Dilvera… Henüz beş yaşında ve biz onu öpücüklere boğuyoruz. O da bizi öpüyor. Isınıyoruz birbirimize. Erkek kardeşi Simyar, arkadaşıyla birlikte cep telefonuyla uğraşıyor.
Karı koca aynı zamanda amca çocukları. 

Şiir Üstüne-1

Barış Erdoğan kullanıcısının resmi

Şairin şiiri çoğaldıkça şiirinin posası artar; şiiri çok kaynadıkça da kaymak tutmaz. Peki ne kadar şiir? Şiirde fazla mal göz çıkarır. Ambarını ayıklamayan çiftçi, buğdayına kurt düşürür. Ciltler dolusu şiirlerin kışlık yakacak olarak kullanıldığı malum. Raflarda toz yutanların erken teşhis edilmediği için mezbelelerde çürüdüğü de. Bir şiir için yirmi beş yıl harcadığı söylenen -aslında bir sözcüğün peşinde yirmi beş yıl koşar- ve şiir benimle bitti diyen Yahya Kemal, kaç bin şiirini damıttı ki sizlere bunları miras bırakıyorum dedi, bilen var mı?

Mucizeli Çiçek

Ali Vafi kullanıcısının resmi

Ben çocukluğumdan beri sineklerden hoşlanmam. Hele de yemeğimin üzerine konduklarını görsem, o yemeği karnım aç dahi olsa yiyemem. ‘Bu sineklerden nasıl kurtulurum, onları nasıl yok edebilirim?’ diye düşünmeye başladım. Bir sineklik almak istiyordum ama nereden ve nasıl alacaktım. İsmi nasıl söylenir bilemiyordum. Benim konuştuğum dille, Türkiye’de konuşulan Türkçe farklı, üç yıldır buradayım ama yine de zorlanıyorum işte! ‘En iyisi buradaki tek can arkadaşım Behruz'un yanına gitmek, ona derdimi anlatmak!’ diye düşündüm. Kalkıp mağazasına gittim.

Qadın

Elnur Resuloglu kullanıcısının resmi

Fərqanə Mehdiyevaya

Gör neçə müddətdir, gör neçə vaxtdır
Məni axtarmırsan, gəzmirsən, qadın!
Könül sirdaşına, ürək dostuna
Nifrət bəsləməkdən bezmirsən, qadın!

Gəl tök ətəyindən, at daşlarını,
Gizlətmə, qaçırma baxışlarını.
Haqsızlıq görəndə göz yaşlarını
Saxlaya bilmirsən, dözmürsən, qadın!

Hərə bir xatirə, lövhə aparır,
Doğru saydığımız səhvə aparır.
Küdurət insanı məhvə aparır,
Yanlış etdiyini sezmirsən, qadın!

MİSAK MANUŞYAN (Missak Manouchian)

Muzaffer Oruçoğlu kullanıcısının resmi

Yanında, tehcir çocuklarını toplamak amacıyla kurulan Hay Ganants Liga'ya bağlı iki atlı. İyi. Çok iyi. Beklenenler nihayet gelmişlerdir. Karşılaştığı küçük işleri büyük dağlara benzeten adam, ahırdan ve ahırlaşan kendi içinden çıkıyor. Gelenlerle tokalaşıyor. Dinliyor, konuşuyor, eve giriyor sonra, iki çocuk getiriyor.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...