Teberik
yıldız çiçeği çocukları ölümlerden
ağladılar için için
ütülü bayraklar verdiler
onlara teneke gururlar
her bayram çıkarıp bohçalardan
öpüp koklamak için..."
yıldız çiçeği çocukları ölümlerden
ağladılar için için
ütülü bayraklar verdiler
onlara teneke gururlar
her bayram çıkarıp bohçalardan
öpüp koklamak için..."
Taksicinin parasını ödeyip eşyalarımı aldım. Pansiyonun dördüncü katına, Behzat'la birlikte eşyaları yürüyerek çıkardık. Asansörü yoktu pansiyonun. Ben Behzat'ı iki yıldır tanıyordum. Bundan önce de onun pansiyonunda kalmıştım. Behzat kafeteryalarda bulaşıkçılık yapıyordu. Bu işten günde 30 lira aldığını söyler, ara sıra da şikâyet ederdi. "Tabaklardan müşterilerin kusmuklarını bile temizliyorum. “derdi.
"Zor olur ilk günlerde" diye çocuğu ve kendisi adına endişemi dile getirdim. Ancak o gayet rahattı. Gülümseyerek:
"Dün ağladı ama bugün, koşarak girdi Kreşe. Hatta 'siz gidin' diye babasıyla bana hava attı."
"Demek ki, iyi davrandılar Kreşten" dedim.
Bu defa, kasılarak ve de kahkaha atarak cevap verdi:
"Oradaki kızları görünce keyfi yerine geldi. Çok zampara olacak benim oğlum" diye cevap verdi.
"Henüz dört yaşında bir çocuk o. İşte oğlan çocukları böyle yanlış yetiştiriliyor." dediğimde, ne demek istediğimi anlamadı bile. Boş boş yüzüme bakıyordu.
Mazlum bir halkın acılarının toplamını ömrüne yedirmiş Leyla Ana, bir tabutun içinde ağır ağır getiriliyor taşın üstüne. Anadilin bütün duygusallığını yüklenmiş dualarla sırlanıp Ağdat’a doğru yola koyulacak birazdan. Dersim Milletvekilleri Edibe Şahin ve Alican Önlü, Dersim Belediye Eşbaşkanları Nurhayat Altun ve Mehmet Ali Bul ile birlikte Dersimliler, Pir’in Kürtçe dualarına ellerini kalbinin üstüne koyarak dinliyorlar. Ve Leyla Ana ömrüne armağan edilmiş acı öykülerinin beşiği Ağdat’a yola çıkarılıyor.
“Diyarbakır’ da bir kaya sanki yükselmiş aya”; “İbom, kutup yıldızım, sol yanımın cevahiri”; “Ölüm toplasa da çiçekleri,/ çiçekte tohum biter mi?” dedirtmişti kendine.
“İnsanlık onuru işkenceyi yenecek,” sözünü anımsatması yanında; “Bu çelik aldığı suyu unutmayacak,” demişti ve egemenlerin korkulu rüyası, zayıf karakterlerin hiç sevmediğiydi; tatlı su solcularının, medya maymunlarının hazzetmediğiydi.
Kardeşleri yoktu ama yeğenlerinin ona verdiği harçlıklarla geçimini sağlıyordu. Herkes “Bibi” diye çağırırdı. Sık sık dayımın yanına, sabahın köründe gelirdi harçlık istemeye. Her defasında da utanır sıkılırdı. Çünkü harçlık isteyeceği kişi dayımdı ve dayım o saatlerde evde olurdu. “Sabunum bitti, kibritim bitti, yağım bitti… “ derdi. Bir sabah yine geldi. Bu defa hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Uykumu ağlama sesi böldü. Gözlerimi açtım, şaşkınlıkla etrafıma bakıyordum. “Hayrola bibi, neden ağlıyorsun?” diye sordu dayım. Ama o cevap verecek halde değildi.
Geberesi çakalların dişlerin arasında
İnsanlardan kalan
Eti parçacıklarından kan süzülüyor
Sinsi karanlığın kötülüğü
Haşereleri, böcekleri
Canavarları pusuda
Rezil, rüsva ettiler
Emekçilerin yaşamını
Zulüm vahşete sevdalı
Yaşamı öldüren çıyanlar çoğaldı
Her yere çığlık her yere inlemeler doldu
Emeği gasp eden şerefsizler şiddette sınır tanımıyor
Neuchatel Kantonuna bağlı La Chaux de Fonds'da dağların arasında küçük kasabada kalıyorlardı. Arabayı bir apartmanın önüne park edip, asansörle beşinci kata çıktık. Kapıyı küçük bir kız çocuğu açtı, Tatlı, şirin mi şirin. Bir ceylan yavrusu kadar ürkekçe bakıp kaçmakla kalmak arasında bocaladı.
“Baba kim bu?” diye sordu.
“Unuttun mu kızım Hacı amcan. Hani ben gidip ta Almanyalardan alıp eski evimize getirmiştim ya.” dedi.
“Hatırladım, hatırladım, o amca bu mu?” dedi sevinerek. Ellerini açarak boynuma sarılmak istedi. Ben gözlerimi üzerine dikince:
Bakışları bu sefer, Miştenur Tepesi'ne salkım salkım sarkan beyaz bulutlardaydı. Dedesinin akça sakalı canlanmıştı gözlerinin önünde.
Onun enerjisini tüketip, ilerlemesine engel olan Kürtlerin ve Şiilerin varlığındandır. Müslümanların %13’ünü (150 milyon) oluşturan Şiiler, Azerbaycan, İran, Irak, Lübnan, Mısır, Suriye, Yemen, Bahreyn ve Hindistan gibi bir alanda IŞİD'e güçlük çıkaran en kalabalık mezhep. IŞİD'in hedef alanı içindeki diğer güçleri de unutmamak lazım. (Hristiyan, Dürzi, Alevi, Yahudi ve diğer dinler)