Son Yazılar

inadım inat işte

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

geldiniz kucağınızda
bir demet çiçekle;
gelincik, papatya, 
karanfil ve yabangülü!

Teriniz hasretiniz sinmişti 
gelincik yapraklarına... 
Bir de kokunuz!

Özlemin, hasretin çöreklendiği 
tahta bir masa ve dört kişi... 
Anam karşımda, sen yanımda, 
bacım sol yanımda 
duruyoruz bir süre öylece... 

Bu seni ilk görüşüm... 
İlk kez demir parmaklıklar yok aramızda 
ve yine ilk kez dokunuşum
kestane rengi saçlarına.
Zeytin gözlerinden sevgiyi 
yudum yudum içişim... 

BÜYÜLEYEN BAKIŞIN VAR

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Güneş doğsun ellerine,
Işık düşsün gözlerine,
Keder, tasa görmeyesin;
Umut dolsun yüreğine.

Aydınlasın tüm zamanın,
Cennet olsun her bir yanın,
Özlem nedir bilmeyesin,
Sevgi taşsın o ummanın.

Sen sevdiğini bilesin,
Dilediğince gülesin,
Hayat boyu pek mutlu ol,
Sevdiklerini göresin.

Büyüleyen bakışın var,
Birde sıcak yüreğin var,
Yolun olsun sevda yolu!
Nurdan çok güzel yüzün var.

ARABACI ARABAYI KOŞ GETİR

Ali Rıza Aksın kullanıcısının resmi

Mektubu okur okumaz değiştim. ''Eyvah!'' dedim ''bir şey oldu anneme''
-Neymiş?
-Bilmiyorum, gelmemi istiyor.
Kiraz gözleri dolu dolu ekledi.
-Kesin bir şey oldu anneme.
  Kiraz'ı katıra bindirip çıktık. Vadiyi geçip dağı çaprazdan tırmanmaya başladık.  Katırın sahibi bir çocuk. Yollar dönemeçli. Düşer gibi oluyor, tekrar doğruluyordu Kiraz. Cello aşağıda, uçurumun dibinde avlanıyordu.
-Hocaaaav, hocavvv, nereye?
-Memlekete, memlekete!
-Geri gel ha, gel!  
-Geleceğim geleceğim!

ZÜHRE YILDIZI

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Çok değerler bende mevcut!
Özlem,
Özgürlük…
Yâr, sevda gibi;
Hiç değilse
Salkım-saçak
Işılda…
Ey akşam yıldızı,
Yollarıma ışıklar saç,
Kekik kokan,
Sümbül veren dağlara al götür beni

Bir zebani oku,
Bir eşkıya kurşunu,
Bir obüs mermisi…
Delmeden postumu,
Kirpik uçlarıma dökül
Ey çoban yıldız;
Yitik zaman,
Dört mevsim
Açlık, sefalet bana zemheri olmadan.

Bir Alevinin Kimlik Mücadelesi 1

Sinan Işık kullanıcısının resmi

 
“SİZ MÜSLÜMANSINIZ, VAYNAHT (Weinacht)  KUTLAMAZSINIZ, SİZİN DİNİNİZE GÖRE GÜNAHTIR O NEDENLE VEREMİYORUZ”
Adam haklıydı fakat o an ne olduysa bilemiyorum dedim ki;
“TAMAM AMA BEN ALEVİYİM, CAMİYE GİTMEM, NAMAZ KILMAM, ORUÇ TUTMAM, ZATEN TÜRKİYE’DE DE BU YÜZDEN KATLİAMA UĞRUYORUZ, MARAŞ VE ÇORUM’U DUYMUŞSUNUZDUR” dedim.
 
Tabi ki o an için ağzımdan öylesine çıkmıştı bu sözler, yaş yirmi, bilinç sıfır, ayrıca karşımda duran kişi bir devlet memuru, Alevi’yi belli ki hiç duymamış.
 

ANNELER VE MASALLAR

Ahmet Bakır kullanıcısının resmi

Biri gerillada diğeri askerde iki evlat vermişti toprağa.
Hiçbir trajediye sığmayan bu acıların gölgesinde çocuklarının bulunduğu yıldızlara gitmeye hazır bir hali vardı.
Usulca ocağın üstüne astığı iki çocuğunun fotoğraflarına bakarak, "bilinmeyen ve ilkel" diye alay edilen diliyle mırıldanmaya başladı:
-Biriniz kollarım, diğeriniz ayaklarımdınız, şimdi elsiz ve ayaksız nasıl kafa tutabilirim bu yoksul hayata. Hanginize daha fazla yanayım bilmiyorum, kusura bakmayın ben anneyim!
Sonrasında sessizliğin içindeki o uğultuların ardından sürüklenip gitti.

Sana Maşukum

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Karanlığı yırtan güneş gibisin
Tan yerini saran ışık gibisin
Bazen öpücük, bazen gülücüksün
Yarın dudağı, yanağı gibisin

Sen dağların başında nur gibisin
Yaylada lale, çiğdem, gelinciksin
Yüreklere aşk taşıyan şelale
Sen bir yarın sıcak teni gibisin

Bir güzelin boynunda ki gerdanısın
Arasında inci, boncuk, mercansın
Sevdiceğim, benim Hozat, Silvan’ım
Sen seven yüreğimin cennetisin

BEN GÜLE AĞLIYORUM

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Dokunmayın bağların güllerine,
Etmeyin beyler dalları kırmayın!
Kıymayın baharın sümbülüne…

Bağlar tatlı, nazlı bir yâr gibidir,
Güllerin, nergislerin diyarıdır,
Değmeyin bahara, gülistanlara…
Kuş, kelebek, böcekleri canlıdır.

Yetti, ey ağalar-beyler etmeyin,
Asla ormanlara ateş vermeyin;
Efendiler kirlinmiş ruhunuzla…
Yürekleri de koparıp sökmeyin.

Dünyamıza da dokunup bozmayın,
Doğamızı kirletip karartmayın,
Bırakın savaşları, çıkarları…
Uçaklarla ateşler yağdırmayın.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...