Son Yazılar

Yüreği Avucunda İki Güzel İnsan... Alişer&Şaziye

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Kasım ayının içimi titrettiği günlerde sıcak bir sevdaya tanık olmak ne güzel... Ve ne güzeldir yaşadıkları sevdayı cümle âlemle hiç korkmadan, onca mesafeye ve özleme rağmen paylaşabilmeleri... Telefonların hiç çalmayacağı olasılığı olmadan, hüzünlü bir şarkıya iki ayrı ülkede olmalarına rağmen birlikte ağlayabilen, sessizliği sese, kimsesizliği kalabalığa dönüştürebilen, yürekleri iyileştiren bir sevdaya kocaman bir merhaba diyebilen iki kızıl gülü tanımak ne güzel...

Büyüdüm Baba!

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

 
25 Ocak, Salı. Ahır Dağları bembeyaz… Bahçede ateş yakıp oturmuştuk sevenlerinle. Seni andık ömre renk katan esprilerinle. Ne hazin günler yaşıyoruz. Türkülerimizin akordu bozuk, ezgilerimiz muhalif, annemin çiçekli yazması gibi her şey sıradan. Ve benim yüreğimde yaşlanmak gibi garip bir duygu, fonda bir şarkı, geceye denk bir şarap, büyüsü bozulmuş sevdalar, kadavra kokulu gönüller...
 

Çocuk Kitabı Nedir? 16 Sağlam Yanıt!

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi
  1. Kapıdır. Çocuk da açsa yetişkin de, yeni bir boyuta geçirir.
  2. Kalp sağlığıdır. Kahkahalarla kalbi güçlendirir.
  3. İletişimdir. Cep telefonuyla ya da internetle başaramayacağınız bir şeyi başarır: Sizinkiyle çocuğunuzun ruhu arasında bağlantı kurar.
  4. Oyuncaktır. Kitabın başına oturup sayfaları çevirirken kendi kendine “kitap okumacılık” oynayan çocuk görmediniz mi?
  5. Sesli sinemadır. Sesli okuduğunuzda, okurken bir de oynadığınızda hem sizin, hem çocuğunuzun hem izleyip, hem rol aldığı zihinsel bir sinema filmidir.

Adı Gamze

Gülefer Cambaz Savran kullanıcısının resmi

Bazen hemen binip gidiyor, bazen de araç sahibine ağza alınmayacak küfürler ediyor, araç sahibi de oradan hızla uzaklaşıyordu. Köşeden göründü işte! Cılız ve yamuk bacakları mini eteğinin altından çok komik görünüyordu. Kasım ayı olmasına rağmen sabah yağan yağmurdan yerler ıslanmış, çıkan rüzgâr insanı üşütüyordu, o da üşümüş olmalıydı. Kısa deri montunu çekiştiriyordu çünkü. Bir kaç arabaya el ettiyse de hiçbiri durmadı. Yılın bu mevsiminde, bu saatlerde burada insanlar çok fazla dışarı çıkmazlardı. Üstelik böyle yağmurlu havada bu daha da zordu.

Anamdan İnciler kitabı hakkında

Hüseyin can kullanıcısının resmi

 

Yalçınkaya’nın kendisini yeniliyor olması göçmen oluşu yönünde engel olmadığının kanıtıdır. Çünkü günümüzde iletişim araçlarının sınır tanımaması lehimize bir durumdur. İstediğimiz bilgiyi, istediğimiz kaynaktan anında erişme şansına sahibiz. Bu vesileyle böylesi devasal zenginliğe sahip bilgisayar dediğimiz bilgi havuzunun masamızda olması işlerimizi kolaylaştırıyor. Sınır tanımayan dijital gelişime çok şey borçluyuz. Yeter ki teknolojiyi kullanma cüretini gösterelim. Gerisi çorap söküğü gibi kendiliğinden gelir.

Mağaranın Sırrı

Oya Uslu kullanıcısının resmi

Sonra yedi başlı ejderha da oradaymış. Ağızlarından alevler fışkırırmış. Ayrıca zehirli yılanlar, canavar balıklar, alıcı kuşlar da oradaymış..."



Çocuklar nefeslerini tuta tuta ve her şeye karşı tetikte ilerlemişler. Loş ışıkta yavaş yavaş, bacakları titreyerek adımlarını atmışlar. Yürekleri yerlerinden fırlayacak gibiymiş. Tam o anda Işıl'ın ayağı takılmış ve düşmüş. Korkuyla bağırmış. "Canavar beni yakaladı, imdat!" İşte o anda ne olduysa olmuş."



(Tanıtım Bülteninden) 

Bir Günün Hikâyesi

Kamil Küpeli kullanıcısının resmi

İki tarafı kar duvarıyla kaplı yolda ilerlerken araba ara sıra kaydığı anlarda durum değişiyor.
Yol boyu başını dayadığı buharlı camdan gözlerini almayan kadın ne bir yere bakıyor ne de bir tepki veriyordu. Kafasını dolduran soruların cevabını karlı yollara bırakmış, sıkıntısı suskunluğuna sığınmış gibi sesini yitirip kayıp bir karanlıkta yüzerken, yanındaki adamın elinde terlemiş elinin farkında bile değildi.

HADİ ÇOCUK BÜYÜME ZAMANI

Gkhn Dzltn kullanıcısının resmi

Sıkıntılıydı yine ortada bir şey yokken. Sonra perdeyi araladı gri bir gökyüzü, kara bulutlar doğuya yüz tutmuştular, uzaklara şimşek çakıyordu. Gök gürlemesiyle şehir uyanmıştı. Sokakta bir koşuşturmaca... Islanmamak için koşarsın hani ya! Sonrası malum… Bir kadın elinde küçük siyah bir poşet ve diğer elinde bir çocukla hızlıca uzaklaştı. Uzaklara yine şimşek çakmıştı, tüm şehir o an aydınlatmıştı. Nefesindeki buharla penceresinin camı buğulanmıştı.

Lafla Devrim Olmaz

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Emek kutsaldır! zincir vurulmaz
Bize doğan kızıl güneş batmaz
Ey soysuzlar, densizler duyun bizi
Direnenler asla esir alınmaz
 
Yaşama can katan emekçi, işçi
Hayatı seven köle, serf, çiftçi
Sizler ormancı, madenci, demirci
Sömüren düzene vurun çekici
 
Rençperdir arpa, buğday ekip-biçer
Yanlışlardan kaçıp doğruyu seçer
O da baş kaldırırmış bozuk düzene
Barikatları yıkar aşıp-geçer
 
Kimi kısa kimi de uzun boylu
Hepsi asaletli hepsi de soylu
Onlar boyun eğmezler hiçbir güce

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...