Son Yazılar

HOÇVANA KISA BİR YOLCULUK (2)

Kerem Atbaş kullanıcısının resmi
 
 

Gelenler, hatırımız için geldiklerini beyan ediyorlardı...

Kısa süre içerisinde bütün komşularımızın etrafımızda  kümelendiklerini gördük ve bizleri, oldukça  sevindirmişti. Bazıları çaktırmadan oturdukları yerden birbirlerine sırtlarını dönmüş  vaziyete oldukları  gözlerden kaçmıyordu...

ESKİ KASABALAR GİBİYDİ HAYAT

Ahmet Bakır kullanıcısının resmi

Trenler bile uğramazdı
Ceviz ağaçları vardı ve 
Ayışığı soframıza doğardı

Yoksul değildik hiç
Bizim oralarda zaman çok uzardı 
Avuç avuç gülerdik ve 
Her gece göğümüze yıldız dolardı

Kenger kokardı ellerimiz
Menekşe kokardı
Uçurtmalarımız yırtılırdı yalnız ve 
Gözlerimize yağmur kaçardı

Kimsesizliğimiz yoktu ki 
Ömrümüze saralım
Annelerimiz vardı uzun yaşarlardı ve 
Sararken kollarına gözlerimiz ağlardı

Hepsi Emekçiler

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Emektir terle yoğrulan
Bükülüp çağlayan
Güneşten teni kavruk
Yoksul köylülerin
Tertemiz alnından
Tarlalara, bahçelere, seralara akan
 
Emektir
Toprağa iner
Süzülür derinlere siner
Filizlenen tohumlarda
Sarı perçemli başaklarda
Berekete dönüşür
Zamanla
Tırpan, orak görür
İşlenir
Sofralara gelir
İnsanlara umut, canlılara yaşam olur
 
Vardiyalı, vardiyasız
Emekleri ucuza alınan
İşçilerin nasırlı elleri
Geceleri
Gündüzleri

Necmettin Yalçınkaya/ Mendil Sen Kokuyordu ve 12 Eylül’de de Çok Güldük Netekim! Anamdan İnciler“

Keje Elif Orhan kullanıcısının resmi

 
Şunu da biliyoruz ki; yaşamı güzelleştiren onların o inanılmaz insan-doğa sevgisi, emek ve dirençleridir.
Devrimcilerin olmadığı dönemler; kirlilikler, acımasızlıklar, insan değerinin sıfıra indiği bilinir.
Gaddarlık ve karanlığın boy verdiği iktidarlar var olup bir avuç emeksiz kişilere hizmet etmiş. Denetimine girmiş olduğu açıktır.
Hepimiz kendi toplumumuzda bunun şahidi olmuş nesiliz de artık.
 
Devrimci olmak bir yaşam-düşünce biçimi.
Ateşten gömlek.

Şelaf Nebe

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Lo şivano şelafetî  nekêyfe;
Te digot “ Welat nebe mirine”
Bi şelifî têkçûyî ma neheyfe?
Malxirabo tu nizanî me şere!
 
Lo Şivan Perwer hozanê bêbawer,
Zilma Tayyîp –dewlet’ê  hê ser me ye,
Berjewendîyê dest berde, bibe wer…
Bê welat û bêdiyar jiyan nabe.
 
Lo şivano te pişta xwe da dewlet,
Te çi helda te  çi stand? Nizanim,
Tek keda xwe ya rastî kir nav xelet,
Te saza xwe te soza xwe  erzan kir.
 
Lo şivano te çima xwe biçûkand?
Rûmetî, şanazî û ar her tişte,

Kısır Döngü…

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Genç adam olmadık düşüncelere dalmıştı. Gözleri çok uzaklara kilitlenmiş, düşünceleri suyun buruşukluğuna dalıp dalıp çıkıyordu. Balıkları ve ördekleri çoktan unutmuştu. Çevresinden olup bitenlerden habersiz uzakları yakınlaştırıyordu. Doğduğu, büyüdüğü hatta ilk âşık olduğu yer olan ve sabahları denizin usul usul dalgalarıyla kıyıya bıraktığı yosun kokusu ve o küçük balıkçı kasabası geldi aklına. Güneşin henüz ışınlarını sakladığı sabahlarda balığa çıktığı anları canlandı, kilitlenmiş gözlerinde.

BAYRAM VE HÜZÜN

Ünsal Yılmaz kullanıcısının resmi

 

Zamanla onlar yerini biz aldık bayramların değişmez eskiye özlem duygusuyla aynı tümceyi biz kullanır olduk. Şimdi diyeceksiniz ki ''eskiye rağbet olsa bitpazarına nur yağardı.'' Eskiden gerçekten öyleydi. Bitpazarları şehir ve kasabalarımızın semt pazarlarıydı. Zaman geçirilir, alış veriş yapılır. Hele bir de tanıdığa rastlanır, ''iki lafın beli kırılırsa'' demli çay tadında olurdu.

Efsun Bakışlım

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Unutamadığım günlere
Doldurdum cemalini,
Gözleri karam,
Yâr!
Hep seni sevdim,
Yüreğimin çeperine adını kazdım,
Yanı başına da Cîzra Botan yazdım.
 
Sevdan…
Beni mecnun eylerken,
Yoksulluk!
Süründüre dursun,
Bağrıma bastığım taşlar…
Acıtsa da yüreğimi;
Efsun bakışlım asla unutamam seni,
Zulmün diyarında bulunan o Kanîreş’ê.
 
Hastalığımın en etkili dermanı,
Dağlarında misk-i amber,
Gülü kokan
Ülkemin
Bülbülü, kekliği, yeşilbaşlı ördeği…

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...