Son Yazılar

Ölümsüz(ümüz)dür Nâzım Hikmet[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

öfkem belki de yaşayamadıklarımdan.”[2]
 
“Ew çend giringî pê bide jiyana xwe ku di/ heftêyem de jî wek mînak çandina darzeytûnê bibe// Öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,/ yetmişinde bile mesela zeytin dikeceksin,” dizelerinin hakkını bir komünist gibi yaşayarak verdi. Eylül 1961’in Doğu Berlin’indeki, “sözün kısası yoldaşlar/ bugün Berlin’de kederden gebermekte olsam da/ insanca yaşadım diyebilirim,” demeyi de sonuna kadar hak etti…
O Türkiye Komünist Parti’li Nâzım Hikmet’ti;[3] ölümsüzdü…

Kişiliğin Şekillenme Aşamaları ve Etkenler -3-

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Ana rahmindeki bebeklikten altı yaşına kadar geçen zaman diliminde, çocuk karakteristik özünü birinci sırada anne ve babandan alır. Belirleyici etkenlerse ailenin sosyal, siyasal, dinsel, kültür, ekonomik yapısı, doğrudan çocuğun insani temelini oluşturduğu daha öncede belirtilmişti. Esasında insan gerçek özünü, bu dönemde aldığı kadardır. Bizdeki önemli bir öz deyişle “Bir insan yedisinde ne ise yetmişinde de odur” ifadesi bu gerçeğe vurgu yapıyor. Halk icadı olan bu kavramı, kısaca şu şekilde özetlemek mümkündür.
 

Akademi-Üniversite… “Çocuk Akademisi”… Mersin…

Kadir Can Aydemir kullanıcısının resmi

 
Yani üniversite ile akademinin anlayışları, işleyişleri farklı farklıdır. Fakat bu konular, bu yazının konusu değildir. Türkiye’de ise bugün için, akademi ile üniversite, aynı kavrammış gibi kullanılmaktadır. Çünkü tarihinde, akademi-üniversite ayrımının derinleşeceği bir çalışma disiplini, uzmanlaşması ve dolayısıyla geleneği oluşmamıştır.
 

Tutsak Yazar Seyit Oktay’ın Yeni Romanı "Kayıp Masal" Hakkında

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
Seyit Oktay’ın, Ceylan Yayınları tarafından basılan “Kayıp Masal” adlı romanı, ilginç kurgusu, insan ruhuna ışık tutan engin bilgeliği ve şiirsel atmosferiyle okunması gereken bir eser.
                Kitabın kapağını açmak, bir hazine sandığının kapağını açmak gibi. Büyük bir ustalıkla oluşturulmuş kurgu, incelikle işlenmiş ışıl ışıl cümleler okuyucuyu, bir hazineyi adım adım keşfetmenin büyüsüne sürüklüyor.

Tutsak yazar ve karikatürist Ömer Özdurak'tan gelen şiirler

Görülmüştür kullanıcısının resmi

düşler kitabında
bir eski fotoğraf gibi
unutulan sararan
içine düştüğüm sevda labirenti
yalnız, kör sokaklar
kim bilir hangi asi rüzgar dolanır saçlarında
ben, bu düşte sana deli, sana divane
sensizlik kıyılarında
kelamsızlık yemini etmiş bir dengbêj
uzam ve zaman
bana cellad, bana zindan
ateş mavisi gözlerini çevir gözlerime
yoksa bu düş kitabında
bir ağaç misali

dökülür tüm yapraklarım
 
***
 

Şeyh Bedreddin… Nazım Hikmet… Turhan Alıcı Temsili…

Kadir Can Aydemir kullanıcısının resmi

 
Etkinliğe giderken ve etkinlik esnasında sürekli şunları düşündüm: Yüzyıllar öteden gelen Osmanlı İmparatorluğu’ndaki, toplumsal dönüşümü, eşitliği, kardeşliği temel alan Şeyh Bedreddin hareketi, bugün için neler anlatıyor bizlere? Güncelliği nedir? Nazım Hikmet’ten önce de çok şairler gördü bu memleket, sonra da… Peki, nedir, Nazım’ı bugün de vazgeçilmez ve en önde yapan?
 
İnsanlığın Kutbu, Rotası!
 

Çocuk ve Toprak

Fatma Kurnaz Arıkuşu kullanıcısının resmi

Bilinmeze
Önümüz yörep
Tutunuyoruz
Yaban otlarına, kümelenmiş taşlara
Yuvarlanıp düşmemek için
Uçurumlardan
 
"Öğren-unut
Denize at
İğnenin ipliğin
Geri döndürmeyeceği yokluk
Yoktur" derdi
Dikiş dikerken annem
 
Şimdi gidip
Denize attıklarımı toplayacağım
Öğrenip unuttuklarımı
Hatırlayacağım
 
Ah!
Bilsen ki
Öyle bir yerde ki
Yokluk
Kırk yamalı bohçaya döndü
İpliği bir çeksen her parçası
Bir yere dökülecek
Lime lime olacak
 

Kişiliğin Şekillenme Aşamaları ve Etkenler -2-

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

Dünyaya gelmiş bir bebek, tüm sosyal ve çevresel olaylardan direkt etkilenen bir bireydir artık. Bu bakımdan o bebeği doğuran anne ve baba, bebeğin hem fiziksel hem de ruhsal olarak, normal bir gelişim göstermesi için kendi kişilik, kültür yapılarını en ufak çekinceye meydan vermeden sorguladıklarında, çocuklarına doğru hizmeti etmiş olurlar. Böylece kendilerinden daha ileri birey yetiştirebilirler. Tüm anne ve babalar, demokratik ortamın olmadığı, doğru, yeterli eğitilmemiş insanda, süperegoist güdülerin sürekli anormalce geliştiğini akıllarından çıkarmamalılar.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...