Ağ Günlükleri

Der Kâfer -Böcek-

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Der Tee gefiel ihm nicht... der Tee hatte ihm nicht geschmeckt... Er stellte seinen PC an, surfte im Internet, surfte in verschiedenen Webseiten, trotzdem verging die Langeweile, die er in seinem Innersten verspürte, nicht. Er loggte sich in das MSN ein, niemand war dort anzutreffen... Er warf einen Blick in die Zeitungen, die Nachrichten; die er las, machten ihn schwermütig... Er zog sich etwas an und rannte nach draussen, auf die Strasse, ein Enge Gefühl war ihm überkommen. Er ging aufs Geratewohl in eine Richtung.

ÇOK KEZ TÖKEZLEDİK

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Biz kâh çarık giydik
Kâh yalın ayak gezdik
Şu düzende
Çok kez çıplak
Çok kez yırtık pırtık, yamalı dolaştık
Çok kez de ekmeğe, soğana hasret kaldık

Açlığımız için
Çok kez dağ, bayır dolaştık
Yenilecek bitki aradık
Bulamadık
Buzdan da fazla soğuk barınağımızı
Isıtmak için
Çalı, çırpı topladık
Ocak yakmaya
Biraz kav, bir nebze kükürt, az ateş bulamadık

Adrian Tanrı’ya mektubunu vermeye gitti

Haydar Karataş kullanıcısının resmi

Evimizin sırtını dayadığı Gola Ostoro Dağı’nın eteklerini eğile büküle dolanıp giden eski bir kağnı yolu vardı. Öğle miydi, sabah mıydı hatırlamıyorum o yola girdim. Tanrı’yı bulmaya, onunla konuşmaya gidiyordum. Masal ustası yataktaydı, dili tutulmuştu, çok sevdiği tütün tabakası, piposu boynu büküktü. Büyüdüğümüz o evde sanki her şey gözden ibaretti. Birkaç ay içinde olmuştu, yüzü erimiş, gözleri kocaman olmuştu. Sırtında taşlar taşıyarak evler yapmıştı, etrafında sıra sıra kavak, erik ve dut ağaçları dikmişti.

YILLARIN KANAYAN YARASI

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Öyle bakmayın
Dış görünüşüme
Dipsiz gecelerde
Çok kere yüreğim yandı
Bağrımda
Yılların kanayan yarası var
Her soluk alış verişimde
Şu yıkılası düzene ahım var
Ne gecem gece
Ne de gündüzüm gündüz
Yalnız bana bir nebze umut kaldı
Onu da harcamak niyetinde değilim
Kim bilir
Zaman gelir
Belki bana bir şafağın gelişini müjdeler

PEMBE ERGUVAN

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Güneşi sağayım o ellerine
Ballar dökeyim diline
Hayranım şafak gibi yüzüne
Başımı koy o narin dizlerine

Sırf çiçekler sereyim yollarına
Ömrümü vereyim yarınlarına
Zeytin gözlü ceylan bakışlı dilber
Ne olur beni al o kollarına

Mavi göklere ismini yazayım
Arzularsan Kafdağı’nı yıkayım
Hem de tebessümüne çok muhtacım
Güzelliğini içime kazayım

Bana bahar bana yaz ol güzelim
Gel gidelim yaylaları gezelim
Bize ne güz ne de karakış olsun
Gerdanlığına inciler dizelim

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.