Ağ Günlükleri

ZÜHRE YILDIZI

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Çok değerler bende mevcut!
Özlem,
Özgürlük…
Yâr, sevda gibi;
Hiç değilse
Salkım-saçak
Işılda…
Ey akşam yıldızı,
Yollarıma ışıklar saç,
Kekik kokan,
Sümbül veren dağlara al götür beni

Bir zebani oku,
Bir eşkıya kurşunu,
Bir obüs mermisi…
Delmeden postumu,
Kirpik uçlarıma dökül
Ey çoban yıldız;
Yitik zaman,
Dört mevsim
Açlık, sefalet bana zemheri olmadan.

Bir Alevinin Kimlik Mücadelesi 1

Sinan Işık kullanıcısının resmi

 
“SİZ MÜSLÜMANSINIZ, VAYNAHT (Weinacht)  KUTLAMAZSINIZ, SİZİN DİNİNİZE GÖRE GÜNAHTIR O NEDENLE VEREMİYORUZ”
Adam haklıydı fakat o an ne olduysa bilemiyorum dedim ki;
“TAMAM AMA BEN ALEVİYİM, CAMİYE GİTMEM, NAMAZ KILMAM, ORUÇ TUTMAM, ZATEN TÜRKİYE’DE DE BU YÜZDEN KATLİAMA UĞRUYORUZ, MARAŞ VE ÇORUM’U DUYMUŞSUNUZDUR” dedim.
 
Tabi ki o an için ağzımdan öylesine çıkmıştı bu sözler, yaş yirmi, bilinç sıfır, ayrıca karşımda duran kişi bir devlet memuru, Alevi’yi belli ki hiç duymamış.
 

ANNELER VE MASALLAR

Ahmet Bakır kullanıcısının resmi

Biri gerillada diğeri askerde iki evlat vermişti toprağa.
Hiçbir trajediye sığmayan bu acıların gölgesinde çocuklarının bulunduğu yıldızlara gitmeye hazır bir hali vardı.
Usulca ocağın üstüne astığı iki çocuğunun fotoğraflarına bakarak, "bilinmeyen ve ilkel" diye alay edilen diliyle mırıldanmaya başladı:
-Biriniz kollarım, diğeriniz ayaklarımdınız, şimdi elsiz ve ayaksız nasıl kafa tutabilirim bu yoksul hayata. Hanginize daha fazla yanayım bilmiyorum, kusura bakmayın ben anneyim!
Sonrasında sessizliğin içindeki o uğultuların ardından sürüklenip gitti.

Sana Maşukum

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Karanlığı yırtan güneş gibisin
Tan yerini saran ışık gibisin
Bazen öpücük, bazen gülücüksün
Yarın dudağı, yanağı gibisin

Sen dağların başında nur gibisin
Yaylada lale, çiğdem, gelinciksin
Yüreklere aşk taşıyan şelale
Sen bir yarın sıcak teni gibisin

Bir güzelin boynunda ki gerdanısın
Arasında inci, boncuk, mercansın
Sevdiceğim, benim Hozat, Silvan’ım
Sen seven yüreğimin cennetisin

BEN GÜLE AĞLIYORUM

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Dokunmayın bağların güllerine,
Etmeyin beyler dalları kırmayın!
Kıymayın baharın sümbülüne…

Bağlar tatlı, nazlı bir yâr gibidir,
Güllerin, nergislerin diyarıdır,
Değmeyin bahara, gülistanlara…
Kuş, kelebek, böcekleri canlıdır.

Yetti, ey ağalar-beyler etmeyin,
Asla ormanlara ateş vermeyin;
Efendiler kirlinmiş ruhunuzla…
Yürekleri de koparıp sökmeyin.

Dünyamıza da dokunup bozmayın,
Doğamızı kirletip karartmayın,
Bırakın savaşları, çıkarları…
Uçaklarla ateşler yağdırmayın.

ÜNAL'IN ANISINA

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

anlamamıştım hiç
koşturmaca içinde
her işiniz acele.
bütün kitaplar okunmalı
bütün duvarlar yazılmalı
söylenecek her şey söylenme
yarına varamaya biliriz
yarını karşılayanlara
hazırlık yapmalı.
ey kara yağız delikanlı
kaç yere uğradın bugün
kaç kişiyle konuştun
kaç sorunu hallettin
kaç çevirmeden sıyrıldın
kim bilir.
siverek sıcağında kavrulmuş
kışının ayazında yanmış
diyarbakır kayası mısın
kor ateş huzmelerinin yaktığı
siverek toprağı mısın.

GECE, AY VE KARANFİL KOKUSU

Ahmet Bakır kullanıcısının resmi

 
Almıştı bizi bizden ve başımızı döndüren serüvenlerin ilki olmayı başarmıştı o ateş böcekleri.
Ve bir sabah bir daha gelmemek üzere terk ettiler bizi.
Rüyalarımıza geldiler sadece.
Ve bir de; belki bir gün yeniden gideriz çocukluk denen o büyülü ülkeye diyerek düşler kurduğumuzda göz kapaklarımıza saklandılar.
Oyunların o çocuk dünyamıza kattığı sevinçlerin keyfini bulamayacağımızı bilmeden büyüdük hızlıca.
Gece ay ve karanfil kokusu düşünce yüreğimize, pencereden bakmak düştü payımıza sadece.
Büyümek istedik, büyümek ama olanca hızıyla.

Dağlara Gün Işımış Gül Çiçek

Ahmet TAN kullanıcısının resmi

Yaşamı, umudu, sıkıntıları, dertleri, mücadeleyi ve daha nice kavramı yeniden tarif eden Ahmet Tan, yeni şiir kitabı ile tekrardan şiirseverlerle buluştu. İlk kitabı “Çiçekler Rüzgarla Çoğalır”ı 1988 yılında yayınlayan Tan, son kitabı olan “Dağlara Gün Işımış Gülçiçek” ile okuyucularına tekrardan merhaba dedi.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - ağ günlükleri beslemesine abone olun.