Ağ Günlükleri
Kemalistler Cumhuriyeti Neden Kaybettiler?
Bunun temel nedeni, yere göğe sığdıramadıkları altı okla, gericilik ve çağdaşlığı birbirine karıştırmalarıdır. Altı Ok; bilimsellikten tamamen uzak hem din ve etnik yapıları hem de laiklik ve sekülerizmi büyük bir dezenformasyona dönüştürmüştür. Malum 31 Mart 2024 tarihinde yapılacak Mahalli İdareler Seçiminde birkaç şehrin dışında, CHP yine önemli kayıplar verecek. Bu kaybedişin dayanakları tarihleriyle şu şekildedir.
1300 Gün
İşkence edilen Yusuf’un bedeni suçun oluştuğu yerdir; hakikatin ve gerçeğin yok olduğu nokta...
Bedeni her gün işkencede çığlık çığlığaydı. Yusuf yalnızdı. Bir cesedin gözleriyle bakıyordu...
Gecenin üstüne kara bulutlar toplanmıştı.
Bir adam kara bulutların altında toplanmış sislerin içinde günlerdir tutulduğu hücresinin mazgalından göğün incilerini bulmaya çalışıyordu.
https://www.youtube.com/watch?v=lAeroiwmirA&t=3s
BENIM ADIM YUSUF
Aleviliğin Başlangıç Tarihi ve Çıkış Felsefesi
Aleviliğin geldiği noktayı malum herkes biliyor, Alevilik tamamen bitmeden bu kaynak ve bilgileri paylaşmak, benim insani görevim olduğu düşüncesiyle yayımlıyorum.
“Kendi tarihiyle yüzleşmekten korkanlar, her zaman birilerini taklit ederek yaşar. Böyle bir psikolojiye sahip olmak demek, o birey ve toplumları herkesin rahatlıkla kullanması demektir”.
SEVDADAN YANACAK YÜREĞİMİZ
daha gidecek yolumuz
konuşacak günlerimiz var
kavgaya dair söyleyecek sözümüz
sevdadan yanacak yüreğimiz var
kaldır başını
Uygarlıklar Bize Neyi İfade Ediyor
Her uygarlık insanın ahlak, adalet seviyesini en iyi şekilde ifade eden büyük bir aynadır. Uygarlıkların yaptıkları ile, günümüz insanının yaptıkları ve yaşattıklarını karşılaştırdığımızda çağ, zaman dışında hiçbir farklılık bulunmuyor. Birisi ilkel şekillerde insanlığı ve doğal yaşamı yok ederken, diğeri modern araçları kullanarak aynı insanlık dışılığı sürdürmektedir. İnsanın günümüze kadar yaptığı, yaşattığı iyilik ve kötülükleri terazide tarttığımızda kötülükleri, iyiliklerinden milyon kat daha fazladır.
YALNIZLIK
BİR KADIN SEVDİM
bir kadın sevdim
elli dokuzumda
mevsim sonbahardı
geldi
teni gül yaprağıydı
elleri memleket kokardı
bir kadın sevdim
elli beşindeydi
yüzü kederliydi
gözleri dalgın
kırılgan bir iklimin uğultusuydu
anılarında kalan
bir kadın sevdim
bir gülüşü vardı ki
gecede yankılanırdı
şehir susar
şehir gözlerini kapatırdı
bir kadın sevdim
dağ gibi memeleri vardı
ellerim dağa hasret kaldı
bir kadın sevdim
öpülmemiş dudaklarına
Her Ömür Bir Vedadır
Öyledir.
Her canlının yaşamı bir gün ölümle sonuçlanır.
İnsan; ölümü, ölüm korkusunu, bilerek, görerek yaşar.
Ölüme, ölümlere alışır mı insan?
Gidenin ölümüne alışmaz…
Alışmak değil çaresizliktir yaşanan.
İnsan çaresizliğinden ağlar ölenin ardından.
Her ölüm sarsar geride kalanı. Geride kalan unutur mu gideni?
Yıllar geçse de unutmaz, unutamaz; bir sızı kemirir insanı.
Her Ömür Bir Vedadır
Öyledir.
Her canlının yaşamı bir gün ölümle sonuçlanır.






