Necmettin Yalçınkaya ağ günlüğü

Toprak Kokusu

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

 Burnumun direği sızladı. Yavaş adımlarla sokağın içinde yürürken, sokağın eski haline dönmüş, çocukluğumu yeniden yaşıyordum sanki. Sağımı solumu incelerken elektrik direğinin dibindeki evi görünce sevindim. Ev neredeyse hiç değişmemiş hâlâ zamana karşı direniyordu. İçindekileri hayal etmeye başladım. Sait Dede otoriterdi ama aynı zamanda çocuklara karşı sevecendi. Şeker ve limonata dağıttığı günlere gittim. Bir köşede durmuş, etrafına bakıyordu. Beni görünce gülümsedi.
“Gel evladım, limonata vereyim iç, kendi ellerimle yaptım.” dedi. Duymazdan gelince.

Mendil Sen Kokuyordu/ Ali Gümüş

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Sırada bekleyen yine çok değerli yazar ve şair arkadaşlarımın eserlerini okumaya ve onlardan bir şeyler öğrenmeye özen gösteriyorum ayrıca. 
Hani neredeyse Türkiye ile ilişkisi olan herkesin İzmir’i işittiğine ruhum gibi eminim. İşte sevgili yazar arkadaşım Necmettin, Mendil Sen Kokuyordu kitabının ilk öyküsü ile sizi İzmir’in kordon boyundaki güzelliklerle tanıştırıyor. Melisa, bu isim kordona çok yakışmış gibi geldi bana, bir de Melisa’nın ortadan kaybolmasından sonra onu büyük bir sabırla bekleyen bir sevdalı genç olan Fırat.

Dilimin Ucunda Çınlıyor

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Dilimin Ucunda Çınlıyor, "biriktirme" hastası bir baba ve "atma" hastası bir annenin kızı olarak Barbie ve onun sevgilisi Ken'den nefret ederek büyümüş bir kadının yaşamını anlatıyor. Üniversitede tercih kurbanı olarak mühendislik okumaya başlayan, bir yandan da fotoğrafçılık kulübüne üye olup okulda tüm zamanını bu kulüpte geçiren genç bir kadın... Eski dergi ve gazetelerden reklam sayfaları topluyor ve bunları biriktiriyor, düğün, sünnet nişan derken rock gruplarının fotoğrafçılığına başlıyor. İlk kez âşık oluyor ama görünen o ki yanlış adama...

Zum Wohl -Şerefe-

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

İki hemşire altımdaki tekerlekli yatağımı asansöre taşıdılar. Oradan zemin kata, ameliyathaneye… Kısa boylu, esmer tenli, tıraşlı yüzüyle biri gördü beni. Yatağın üzerine asılı levhada ismimi okuyunca, sordu:
‘‘Dersimli misin?’’
‘’Bir yanım Dersimli’’ dedim. Gülümsedik birbirimize.
Narkozcu kadınla göz göze geldik. ‘‘Narkozu belden aşağı yapın’’ dedim.
‘’Olmaz.’’ dedi kendinden emin bir sesle. ‘‘Dayanamazsın.’’
‘‘Daha öncekilere dayandım ama.’’

Sahile Vuran kelebek

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

 
Baba, Aylan’ı (Alan) anne de diğer çocuğu Galip’i kucağına almış, izdihamdan yıkılmış tel örgüleri geçerek Suruç’a ulaştılar. Ortalık mahşer yeri gibiydi. Galip dört, Alan iki yaşındaydı; güleç yüzlerinin yerinde ne olup bittiğini anlamadıkları bir korku vardı. Suruç’ta bir mülteci kampına yerleştirildiler. Günler sonra çocuklarının gülen yüzleri anne ve babanın çektiği tüm acıları bir nebze de olsa unuturuyordu.

Mudurnulu Fatma Nine'nin Günlüğü

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Mudurnulu Fatma Nine’nin Günlüğü ile başlıyor kitap. Fatma Nine içindekileri günlüğüne döküyor hep. Onunla dertleşiyor Mudurnu şivesiyle. “Biliyon mu sevgili günlüğüm, senden başka içimi dökecek kimsem yok. Bu devirde ne çoluk çocukdan fayda va, ne gomşulardan. Herkes kendi derdine düşmüş. Ağlasan gözyaşını gören olmuyo, ünlesen sesini duyan. Antensiz televizyon gibi olduk. Gomşulara  sesleniyom, duymuyola. Çünkü pencerele çift cam, gapıla çelik. Sesim, gerisin geri bana dönüyo.” Diyor.

Sürgün/ Arıcı İbrahim'in Öyküsü

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

 
Bu roman, İbrahim Gezer ve ailesinin yaşadığı trajedilerden yola çıkılarak yazılmıştır. Tarihler birebir olmayabilir ancak yaşadıklarının yanında bu anlatılanlar bir hiç gibi kalır. Gezer ailesinin yaşadıkları daha önceleri ‘’Arıcı’’ adında bir dokümanter filmle de anlatılmıştı. Film birçok Avrupa ülkesinde ödüller aldı. Ancak onların ve onlar gibilerinin yaşamını kaleme almak da gerekiyordu. Çünkü bu ve benzer yaşam hikayeleri herkesçe bilinmeliydi...
 
Nurhak Bakışlı Oğul
Hey! Nurhak…
Hey! Kalbimizin, sol tarafı,
Hey kıblemiz

Resim ıslak ben ıslak

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

 
Neuchatel Kantonuna bağlı La Chaux de Fonds'da dağların arasında küçük kasabada kalıyorlardı. Arabayı bir apartmanın önüne park edip, asansörle beşinci kata çıktık. Kapıyı küçük bir kız çocuğu açtı, Tatlı, şirin mi şirin. Bir ceylan yavrusu kadar ürkekçe bakıp kaçmakla kalmak arasında bocaladı.
“Baba kim bu?” diye sordu.
“Unuttun mu kızım Hacı amcan. Hani ben gidip ta Almanyalardan alıp eski evimize getirmiştim ya.” dedi.
“Hatırladım, hatırladım, o amca bu mu?” dedi sevinerek.  Ellerini açarak boynuma sarılmak istedi. Ben gözlerimi üzerine dikince:

Orada

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Epey bir uğraştan sonra, aradığı yeri anca bulabilmişti. İyice emin olmak için, gözlüğünün camını silip, kapının üzerinde asılı duran tabelaya birkaç kez dikkatlice baktı: “Bir No’lu Ağır Ceza Mahkemesi” yazıyordu tabelanın üzerinde. ‘Nihayet buldum!’ diye içten içe sevindi. Buruk bir sevinçti bu. Telaşla saatine baktı: ‘’Duruşma saatine yarım saat kalmış …’’ diye mırıldandı kendi kendine. ‘ ‘’İyisi mi aşağıya inip bir simit alıp onunla karnımı doyurayım’’ Öyle de yaptı...

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - Necmettin Yalçınkaya ağ günlüğü beslemesine abone olun.